Yiyecek Alerjisi; Besin Alerjisi, Gıda Alerjisi, Süt Alerjisi, Balık Alerjisi - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Yiyecek Alerjisi; Besin Alerjisi, Gıda Alerjisi, Süt Alerjisi, Balık Alerjisi

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:

Yiyecek Alerjisi; Besin Alerjisi, Gıda Alerjisi, Süt Alerjisi, Balık Alerjisi

Buraya kadar anlatılan alerjik reaksiyonlara yiye­cekler de kaynak olabilir. Daha önce deÄŸindiÄŸimiz gi­bi bazı alerji uzmanları, son zamanlarda baÅŸka ÅŸikâ­yetlerinde bazı yiyeceklere karşı oluÅŸan olaÄŸan dışı ve genellikle açıklanamayan bir dayanıksızlık oldu­ÄŸuna inanmaktadırlar.

Bu durumu açığa kavuÅŸturmanın en iyi yolu, bir­kaç örnek vermektir.
13 yaşında bir kız, çocukluÄŸundan beri aÄŸzındaki yaralardan ÅŸikâyetçiydi ve uygulanan hiçbir tedavi so­nuç vermemiÅŸti. Uzman tarafından sorgulandığında annesi kızının patatesi çok sevdiÄŸini, hatta çiÄŸ ola­rak bile her yemekte yediÄŸini açıkladı. Kıza patates yememesi öğütlendiÄŸinde aÄŸzındaki yaralar bir da­ha geri dönmeksizin kayboldu.

Dükkân sahibi, orta yaÅŸlı bir hanım arada bir gö­ÄŸÃ¼ste aÄŸrılar, çarpıntı, nefes darlığı ve panik duygu­larına kapılıyordu. Bu krizler o kadar kuvvetliydi ki, nöbet tutacak korkusuyla sokakta yürümekten bile korkmaya baÅŸladı. Doktoru, hastanın günde en az oniki büyük fincan çay içtiÄŸini öğrendi. Çayın bu sorun­ların kaynağı olduÄŸundan kuÅŸkulanan doktor, hasta­yı test yaptırmaya ikna etti. Test sırasında kendisi­ne doÄŸrudan midesine giden bir tüpten çay veya su verildi, öyle ki vücuduna giren ÅŸeyin ne olduÄŸunu bil­mesi olanaksızdı. Hastaya su verildiÄŸinde hiçbir tepki görülmediÄŸi halde her çay veriliÅŸinden yaklaşık 30 da­kika sonra hastada çarpıntı ve panik duyguları baÅŸ-gösterdi. Sonraki testler hastanın kahve ve domatese de aynı tür reaksiyonu olduÄŸunu belirledi. Ama hasta bu yiyeceklerden vazgeçtikten sonra rahatsız­lığı tamamen geçti.

26 yaşında genç bir adam hiçbir tedavinin hafif-letemediÄŸi korkunç baÅŸaÄŸrıları çekmekteydi. Hasta­nede yapılan incelemeler bu aÄŸrılara neden olabile­cek hiçbir anormallik teÅŸhis edemediler. Ama baÅŸaÄŸ­rıları süregeldi, o derece ki genç adam, strese girip iÅŸini bile bıraktı. Önce bir psikiatra görünmesi önerildiyse de karısı baÅŸka bir doktora danışmak istedi. Danıştığı doktor günlük diyetini sorduÄŸunda günde yirmi fincandan fazla kahve içtiÄŸi ortaya çıktı. Bu ade­tinden vazgeçmesi önerildiÄŸinde kabul etti ve ÅŸikâ­yetleri yok olduÄŸu gibi birkaç ay sonra iÅŸine geri döndü.

Bu ve benzeri vakalar İngiliz Tıp Dergisi The Lancet'de 1978 yılında iki doktor tarafından rapor edil­miÅŸtir. Söz konusu hastaların hepsi çok uzun süre ra­hatsızlık çekmiÅŸler ve daha önce danıştıkları doktor­lar tedavide bulunamadıkları gibi rahatsızlıkların ne­denini bulamamışlardı.
Eskiden beri bazı doktorlar birçok sinirsel ve fi­ziksel rahatsızlığın, kiÅŸinin bazı yiyeceklere dayanık­sızlığından kaynaklandığına inanmışlarsa da bu fikir­ler meslektaÅŸlarının çoÄŸunluÄŸu tarafından ciddiye alınmamıştır. Ama yeni araÅŸtırmalar bu tür yiyecek alerjilerinin oldukça yaygın olduÄŸuna iÅŸaret et­mektedir.

