Yeme Bozuklukları Nelerdir? - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Yeme Bozuklukları Nelerdir?

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:
Yeme bozuklukları ergenlerde özellikle kızlarda yaygın kronik hastalıklardandır. Yaygınlık kızlarda anoreksiya nevroza (AN) için %0.5-3.7, bulimia nevroza (BN) için %1.1-4.2 arasında değişmektedir (Powers ve Santana 2002). Eğer kısmi semptomları taşıyanlar düşünüldüğünde oran daha yüksek olmaktadır. Bu bozukluklar hem fiziksel hem de psikiyatrik olarak potansiyel lethalite taşırlar. Yeme bozuklukları biyopsikososyal bozukluklardır. Yaklaşım ve tedavilere multidisipliner yaklaşımlar gerektirmektedir.

 

            Batı toplumlarında yiyeceklere, vücut kilo kontrolüne ve fiziksel görünüşe aşırı ve yaygın odaklanma bütün yaÅŸ gruplarında bu bozuklukların yaygınlığını etkilemektedir. Yeme bozuklukları özellikle kızlarda, geliÅŸimsel güçlüklerin ifadesi için yaygın bir yoldur (özellikle geçiÅŸ evrelerinde). Yeme ve kilo kontrolü üzerine yönelme öncesinde, çekirdek geliÅŸimsel problemlere odaklaÅŸma tedavide baÅŸarı olasılığını artıracaktır.

 

            DSM-IV TRÂ’da yeme bozuklukları baÅŸlığı altında anoreksiya nevroza, bulimia nevroza ve baÅŸka türlü adlandırılamayan yeme bozukluÄŸu (burada binge eating disorder-tıkanırcasına yeme bozukluÄŸu da yer alır) yer alır. Bozukluk tanısı koyarken, bireye özgü yeme stilinden ayırt etmede güçlükler olur. İnsanların yeme stilleri genetik ve çevresel faktörlerden etkilenir. Yeme stilinin problem oluÅŸunun karar verilmesi için klinik yargıya ihtiyaç vardır.

 

            Yeme bozuklukları kronik egosintonik hastalıklardır. Genellikle yiyecekler ve kendi vücut imajı hakkında çarpık düşüncelere sahiptirler. ANÂ’da yaÅŸ ve boyu için normal olan kilosunu devam ettirmede sorun vardır. Fiziksel bulgulara yoÄŸun düzeyde kilo alma veya ÅŸiÅŸmanlama korkuları eÅŸlik eder, bazen de kilosu veya vücut ÅŸekli algısında bozukluklar bulunur. Bazı çocuk ve ergenlerde emosyonel nedenlerden ötürü gıdadan kaçınma ve kilo kaybı tarzında bir sendrom olabilir, ancak burada vücut imajı ile ilgili kaygılar ve obsesyonlar yoktur. Bu durum “food avodiance emotional disorder” olarak adlandırılır Bu terim İngiltereÂ’de daha popülerdir) (Lask ve Bryant-Waugh 2000).  Bulimia nevroza tıkanırcasına yemenin tekrarlayıcı ataklarını takiben kompensatuvar davranışların (örneÄŸin; kusma, laksatif kullanımı, aşırı egzersiz veya gıda kısıtlamasının) söz konusu olduÄŸu kronik bir bozukluktur.

 

Bu kiÅŸilerde de kilo alma veya ÅŸiÅŸmanlama veya vücut görünüşünde bozulma ile ilgili yoÄŸun korkular mevcuttur. 

 

            Yeme bozukluklarının beslenme bozukluklarından ayırt edici tanısı yapılmalıdır. Beslenme bozuklukları daha çok bebek ve küçük çocukları etkiler ki; büyüme ve geliÅŸmede yetersizliklere neden olabilen çeÅŸitli organik ve nonorganik nedenleri olabilir. Yeme paternlerinin çeÅŸitli varyasyonları ileriki yaÅŸlara da taşınabilir. Yiyecek reddi küçük çocuklarda yaygın bir belirti olup bazen ileriki yaÅŸlara kadar sürer. Yiyecek reddinin birçok farklı nedeni olabilir. Yiyecekte seçicilik; tercih edilen gıda sayısında sınırlılık ve sınırlı gıda alımı söz konusudur.  Ebeveyn çocuÄŸun tercihi dışındaki gıdaları da ısrarla sunar, fakat büyük bir dirençle karşılaşır.Bozuk ebeveyn-çocuk iliÅŸkileri sıklıkla kendini beslenme ve yeme bozuklukları olarak gösterebilir. Seçici ve kısıtlı yeme paternleri  ebeveyne baÅŸkaldırı olarak ortaya çıkabilir.

 

            Kısıtlı yeme (restrained) yiyeceklerin tiplerinin ve miktarının amaçlı (saÄŸlıkla ilgili düşünceler veya kilo alma korkusu) ayarlandığı kontrollü tipidir. Perhiz (Dieting) de kısıtlanmış yemenin bir ÅŸekli olup; kilo kaybı amaçlı daha az miktarda ve daha az kalorili yiyecekleri tercih tarzındadır. ÇoÄŸu çocuk ve ergen; arkadaÅŸ, aile ve toplum etkisi nedeniyle; yiyecekleri kısıtlama veya perhize zorunlu kalabilir. Bu etmenler AN ve BN ile de iliÅŸkili olabilir. Burada perhizin ötesinde saÄŸlıksız kilo kontrolü davranışları olur. Bu davranışlar; kusma, öğün atlamaları takiben tıkanırcasına yeme, aşırı sigara içme, zayıflama hapları veya laksatifler alma ÅŸeklindedir.

 

            Obesite (ÅŸiÅŸmanlık) enerji tüketiminin çok üzerinde enerji alımı dengesizliÄŸi olup, yaÄŸ kitlesinde artış görülür. Fizyolojik tanımı yeme bozukluÄŸu olarak ifade edilmez. Daha çok genetik ve çevresel aktörler üzerinde durulmaktadır. Emosyonel yeme; üzüntü, mutluluk, kızgınlık veya yalnızlık gibi psikolojik durumlara tepki olarak, aç olmamasına raÄŸmen yemedir. Kompulsif aşırı yeme daha ileri kilo alımına yol açacak düzeyde aşırı yeme söz konusudur. Bu durum BN veya tıkanırcasına yeme bozukluÄŸuna neden olur (Binge eating disorder). Tıkanırcasına yeme bozukluÄŸunda zorunlu çıkarma olmaksızın kompulsif aşırı yeme olur. Emosyonel yeme ve kompulsif aşırı yeme önceki psikolojik travma veya diÄŸer psikiyatrik bozuklukların bir bulgusu olarak ortaya çıkabilir.

 

Ergenlerde yeme problemleri; primer veya bir psikiyatrik bozukluğa sekonder olarak ortaya çıkabilir. Kilo ve iştah kaybı major depresif bozukluğun yaygın bir bulgusudur. Anksiyete durumlarında da iştah azalabilir. Bazı çocuklarda gıdanın takılması sonrasında yutma korkusu ve yemekten kaçınma gelişebilir (fagofobi). Postravmatik streste de ardısra emosyonel yeme veya kompulsif aşırı yeme oluşabilir. Ruminasyon sendromu; mide içeriğinin rejurite edilip tekrar yutulması tarzında olur, bebeklik ve sonrasında oluşabilir. Ruminasyon sendromu BN ile birlikte görülebilir.

 

Birçok çocuk ve ergen belirli zaman dilimlerinde kısa süreli AN (örneğin gıda reddi ve perhiz) ve BN (örn, aşırı yeme ve kusma)’nin bazı semptomlarını gösterebilir. Klinisyen, bu semptomların ne kadar süreğen ve ısrarcı olduğu belirlemelidir. Çoğu hasta parsiyel sendromlar veya yeme bozukluğu (adlandırılmayan tip) olarak gözükebilir. BU tür hastaların uygun tedavi planından sonra takibi gereklidir.

 

            Normal yemeyi tanımlamak güç olmasına karşın; tedavi amaçları için gereklidir. Normal yiyenler çoÄŸunlukla açlık ve tokluÄŸu kılavuz alırlar, normal aralıklarla (örneÄŸin günde 2 veya3 yeme veya atıştırma), genellikle saÄŸlıklı gıdaları tercih ederler. Fakat gıda seçiminde katı veya anksiyöz deÄŸildir. Tek başına veya toplulukla yemek yerler ve onların gıda seçimlerine ve tarzlarına müdahale eden yoktur.  Yemelerinin nedeni enerji ihtiyacı ve zevk almaktır.