Yiyecek alerjilerinin birçok nedeni olabilir. İlk ola­rak IgE kaplı mast hücrelerine baÄŸlanan alergenlerin neden olduÄŸu alerjik reaksiyon vardır. Bu çeÅŸit reaksiyonlar yemek yenildikten hemen sonra dudakla­rın ÅŸiÅŸmesi, kusma veya diyare olarak kendisini gös­terir. Veya yemekten birkaç saat sonra ürtiker olunabilir.

Küçük çocuklar, çoÄŸu kez yumurta, inek sütü ve çikolata gibi bazı yiyecekleri yedikten sonra astım, egzemave mide sorunlarıyla karşılaÅŸabilirler. Nede­ni kesin olarak bilinmemekle birlikte, bazı uzmanlar bunu bebeÄŸin çok erken bir yaÅŸta, yani vücudunun yabancı proteinlere alışamadan sütten kesilmesine baÄŸlamaktadırlar. Ailesinde alerji görülen çocuklar­dan uzun süre ana sütü alanlarda, altı aylık olmadan inek sütü verilen kardeÅŸlerine göre daha az alerji gö­rülmektedir. Anne sütündeki koruyucu antikorlar, be­beÄŸin henüz geliÅŸmemiÅŸ bağışıklık sistemindeki açık­ları kapatırlar. Bunun içindir ki birçok alerji uzmanı, annelerin çocuklarını baÅŸka gıdalara geçmeden en az altı ay emzirmelerini önerirler. EÄŸer bu mümkün deÄŸilse ve çocuk alerjilere yatkın duruyorsa, soya fa­sulyesinden yapılmış sentetik sütlerden verilebilir. (Not: Bu sütler, inek sütünden yapılan süt tozuyla ay­nı ÅŸey deÄŸildir).
Meme veren annenin bilmesi gerekir ki, aldığı her­hangi bir yiyecek veya ilaç sütüne geçebilir. Onun için, annenin yalnızca çocuÄŸun deÄŸil, kendi diyetine de dikkat etmesi gerekir. Yumurta, çikolata, balık ve fıstıklar, bilinen en güçlü alergenler olduklarından, süt veren annelerin bu gıdaları almaktan kaçınmala­rı önerilir.

Bazı kiÅŸilerin bazı yiyeceklere alerjik olmalarının baÅŸka bir nedeni de vücutlarında, proteinleri kana ka­rışmadan önce parçalayacak gerekti enzimin bulun­mamasıdır. ÖrneÄŸin sütteki ÅŸekeri parçalayan laktaz enziminden vücudunuzda yeterince bulunmuyorsa, süt içtiÄŸinizde rahatsız olabilirsiniz. (Çocuk Alerjisi, Yumurta Alerjisi) Migrenin nedenlerinden biri de bir enzim eksikli­ÄŸi olabilir. ÇoÄŸu migren hastası tiramin içeren yiyecekler yedikten sonra rahatsızlanır: Tiramin içeren yi­yeceklerin başında yoÄŸurt, peynir, çikolata, ringa ba­lığı turÅŸusu, etsuyu tabletleri, maya tabletleri ve ÅŸa­raplar (özellikle kianti ÅŸarabı) sayılabilir. Tiramin as­lında zehirli veya alergen bir madde deÄŸildir. Ancak süratle özümlenemediÄŸi takdirde, kanda aşırı bir bi­rikim oluÅŸmakta ve bu durum da baÅŸtaki kan damar­larının daralmasına yol açarak migren aÄŸrılarının or­taya çıkmasına neden olmaktadır.