 

Seçici Yeme

 

Normal (fizyolojik) Yeme

 

Kısıtlı Yeme

 

 (perhiz)

 

Emosyonel Yeme

 

Kompulsif Aşırı Yeme

 

Yeme bozuklukları; AN, BN, Tıkanırcasına yeme bzk, Yeme bzk (BTA, Parsiyel sendromlar)

 

 

           

 

            Çocuk ve Ergenlerde Yeme Bozukluklarının Nedenleri

 

            Yeme bozukluklarında tek neden yoktur, etyoloji ile ilgili araÅŸtırmalar devam etmektedir. Sosyal, çevresel, psikolojik ve biyolojik etmenlerin karmaşık etkileÅŸimi nedeniyle biyopsikososyal model önerilmektedir. Yeme bozukluÄŸundaki altyapıdaki etmenler, rsik etmenleri, presipite edici etmenler ve sürdürücü etmenlerin belirlenmesi tedaviyi ÅŸekillendirmede önemlidir.

 

 

 

 

 

Alttapı Etmenleri:

 

-Kültürel tutumlar

 

-ArkadaÅŸ etkisi

 

-Vücut algısında memnuniyetsizlik

 

Presipite Edici Etmenleri:

 

-Ergenlik

 

-Yaşam olayları

 

-Algılanan kayıp

 

-Algılanan ego saldırıları

 

Risk Faktörleri:

 

-Bireysel

 

-Biogenetik

 

-KiÅŸilik

 

-Psikiyatrik

 

-Ailesel

 

GeliÅŸimsel Kriz

 

PERHİZ

 

Yarı açlık

 

Yeme BozukluÄŸu

 

Döngüsü

 

Yiyecek, Vücut Obsesyonu

 

İmpulsif kişilik

 

Kompulsif  kiÅŸilik

 

Intermittent binge eating

 

Yaygın kısıtlama-AN

 

Çıkartma-BN

 

Sürdürücü Etmenler:

 

-Çevresel pekiştirme

 

-Ebeveyn-çocuk etkileşimi

 

-“yeme reddi”nin psikolojik anlamı

 

-Duygusal kaçınma

 

 

 

 

Altyapıdaki Etmenler: Gerekli Fakat Yeterli Olmayan Nedenler

 

            Temel faktörler (background factors) yeme bozukluÄŸu geliÅŸiminde katkıda bulunan fakat etyolojik olmayan etmenlerdir. Yeme bozuklukları kültürel etmenlerle de iliÅŸkide gözlenmektedir. Belirli kültürel özellikler önem taşımaktadır. Bu kültürlerde üç özellik dikkati çekmektedir:

 

1-Yiyecek boldur. Yiyecek bol ise, böyle bir ortam kilo alımı için müsaitlik oluşturur ve zayıflığı başarmak için kontrollü olmak gerekir.

 

2- Zayıf oluş arzulanır, istenen bir vücut fiziğidir.

 

3-Başarıya yönelik güçlü yönelim vardır.

 

Bu üç özellik orta ve üst sosyoekonomik düzeydeki toplumlarda daha sıktır. İdealize edilmiş ince vücut görünüşü Batı toplumlarında daha büyük oranlara ulaşmaktadır. İdealize edilmiş ince vücut imajı üzerine medyanın da etkileri vardır. Gerçektende birçok televizyon, sinema, magazin ve İnternet yayınları ince vücut imajlarına yönelik olup, gençlerin potansiyel rol modeli aldığı aktör ve modeller benzer şekillerde sunulmaktadır. Kanıt olmamasına karşın, idealize edilmiş ince beden ile ilgili imajların sık yayınlanmasının insanlarda kendi vücudu ile hoşnutsuzluğa yol açtığı ileri sürülmektedir.

 

            DiÄŸer bir temel faktör arkadaÅŸ etkisidir. ArkadaÅŸların kendi aralarında (bir insanın görünüşünü diÄŸeriyle kıyaslama tarzında) beden tiplerine yönelik tutumları ve ifadeleri (ÅŸiÅŸman görünümlü kiÅŸiler hakkında alaycı ifadeler) çocuk ve ergeni etkilemektedir. Belirli toplum ve okullarda bu daha belirgin yaÅŸanır.

 

            DiÄŸer temel bir faktör kız cinsiyetidir. Kadın ve kızlar, erkeklere oranla ince beden konusunda kültürel yargılardan daha çok etkilenirler. Bu kızlardaki beden hoÅŸnutsuzluÄŸunun daha sık oluÅŸunun kanıtıdır. 

 

            Beden (vücut) hoÅŸnutsuzluÄŸu temel bir faktör olup, yeme bozukluÄŸunun oluÅŸtuÄŸu bölge ve kültürlerde yaygındır. ÇoÄŸu ergende, kızlarda erkelerden daha sık olmak üzere; global benlik saygısı, beden algısı (self esteem) ile iliÅŸkilidir. Çalışmalarda beden hoÅŸnutsuzluÄŸuna tepki olarak oluÅŸan saÄŸlıksız kilo kontrol davranışları bildirilmektedir. Bu davranışlar; belirli aralıklarla aç kalma, aşırı yeme, kusma, laksatif kullanımı, zayıflatıcı haplar kullanma ve sigara içmedir. Vejetaryanlık yemeyi kontrolde yardımcı olarak kullanılmaktadır. SaÄŸlıksız kilo kontrolü denemeleri ergenin saÄŸlığını riske sokmaktadır.

 

 

 

Temel Faktörler Risk Faktörleriyle Etkileşerek Yeme Bozukluklarının

 

Gelişimi İçin Ortam Oluştururlar

 

Risk faktörleri bireysel ve ailesel olarak gruplandırılabilir. Bireysel risk faktörleri; biyolojik ve genetik yatkınlıklar, kişilik ve psikiyatrik özelliklerdir. İkiz ve aile çalışmaları yeme bozukluğunun genetik geçişi ile ilgili bazı kanıtlar sunmaktadır. Genetik çalışmalar gözden geçirildiğinde genetik geçiş AN ve BN için %50 ile %80 arsında değişmektedir.

 

AN olan bireyler obsesyonel ve mükemmeliyetçi olmaya eğilimlidir, olumsuz kendini değerlendirme ve güç duygularını tanımlamada zorluklar gösterirler. Sonuçlar mükemmel olmadığında, kendi kontrolleri altında olmasa bile, kendilerini suçlamaya eğilimlidirler. BN olan kızlar ve kadınların ise impulsif, kendini eleştirici ve kişiler arası ilişkilerle bağlantılı olarak disforik duygulanımları olduğu ileri sürülmektedir (Stein ve ark. 2002).

 

Yeme bozukluklu çocuk ve ergenlerin çoğu diğer bir psikiyatrik bozukluk için ilave tanı alırlar.

 

Yeme bozukluklarıyla ilişkili belirli aile özellikleri tanımlanmaktadır. Ancak bu durum yeme sorunu nedeniyle sekonder olarak gelişmiş de olabilir. Yeme reddine bağlı olarak aile hostil ve müdahaleci bir görünüme bürünebilir.

 

Presipite Edici Faktörler: Gelişimsel Krizin Tetiklenmesi

 

Ergenlik, kimlik oluşumu ve otonominin sorgulandığı bir dönem olarak tetikleyici olmaktadır. Ayrıca ergenlik döneminde, birey vücuduyla daha ilgili olmakta ve kaygılar taşımaktadır.

 

Yaşam olayları diğer bir tetikleyici faktör olarak ortaya çıkabilir. Taşınma, okul değişimi, aile üyesinin veya sevdiği hayvanın ölümü, anne-baba boşanması, yakın bir arkadaşıyla kavga etme veya arkadaşları içinde gülünç duruma düşme stresli yaşam olayları olarak gözlenebilir.

 

 Sürdürücü Etmenler

 

 Tabi ki diÄŸer risk etmenleri ve kiÅŸilik özellikleri hastalığın ısrarcı devam etmesinin nedeni olabilmektedir. Ancak, en önemli sürdürücü olan biyolojiktir. Devam eden kalori defisitlerine veya sık aralıklı kendini aç bırakma periyotlarına yanıt olarak; karakteristik psikolojik deÄŸiÅŸiklikler oluÅŸur. Deneysel olgularda ve obezite nedeniyle perhiz uygulayanlarda, süregen kalori malnutrisyonu; gıdalara ilgili obsesyonlara, gıdalarla iliÅŸkili ruminasyonlara ve duygudurum deÄŸiÅŸikliklerine yol açar.

 

Diğer sürdürücü faktör, sürdürülen perhize ailenin tepkisidir. Yiyecek reddi güçlü bir emosyonel semptomdur, çünkü ebeveynliğin çekirdek yeterliliğine meydan okumadır. Çocuğu besleme güçlükleri nedeniyle anne babalar kendi kendilerinden şüphe duyarlar. Büyük olasılıkla yeme bozukluğunu sürdürücü veya kötüleştirici tavırlar sergilerler. Çoğu anne baba aşırı duygusal olur, bazen kızgın, sıklıkla korkulu, bazen de deprese olurlar. Bu tür tepkiler çocukla sağlıksız ilgilenmeye yol açar.