Koeliak hastalığına yakalanmış kiÅŸiler, glüten adlı proteini ihtiva eden buÄŸday, arpa, çavdar ve yulaf gi­bi tahılları yiyemezler. Koeliak hastalığının belirtile­ri kilo kaybı, ÅŸiÅŸkin ve aÄŸrılı bir mide ve sindirilme­miÅŸ yaÄŸ dolu, kokulu, yumuÅŸak dışkıdır. EÄŸer glüten içeren yiyeceklerden uzak durursanız, bu belirtiler or­tadan kalkacaktır. Bazı hallerde unlu yiyeceklerle bes­lenen çocuklarda bu belirtiler görülürse de glüten bir­kaç ay süreyle diyetlerinden çıkarılırsa normale dö­nerler. EriÅŸkinlerde ise koeliak hastalığı kalıcıdır, ve her glutenli yiyecek yenildiÄŸinde hastalık tekrarlanır. Koeliak hastalığını açıklamak için birçok sav ortaya atılmıştır. Bir teoriye göre hastalık anormal bir anti-gen/antikor tepkimesinden kaynaklanmaktadır. BaÅŸ­ka bir sava göre koeliak hastalarında peptidaz enzi­mi bulunmadığından, zehirli özellikleri olan yarı sin­dirilmiÅŸ proteinler bağırsaklara zarar vermektedir. Bir baÅŸka sava göre ise, koeliak hastalığı kalıtsal olup, hastaların bağırsak zarındaki bir anormallik yüzünden glütenin bağırsak zarına yapışması sonunda öbür gı­daların iyice sindirilmesi engellenmektedir. Neden, tüm bu savların karışımı da olabilir.
Kahve ve kolalı meÅŸrubatlarda kafein denilen bir uyarıcı madde vardır. AkÅŸamları kahve içtiÄŸinizde uy­kunuzun kaçmasının nedeni kafeindir. Aşırı miktarda kafein alınırsa, anksiete,sinirlilik, baÅŸaÄŸrısı, çar­pıntı veya anormal kalp atışları ve mide sorunları gö­rülebilir. Ama bazı kiÅŸiler kafeine daha duyarlı olduk­ları için daha çok etkilenirler.

Açıkça belli oluyor ki, yiyecek ve içecekler duyarlr kişileri birçok değişik yoldan rahatsız edebilirler. Ve kuşkusuz henüz bulunmamış birçok başka yiyecek alerjisi nedeni de vardır.

1651 yılında, İngiliz filozofu Robert Burton, Me­lankolinin Anatomisi adlı kitabında şöyle demekte­dir: "Sütten gelen herÅŸey, melankoliyi artırır". Öyle anlaşılıyor ki, Burton her süt içtiÄŸinde veya peynir ye­diÄŸinde depresyona giriyordu. Kendisinin depresyo­nuna neden olarak sütü suçlamasına karşın, herkes sütün her ÅŸart altında depresyona neden olduÄŸu fik­rini savunmaz. Onun içindir ki, kendisi herhalde, ye­mek alerjisi olan ilk kayıtlı hastalardan biriydi.

Son zamanlarda bazı alerji uzmanları, belirli yiye­ceklerin ve yiyecek katkı maddelerinin, alerjik bün­yelerde çeÅŸitli ruhsal hastalıklara neden olduklarını iddia etmiÅŸlerdir. ÖrneÄŸin buÄŸday alerjisinin ÅŸizofreni nedenlerinden biri olduÄŸu ileri sürülmüştür. Tartrazin ve salisilat içeren yiyeceklere olan alerjiler, bazı alerji uzmanlarının inancına göre hiperaktivite dedi­ÄŸimiz ve giderek artan sayılarda okul çocuklarını et­kileyen sürekli sinirli veya gürültücü davranış ve dik­kati yoÄŸunlaÅŸtırma güçlüğüne neden olmaktadır. Bu fikirler, tartışmalı oldukları halde, geçerlilikleri teh­likesiz ve basit bir biçimde araÅŸtırılabilir. Yapmanız gereken tek ÅŸey o yiyeceÄŸi yemekten vazgeçmek ve iyileÅŸip iyileÅŸmediÄŸinizi ölçmektir.