 

Bazı anne babalar farkında olmaksızın çocuklarıyla aynı fikirleri paylaşarak anorektik kimliğin gelişmesine müsaade edebilirler; diyet yiyecekleri alarak veya onları zayıf gösterecek giyecekler alarak vs.

 

 

 

Yeme Bozukluğu Olan Çocuk ve Ergenlerin Başlangıç Değerlendirilmesi ve Bakımı

 

Tarama

 

Yeme bozukluğunun ve risk faktörlerinin taranması önemlidir, çünkü yaygın hastalıklardır ve erken müdahalenin yeme bozukluk döngüsünün değiştirmesi olasıdır. Tarama süreci içinde aşağıdaki sorular sorulmalıdır:

 

Yeme Bozukluklarına Yönelik Tarama Soruları

 

 Bugünlerde perhiz yapıyor musun? Sık sık perhiz yapar mısın?

 Vücut ağırlığından (kilondan) memnun musun?  DeÄŸiÅŸmesini istiyor musun?

 Yiyecekler ve yiyecek seçimi hakkında ne düşünüyorsun? “KeÅŸke bunlar hakkında daha düşünsem” aklınızdan geçer mi?

 Sıklıkla yapmayı arzulamadığınız fakat kilonuzu kontrol etmek için yaptığınız ÅŸeyler var mıdır?

 Yeme tarzınızı kontrol etmek istiyor musunuz? Yeme alışkanlığınızı biliyor musunuz?

 

Anne-Babalara Yönelik Tarama Soruları

 

·        ÇocuÄŸunuzun yeme alışkanlığında herhangi bir deÄŸiÅŸiklik var mı?

 

·        ÇocuÄŸunuz kilosuyla aşırı ilgili mi?

 

·        ÇocuÄŸunuz kilosunu kontrol altında tutmak için; perhiz yapma, sık sık tartılma veya aşırı egzersiz yapma gibi davranışlar sergiler mi?

 

·        ÇocuÄŸunuz eskiye oranla daha az yiyor veya yemeklerde daha mı seçici?

 

 

 

 

Problem Olguların Değerlendirilmesi

 

Ebeveynler olası yeme bozukluğu olan çocuğunu tıbbi değerlendirme için hekime getirirler. Ergenler genellikle yeme bozuklukları için anne babalarından yardım istemezler. Çünkü ergenler bu konuda bir sorun olduğu konusunda anne babayla aynı görüşte değildirler. Anne baba değerlendirme için getirdiklerinde; hasta düşünce, duygu ve davranışlarını açıklama yönünde işbirliğine açık olabilir veya inkar edebilir veya kızgın olabilir.

 

Değerlendirme 4 temel sorunun cevabı aranır:

 

1.      Semptom ve belirtileri izah eden biyo-organik hastalık var mı?

 

2.      Semptom ve bulguların psikososyal bir açıklaması var mı? (yeme bozukluÄŸu? Major depresyon? BaÅŸka?)

 

3.      EÄŸer psikososyal bir açıklaması varsa (örn. Yeme bozukluÄŸu) ne tip ve hangi düzeyde müdahale gerektirir?

 

4.      Tıbbi komplikasyonlar için ne tip ve ne düzeyde tıbbi bakım gereklidir? Stabilizasyon için hemen hospitalizasyon gerekli mi yoksa ayaktan takip etmek yeterli mi?

 

Kilo kaybı genellikle ana kaygıdır. Kilo kaybına neden olabilecek organik hastalıklara yönelik sorgulama ve fizik muayene yapılması gereklidir. Hekim, kilo kaybına neden olabilecek olası organik nedenleri dikkatlice değerlendirilmelidir. Çocuk ve ergenlerde kilo kaybına neden olabilecek nedenler aşağıda sıralanmıştır:

 

Kilo Kaybının Tıbbi Nedenleri

 

Azalmış Alım

 

       Peptik ülser, özafagial hastalıklar

 

      Malignansi

 

      Kronik İnflamatuvar hasatalıklar

 

BozulmuÅŸ Absorbsiyon

 

      İnce barsak hastalıkları

 

Artmış Besin Kaybı

 

      Persisten daire

 

      Persisten kusma

 

      Diabetes mellitus

 

Aşırı Enerji Gereksinimi

 

      Hipertiroidi

 

      AteÅŸ

 

      Malignansi

 

      Parazitik enfeksiyonlar

 

      Kolestasis veya pankreatik yetmezlik

 

 

 

            Yeme bozukluklarında hastanın veya ebeveynin öyküde tanımladığı birçok davranışsal belirti vardır. AÅŸağıdaki tabloda olan belirtiler organik hastalıktan ziyade yeme bozukluÄŸunu düşündüren belirtilerdir.