En basit test türünü sizde uygulayabilirsiniz. EÄŸer bir yiyeceÄŸin rahatsızlığınıza neden olduÄŸu kanısın-daysanız, en az beÅŸ gün süreyle onu yemekten vaz­geçin, sonra da aynı yiyecekten bolca yiyin. EÄŸer be­lirtileriniz, yiyeceÄŸi yemediÄŸiniz zaman kayboluyor ve yediÄŸiniz zaman tekrar baÅŸlıyorsa, alerjinizin nede­nini bulmuÅŸsunuz demektir. Bu yiyecekten birkaç ay uzak durarak kendinizi yeniden test edin. Bazı durum­larda, alerjiye neden olan yiyeceklerden uzun süre uzak durursanız, alerjiniz geçebilir, ama düzenli ola­rak söz konusu yiyecekten yemeÄŸe baÅŸlarsanız, tek­rar ortaya çıkabilir. (Åžeker Alerjisi, Yemek Alerjisi, Protein Alerjisi)

Ancak, yiyecek alerjilerini saptamak her zaman kolay deÄŸildir. Şöyle ki, yiyeceÄŸi yedikten dört gün sonraya kadar bile tepkiler devam edebilir. Ayrıca bir­den fazla yiyeceÄŸe alerjik olabilirsiniz: Yiyecek aler­jisi uzmanlarına göre birden fazla yiyeceÄŸe alerjik ol­mak, tek bir gıda maddesine alerjik olmaktan daha yaygındır. Üstelik alerjiler, çoÄŸu kez, çok sevilen ve­ya sık sık yenen yiyeceklere karşı geliÅŸebilirler... SevdiÄŸiniz bir yiyecek sizdeki sorunlara neden olmasını en son aklınıza getireceÄŸiniz veya getirmek isteye­bileceÄŸiniz yiyecek olacaktır. Ayrıca un, yumurta ve süt gibi gıda maddeleri o kadar yaygın olarak evde veya hazır alınan yemeklerde kullanılır ki, yemeÄŸi siz hazırlamadıkça, içinde bu maddelerden olup olma­dığını bilemezsiniz.

EÄŸer yiyecek alerjisinden kuÅŸkulanmıyorsa, ama nedeni kesin olarak saptanamamışsa, yapılacak test bir "eliminasyon diyeti" olmalıdır. Bu diyetler basit olabildikleri gibi çok sıkı da olabilirler. Amaç en az beÅŸ gün süreyle alergen olabilecek bütün besinler ve yiyecek katkı maddelerinden uzak durmaktır. Bundan sonra yemekten vazgeçtiÄŸiniz yemekleri birer birer diyetinize katarak, kötü etkileri olup olmadığını göz­leyebilirsiniz, Herhangi bir yiyeceÄŸe alerji olası olduÄŸu için, en sıkı diyetlerde önce beÅŸ günlük bir oruç uygulanır. Ondan sonra yiyecekler tek tek alınmaya baÅŸlanır. Oruç, önceki diyetinizde almış olduÄŸunuz besinlerin sisteminizden çıkmış olmasına karşın, tehlikelidir ve bir doktor denetiminde yapılması gerekir.
Bazı alerji uzmanları hastalarına kuzu eti, armut ve memba suyundan oluşan ve alışılmamış olduğu halde oldukça lezzetli olan bir diyet verirler. Kuzu ve armut, hemen hiçbir zaman alergenik değildirler, memba sularında ise hiçbir kimyasal katkı maddesi' yoktur.

Daha basit bir yaklaşım ise, en yaygın yiyecek­lerden ve katkı maddelerinden uzak durmaktır. Bun­ların baÅŸlıcaları: Yumurta, süt ve süt ürünleri (peynir, yoÄŸurt), tahıllar (buÄŸday, mısır, arpa, yulaf, pirinçten yapılan yiyecekler), özellikle düzenli olarak yediÄŸiniz tahıllar, bira, viski, ÅŸarap, kahve, çay, bütün konservelenmiÅŸ, dondurulmuÅŸ, korunma maddesi olan ve iÅŸlenmiÅŸ besinler, çikolata, fındık fıstık ve balıktır. Et ve taze sebzeler genellikle alergen deÄŸildirler, ama gene de hep aynı cins et ve yalnızca birkaç taze seb­ze yemek önerilir.