 

Yeme Bozukluğu Öyküsü, Davranışsal Semptomlar

 

Besinler, kalori, kilo, yağ oranı ve perhiz ile aşırı iştigal etme

 

Kilo konusuna aşırı ilgi ve kaygı

 

Kilolu olmadığında bile perhiz

 

Kilolu olmasa bile ÅŸiÅŸman hissetme

 

Yemekten aşırı suçluluk veya utanma hissetme

 

Açlığı inkar

 

Normal miktarda yemiş olsa bile aşırı şişmiş hissetme

 

Aşırı egzersiz yapma

 

Sık sık tartılma veya vücut oranlarını ölçme

 

Yeme ritüelleri ve tuhaf yemeyle ilgili davranışlar

 

Gıda biriktirme veya atma

 

Başkaları birlikte ile yemekten kaçınma

 

Sekretif yeme

 

Yemeklerden sonra banyoya sık gitme

 

Kusma, laksatifler, egzersiz veya gıda kısıtlama yoluyla kilo kontrolünü sağlama

 

Sosyal ortamlardan çekilme

 

İrritabilite veya Duygudurum dalgalanmaları

 

Sıklıkla duygudurum kaymaları

 

Aşırı düzeyde kendini eleştirme

 

Arkadaşlardan kaçınma

 

Önceki hoşlandığı etkinlikleri yapmama

 

İmpulsif davranışların diğer tiplerini gösterme

 

 

             Tıbbi öyküde yeme bozukluÄŸuna eÅŸlik edebilecek en önemli fiziksel semptomlarda gözden geçirilmelidir. Hastalar bazen bu semptomları inkar edebilir veya önemsizmiÅŸ gibi davranabilirler. Sık fiziksel semptomlar aÅŸağıdaki tabloda gözlenmektedir.

 

 

 

Yeme bozukluğu Öyküsü, Fiziksel Semptomlar

 

Kilo kaybı ve kiloda sık dalgalanmalar

 

Amenore veya oligomenore

 

Bayılacakmış durumu

 

Letarji, güçsüzlük

 

Deri kuruluÄŸu

 

Ekstremite uçları mavimsi veya solukluk

 

Saç kaybı

 

Konstipasyon

 

Ödem

 

 

 

 

            Aile öyküsünde tam deÄŸerlendirme gereklidir. Yeme bozukluÄŸu olan hastaların aile ve yakın akrabalarında yeme bozukluÄŸu, madde kötüye kullanımı veya Duygudurum bozuklukları çok sık olması nedeniyle buna yönelik sorgulanma yapılmalıdır. Gıdalar ve kilo alımı konusunda ailenin kısıtlayıcı veya kontrol edici   davranışları da yaygındır.

 

            Fizik muayene; olası organik nedenleri ve yeme bozuklukların komplikasyonlarını araÅŸtırmaya yönelik olmalıdır AÅŸağıda tabloda yeme bozukluklarında fizik muayenedeki ayrıntılar görülmeketdir.

 

Yeme Bozukluklarında Fizik Muayene

 

Ortostatikler dahil nabız ve kan basıncı (bradikardi, kalori malnutrisyonunda ve dehidratasyonda ortostatik değişiklikler)

 

Vücut ısısı (kalorik malnutrisyonda hipotermi)

 

Beden Ağırlığı

 

Beden Kitle İndeksi

 

Fundoskopi (intrakranial kitleleri ekarte etmek için) ve görme alanı muayenesi (hipotalamik lezyonları ekarte etmek için)

 

Parotis bezi (kronik kusmada büyür)

 

DiÅŸ (Kronik kusmada diÅŸ minesinde erozyon)

 

Ergenlerde Seksiüel Olgunlaşmanın Derecelendirilmesi (Taner Evresi) (Malnutrisyona bağlı pubertal gecikmeler)

 

Kardivasküler muayene

 

Abdominal kitleler

 

Ekstremiteler, sıcaklık, ödem (kalori malnutisryonunda soğuk eller, ayaklar ve akrosiyanoz)

 

 

 

 