EÄŸer bu diyet bir hafta içinde etkisini göstermez­se, ya hâlâ alerjiniz olan birÅŸey yemeye devam edi­yorsunuz demektir ya da sorununuz yiyecek alerjisi deÄŸildir. Ama alerjiniz iyileÅŸirse, diyetinize sırayla ye­ni yiyecekler ekleyin ve reaksiyonları gözleyebilmek için arada birkaç gün bırakın. Yiyeceklerdeki katkı maddelerine alerjileri ölçmek için, önce bu yiyeceÄŸi taze ve katkı maddesiz olarak yiyin. Bu bir tepkiye yol açmazsa aynı yiyeceÄŸin konservesini deneyin. Yiye­ceklerdeki kimyasal maddeleri alergen olanların ara­sında en olaÄŸanları tartrazin ve amarant gibi boya maddeleri ile kükürt dioksit ve benzoatlar gibi koru­yucu maddelerdir. Ama bazı hallerde kiÅŸiler, konser­ve tenekelerinin iç yüzeyinde kullanılan fenol reçine­ye alerjik olabilirler.

TeÅŸhisi hızlandırmak için uzmanlar, bekleme sü­resini azaltan birkaç test geliÅŸtirmiÅŸlerdir. Bunların en basiti "nabız testidir". Yemekten önce nabız alı­nır (ortalama dakikada 70 atar), yemekten sonra her 10 dakikada bir nabız tekrar alınır. EÄŸer ani bir hız­lanma görülürse (bazı hallerde yavaÅŸlama), bu sizin o yiyeceÄŸe alerjik olduÄŸunuzu gösterebilir. Nabızdaki deÄŸiÅŸiklikler iki saatlik bir süre içinde oluÅŸabilirler-se de genellikle daha kısa bir zamanda ortaya çıka­caktır.

Nabız testinin yanısıra "dilaltı" (sublingual) testi de kullanılır. Bir damla yiyecek veya kimyasal eriyik, dilin altına yerleÅŸtirilerek hızla vücuda yayılması saÄŸ­lanır. Dilaltı testi ÅŸaşırtıcı olabilir: Test yapıldıktan birkaç dakika sonra hastanın nabzı çok yükselebilir ve­ya —ruhsal bunalımı varsa— hasta titremeye ve aÄŸ­lamaya baÅŸlayabilir. Testi iyi bilen bir uzman dilin al­tına bu maddeden sulandırılmış bir damla koyarak be­lirtileri hafifletir.
Bazı Amerikalı uzmanlar, derinin altına yiyecek öz­lerinin zerk edildiÄŸi "intradermal testi" uygularlar. Bu testin yararlılığı tartışma konusuysa da onu kullanan uzmanların elinde yararlı olduÄŸuna iliÅŸkin inandırıcı kanıtlar vardır. Dilaltı testinde olduÄŸu gibi reaksiyon­ları durdurmak için, söz konusu öz, sulandırılarak verilir.

Dilaltı testlerini uygulayan alerji uzmanları, has­talarına yemeklerden önce alacakları ve kendilerini yiyeceklerde bulunabilecek alergenlere karşı koruya­cak damlalar verirler. Alerjik reaksiyonu önlemenin en güvenilir yolu, alerjiye neden olan yiyecekten ka­Ã§Ä±nmaktır. Ama sık sık evden uzakta ve lokantalarda yemek yemek zorunluluÄŸunda olan kiÅŸiler için, aler-gensiz bir diyet, —özellikle bu kiÅŸiler buÄŸday ve yu­murta gibi çok kullanılan bir besin maddesine aler­jik iseler— gerçekleÅŸmesi olanaksız bir idealdir.

Amerika'daki bazı hastanelerde, teÅŸhisi zor yiye­cek ve kimyasal madde alerjilerini saptamak için özel 'çevre üniteleri' kurulmuÅŸtur. Bu üniteler, hava kirlen­mesinin az olduÄŸu yerlerde olup, özenli bir klima sis­temi ile çoÄŸumuz için olaÄŸan sayılan ve fark etmediÄŸi­miz kimyasal maddeler tarafından havanın kirletilme­si önlenir. ÖrneÄŸin, gazete ve dergilere, havaya çok ufak kağıt parçacıkları ve mürekkep yayabilecekleri için, izin verilmemektedir. Isıtmada kömür veya gaz kullanılmaz. Çünkü bazı kiÅŸiler, kömür tozuna duyar­lıdır. Boyanan odalar, duvarlardan boya kokusu gel­memesi için aylarca boÅŸ bırakılırlar. Yiyecekler, sıkıca denetlenen ve ürünlerini organik olarak, hiçbir kim­yasal gübre veya sprey kullanmadan yetiÅŸtiren çift­liklerden saÄŸlanır. Alerji uzmanı hastanın evini de zi­yaret ederek, burada bulunabilecek kimyasal aiergenleri saptar.