Labortauvar incelemeleri olası organik hastalıkları ve komplikasyonları araştırmaya yönelik olmalıdır. Kaolrik malnutrisyon, AN’da yaygın bir durum olup, başlangıç laboratuar test sonuçları genellikle normaldir. Ancak zamanla anormallikler başlar. BN olan hatsallar ciddi ve kronik hale gelmeden genellikle elektrolitler normal düzeyde çıkar. Eğer hastaya testlerin sonuçlarının normal olduğu söylenirse, inkarını güçlendirebilir. Doğru yaklaşım şöyle olmalıdır “ yapılan testler anormallik göstermiyor fakat yeme bozukluğu devam ettikçe tekrarlanması gerekir, fiziksel muyane ile saptanan malnutrisyonu laboratuar teyit etmeyebilir, bu sorun olmadığını göstermez”. Semptomlar kronik ise, minör anormallikler sergileyebilirler. Kalori malnutrisyonunda nötropeni, anemi ve tiroid işlev anormalliklerinin hafif anormallikleri gözlenebilir. Bunlar kilo aldırmanın ötesinde farklı tedavi genellikle gerektirmezler.

 

 


Not: "Yeme Bozuklukları Nelerdir?" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Yeme Bozuklukları Nelerdir?" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Kalp SaÄŸlığı Beslenme Diyet   Çocuklarda YetiÅŸkinlerde DiÅŸlerin Çürümesi   En Yakın Hastane   Sinüzit Nedir?   Beyin Kanaması Beyin Kanamaları   Bebeklerde ve Çocuklarda Aşı Planı   Mikrop Nasıl Bulaşır?   PiÅŸik Ve Tedavisi   HaÅŸimato Hasimato Hastalığı   Alkol Tedavisi Kronik Alkolizm   Erkek EÅŸcinselliÄŸi   Sistit Had İdrar Tutulması   Prostat Kanseri   Çalışan Annelere Çocuk Bakımı Önerileri   Hamilelik Giyim Gebelik Giysileri   Artrit Hastalığı Cerrahi Tedavisi   İntraserebral Hematom   Amipli Dizanterinin Belirtileri   Septisemi (Kan Zehirlenmesi)   Karın Zarı Hastalıkları   Sep Duyusal Uyandırılmış Potansiyeller   Hamilelikte DiÅŸ Tedavisi   Üveit   Tuvalet Alışkanlığı Tuvalet EÄŸitimi   Kanamalarda İlkyardım   AteÅŸli Eklem Romatizması   Kronik Alt Karın AÄŸrıları   Enfeksiyöz Mononükleozun Belirtileri Nelerdir?   AkciÄŸer Kanseri Tedavi Yöntemleri   Nefron Nedir?   Beyin Kanaması Nedir   Endometriozis   Çocuklarda Yanık Tedavisi   İlaç Bağımlılığı   Hepatit E   Çocuklarda Sünnet   Deli Dana Hastalığı Bovine Spongioforme   Vazodilatasyon Nedir?   Dirsek AÄŸrısı   AkciÄŸer Tümörleri   Bebek Emzirme Süresi Emzirme Süreleri   Günlük Kalori İhtiyacı   Diyabet (Åžeker Hastalığı) Ve DiÅŸ Tedavisi   BaÄŸ Yaralanmaları   Dev Meme   BaÅŸaÄŸrılarının DiÄŸer Nedenleri   Ürtiker Nedir?   Karında ÅžiÅŸkinlik   Akut Ve Kronik Kolit   Torasik Çıkış Sendromu   Omurga Yaralanmaları   Alkolün Etkileri Kalp ve Damar'a Zararları   Yeni DoÄŸan BebeÄŸin Beslenmesi   KaraciÄŸer Nakli Nedir?   Bebeklerde Aşılama   Boyun Omurları Boyun Omuru   Rh Faktörünün Anlamı Nedir?   Anne Sütü İle BulaÅŸan Sarılık   En Çok Rastlanan Zatürree Tipi Hangisidir?   