Not: "Yiyecek Alerjisi; Besin Alerjisi, Gıda Alerjisi, Süt Alerjisi, Balık Alerjisi" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Yiyecek Alerjisi; Besin Alerjisi, Gıda Alerjisi, Süt Alerjisi, Balık Alerjisi" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Miyop Cerrahisi   Mide Yanması   Aşılama   Yeni DoÄŸan Sünneti   SaÄŸlık Tıp Terimleri Sözlüğü - 3   Veba Nasıl Bulaşır?   TaÅŸ Hastalığı Nedir?   ÅžiÅŸmanlık   Akut Romatizmal AteÅŸ Nedir?   HIV Enfeksiyonuyla İlgili Tümörler   Memenin Yeniden Yapılması   Kemik Metastazı   AkciÄŸer Apsesi Ameliyatı   Fonksiyonel Besinler Ne Demektir?   BronÅŸektazi BronÅŸ GeniÅŸlemesi   Prostat Hastalığı   Atelektazi   YenidoÄŸan Sarılığı   Uçuk Nedir?   Diz Kireçlenmesi   Hepatit B   Nöromüsküler Nedir?   Koroner Arter Hastalıkları   Yanık Doktoru Yanık EstetiÄŸi   DiÅŸ Çekimi Sonrası Kanamalar   Endometriosis Ameliyatı Cerrahi Tedavi   Çocuklarda Bademcik   Seks Sorunları   Apseler Ve İltihaplar   Kulak SaÄŸlığı İşitme   İskemik İnme Tedavisi   Endokrin Bez   Kulaklar   Halluks Valgus   Buerger Hastalığı   Felç Hastalarına Spastik Hastalara Botox Botoks   Yılancık Hastalığı   Bebek Bakımı İle İlgili Bilgiler   Aşırı Kilo (overweight) Nedir?   AİDS Virüsü BulaÅŸtığında Yapılacaklar   Bel SoÄŸukluÄŸu Tedavi Edilmezse Ne Olur?   Saman Nezlesi Nasıl TeÅŸhis Edilir?   Ayak BileÄŸi Burkulma Tedavisi   Çocuk Ortopedisi   Fantom (Hayalet) AÄŸrısı   Yılan Sokması   İnvaginasyon Çocuklarda İnvajinasyon   Bebekte Hidrops Hali   Boyun AÄŸrılarının Tedavisi   DiÅŸ Protezi, DiÅŸ Protezleri   Alkolün İnsan SaÄŸlığına Zararları   BaÄŸ Yaralanmaları   Gebelikte İdrar Yolu Enfeksiyonlari   Artrit   Aids Tablosu Kaposi Sarkomu   Gırtlak Kanseri Hastalığının Klasik Tedavi Åžekli   Frengi   KaraciÄŸer Kanseri   Ülseroza   DoÄŸum Sonrası Kanama ve Atoni Kanaması   Prostat   Saç Dökülmesi Nedir?   Koroner BT Anjiyografisi   Hangi Besin Maddeleri Alerjiye Neden Olur?   Deri Tümörü Malign Melanom   Kızılın Nedenleri   Göğüs Küçültme   Çocuklarda Kulak İlhitabı   Effekt Nedir?   Crohn Hastalığı Belirtileri   Akut Farenjit BoÄŸaz AÄŸrısı   Pediatrik Retinopati   Tansiyon Nedir   Kanamalarda İlkyardım   Sinüs Kanserleri   Sperm testi nasıl yapılır?   Tekrarlayan AteÅŸ   Kolon Grafisi Kalın Barsak Filmi   En Çok Rastlanan Zatürree Tipi Hangisidir?   Kadin Ureme Organi Sistemi İc ve Dis Ureme   Sigarayı Bırakma Yolları Nelerdir?   Çıkık Belirtileri   Gargara   Alzheimer Hastalığı Bunama   Kemik Erimesi   Çene Eklemi BozukluÄŸu   Kolesterol Neden Yükselir   Migrenin Belirtileri Nelerdir?   Amniyosentez Nedir   Prostat Kanseri Tedavisi   Hamilelikte Vucut Gebelikte Vucut Bakimi   Kasık Mantarı   Süt DiÅŸleri   Preeklampsi Nedir Eklampsi Nedir Belirtileri   Viagranın Bilinen Yan Etkileri   Diz Artroskopisi   Kalp Krizi Tedavisi   Eeg Elektroenselografi   Okul Öncesi Beslenme   Dış Gebelik Nedir?   Hıv Enfeksiyonu Ve Aıds   Siyatik   Çekiç Parmak   AkciÄŸer Kanseri Nasıl Tedavi Edilir   Vazodilatasyon Nedir?   Conn Sendromu   CiÄŸer Sönmesi Öldürücü Olabilir Mi?   Beslenme Diyet   Hirschsprung Hastalığı Nedir?   Servikal Torakal Ve Lomber Disk Cerrahisi   Çene Protez Ameliyatları   Uyku Problemleri Uykusuzluk   Migren Krizi   Sünnet ve Cinsel YaÅŸam   Stili Hastalığı   SaÄŸlıklı Bir Boyun İçin Yapılması Gerekenler   Tetanoz Tedavisi   İş YaÅŸamında Bel AÄŸrısı   Bacakta Varis Tedavisi   Yeme Bozuklukları   Çöliak Hastalığı   Sperm testi nedir?   Ddh Belirtileri   Sigara Ve Mesane Kanseri İliÅŸkisi   Yarık Dudak   Tırnak Yeme   Åžaşılık   AkciÄŸer Hastalıkları Belirtileri Halsizlik İştahsızlık   Sinüs İltihaplarında Cerrahi   Aşıların saklanması ve soÄŸuk zincir nedir?   Kuru Göz   KaraciÄŸer Tümörü   Yüzde Ödem Tedavisi   Varis Ülseri   Normal Prostat Büyümesi   Kalp Krizinden Sonra Cinsellik   Penis EÄŸriliÄŸi Düzeltilir Mi ?   Okul Çağı Çocuk Beslenmesi   Septum Deviasyonunun Belirtileri Olur Mu?   Sakrum, Kuyruk Sokumu KemiÄŸi   Diabet Diyabet Åžeker Hastalığı Tedavisi   Gıda Zehirlenmesi   Alerji Ne Ölçüde Yaygındır?   Bebeklerde PiÅŸik   Kolonoskopi   Penis EÄŸriliÄŸi Ve Peyroni Hastalığı   Tiroid Kanseri Tipleri   Talamotomi   Åžarbon Nedir (Antraks)   Hamilelikte Kemoterapi   Plantar Sinir Tuzaklaması   Astım ve Alerji İliÅŸkisi   Pankreas Başı Kanseri   Diz Cerrahisi   Alerji Hastalığı İle İlgili Tıp Terimleri   Kadavra Nakillerinde Acil Listeleri   Parkinson Parkinson Hastalığı   Dissosiyatif Bozukluklar   Stereotaksi   Kistik Fibroz Nedir?   Kadın Hastalıklarında Endoskopik Cerrahi   AkciÄŸer Lobu Zatürreesi Nedir?   Omurga Nedir Omurga Kemikleri   Kulak EstetiÄŸi Otoplasti   Kulak Çınlamasında Akupunktur   Afrika Humması   Boyunda Sinir Sıkışması   Dogum Kontrol Yontemleri Gebelik Takvimi Spiral   Vajina Kanseri   Serebral Palsy   Kırık Belirtileri   Göz Kapağı Tümörü   Horlama Nedenleri Kbb   Trigliserid Nedir?   KardeÅŸ Kıskançlığı   Mikrop Nasıl Bulaşır?   DiÅŸ Kırılması   Çocuklarda Tik Kas Körelmesi   Talasemi Minör   Antraks