Böbrek Taşı Hastalığı   İdrar Tıkanıklığı   Mide Ülseri   Çocuklarda Kulak AÄŸrısı   Asd Tedavisi   Atipik Pnomoni ve Mikoplasma Pnömoni   Mide Kanseri   Allerjik Burun Sinüs Hastalıkları   Menisektomi   Erkeklerde Cilt Bakımı   AkciÄŸer Hastalıklarına BaÄŸlı Göğüs AÄŸrıları   AkciÄŸer Hastalık Belirtiler Syanoz ve AteÅŸ   Zona Zona İçin Åžifalı Bitkiler   Göğüs Yapısı göğüs kafesi   Crigler Najjar Sendromu   Hipertrofik Nedbe Keloid   Vajinal Kaşıntı Vajinal Akıntı   Eklem Nedir?   Cushing Sendromu Cushing Hastalığı   Kan Tükürmek   Topikal Fluorid   Varis   Kalp Krizi Yüksek Tansiyon   Sıtma Nasıl Önlenir?   BoÄŸmaca Nasıl Anlaşılır?   Bademcik İltihabı ve Anji Hastalığı   Åžeker Hastalığı Tedavisi   Aşılanma ve kistik fibrozis hastalığı   Periferik Sinir Hastalıkları Cerrahisi   DiÅŸ Apsesi ve İltihap Tedavisi   Birincil Kemik Tümörleri   Karbondioksit Zehirlenmesi   Bel Fıtığı Belirtileri   Yeni DoÄŸmuÅŸ Bebeklerde Kanamalı Hastalık   Kansızlık Tedavisi   Düz Taban   AÄŸrı   Makula Dekolmanı   Mevsimsel Alerjik Rinit   LeÄŸen KemiÄŸi   Cüzzam Lepra Tedavisi   Mide Rahatsızlıkları Nelerdir?   Migren Nedir?   Konjenital Üriner Sistem Problemleri   İdeal Meslek Seçimi   AkciÄŸer Apsesi   Sinüs Enfeksiyonu   Diyaliz Korkusu   Bebeklerde Anne Sütü Beslenme   Omuz AÄŸrısının Sebepleri   Beyin Ölümü Nedir?   Yanık Kontraktürüyanık Cerrahisi   Bebeklerde Beslenmenin Önemi   Subtalamotomi   Prostat Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?   8 Aylık BebeÄŸin Beslenmesi   Adölesan Dönemi Beslenmesi   Et Beni Tedavisi   Hamilelikte Yolculuk Gebelikte Seyahat   Prostat Ameliyatı   Primitif Nöroektodermal Tümör   Subfrenik Abse Nedir?   Kalp Kapağı Ameliyatı   Antibiyotikler   Talasemi Minör   Hemolitik Hastalık   Tansiyon Nedir   Gebelikte İlaç Kullanımı Hamilelikte İlaçlar   Brucella Hastalığı Nedir?   Dumping Sendromu Diyeti   Alkol Zehirlenmesi Belirtileri   Çocuklarda Burun Kanaması Burkulma Yanık   Beyin Kanamasi   Çapraz BaÄŸ Cerrahisi   Ülser Ve Sigara   Hirschsprung Hastalığı Nasıl TeÅŸhis Edilir?   Kalp Anevrizması   Somatizasyon BozukluÄŸu   Kulunç Romatizması   Hepatit B   Demir Zehirlenmesi   Ağız İçi Tümörü Belirtileri   Sinüzit BaÄŸlı BaÅŸ AÄŸrısı   Migren Krizi   Göz Sulanması Nedir?   Normal Penis GeliÅŸimi   Çocuklarda Bebeklerde Havale Geçirme   Aura Dönemi Belirtileri   Aşılanma ve kanser Aşısı   Bunamaya Sebep Olan Hastalıklar   Menopoz döneminde Beslenme   Kornea Nakli Kornea Ameliyatı   Burun EstetiÄŸi Ameliyatı   Gözde arpacık tedavisi   İnek Yüzü DuruÅŸu   Kakalak Nedir Astım Nedeni   Farenjit Tedavisi   Tarsal Tünel Sendromu Tts   Iqs Sigara Bırakma Merkezi   Enfeksiyöz Mononükleozun GeliÅŸme Süresi   Aşılanma ve splenektomi   Tiroid Bezinin Fazla Çalışması   Omuz AÄŸrısı Nedenleri   BronÅŸit   Diabet Ve Göz   Beyin İltihabı Ensefalit   Ayak BaÅŸparmağında Çıkıntı   Karın Hastalığı Sebepleri   Ambulansta Bulunması Gereken Malzemeler   Anevrizma Kliplenmesi   Cüzzamın Tedavi Yolları   Yumurtalık Kanserleri   Aile Planlamasının Amacı   BronÅŸial Astım Nöbeti Astma   Kornea   Miyop   Kafatası Yaralanmaları   Gonore Nedir?   Yılancık Deri İltihabı Cilt Bakımı   BebeÄŸinizin Göz Rengi Ne Olacak?   Fenilketonüri Nedir Hastalığı Çengelli Kurt