Viral Hepatitler ve Aşılama - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Viral Hepatitler ve Aşılama

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:

Viral Hepatitis

Viral Hepatitler ve Aşılama

Viral hepatitler 1940 yılında McCOLLUM'96' tarafından, kuluçka dönemlerine ve epidemilerine ve epidemiyolojik özelliklerine bakılarak, enfeksiyöz hepatit tip A ve tip B virüsleri tarafından meydana getirilenler olmak üzere birbirinden farklı iki etiyolojik gruba ayrılmıştı.

Hepatit A virüsü enfeksiyonuyla ilgili olarak son yıllarda pek fazla gelişme kaydedilmiş değildir. Avustralya antijeninin ve bunun, spesifik bir enfeksiyon göstergesi (marker) üzerindeki etkilerinin keşfedilmesi sayesinde, hepatit B'de olduğu gibi hepatit A'da da birçok bilinmeyen unsuru açıklamak, mümkün olmuştur. Bu arada non-A, non-B hepatit de farklı bir enfeksiyon olarak ayrılmıştır (Hepatit C). Bu son hepatit türü, aralarında epidemiyolojileri henüz pek iyi bilinmeyenlerin de bulunabileceği bir veya birkaç virüsle ilişkili olabilir.

Epidemiyoloji

Hepatit A

Hepatit A, ora-fekal ve parenteral yollarla ve belki de daha başka yollarla geçen, bulaşıcı bir hastalıktır. Dünyanın her yanında endemik olarak bulunan bu enfeksiyon, değişik şiddet derecelerinde epidemilere yol açar. Bilindiği kadarıyla hepatit A virüsü, cinsel ilişkiyle bulaşmamaktadır.

Hastalığın subklinik çeşitlerine de sık rastlanır. Virüsle temas öncesinde veya kuluçka döneminin başlarında 0.02-0.12 ml/kg
% 16 immüngiobülin kullanılması, enfeksiyonu önlemese bile klinik hastalığı engellemekte veya değişikliğe uğratmaktadır.

Elektron mikroskopuyla çalışan FEINSTONE ,44) 1973'te, hepatit A'nın akut fazı başlangıcındaki hastaların dışkılarında, virüs-benzeri partiküller bulmuş ve MS suşuyla enfekte kimselerde bu partiküllere karşı antikorların mevcut olduğu gösterilmiştir. Hastaların dışkılarından izole eden viral partiküllere karşı antikor geliştiği de gösterilmiştir.
27 nanometre büyüklüğündeki kürecikler ÅŸeklinde olan bu partiküller, kültürde üretilmesi olanaksız enterovirüs tipleridir; özellikle dirençli olan bu partiküller, 20 °C'de aylarca canlı kalabilir.

Anti-A antikorlarının (HA Ac) varlığını kompleman bağlanması, radyoimmünoassay veya immünoadherans yöntemleriyle göstermek mümkündür. Hepatit A virüsünün tek kaynağı insandır. Bu virüse karşı antikorlar (HA Ac7), erkenden gelişerek yıllarca varlığını devam ettirir. Hastalığın bulaşması öncelikle, fekal kontaminasyonla ilişkilidir.

Kontaminasyon, virüsün dış koşullara karşı olağanüstü dirençli olması nedeniyle dolaylı yoldan cereyan eder. İnsandan insana doğrudan kontaminasyon, nadirdir.

Bu enfeksiyon genellikle, ellerin kirli, pis olmasıyla ilişkilidir. Fransa'da 20 yaşından büyüklerin % 60 ve 40 yaşından büyüklerin % 80 kadarı, bu antikoru taşımaktadır.
Hepatit A virüsünün hücre kültüründe üremesiyle ilgili son çalışmalar, hepatit A aşısının birkaç yıl içerisinde geliştirileceği ümidini vermiştir.

Hepatit B

Insidansının yüksek olması nedeniyle hepatit B enfeksiyonu, bir halk sağlığı sorunudur. Dünyanın her yanında yaşayan 250 milyon insan, bu virüsün kaynağıdır. Fransa'da popülasyonun binde beşi, hepatit B virüsü kaynağıdır.

Yakın zamana kadar hepatit B'nin yalnızca parenteral yoldan bulaştığı düşünülmekteydi. Ancak hepatit B enfeksiyonu sayısındaki büyük artışları, yalnızca bu bulaşma yoluyla açıklamak, mümkün değildir.

Günümüzde bu virüsün, öncelikle 3 yoldan bulaşabildiği bilinmektedir:

- Anneden-çocuğa; perinatal dönemde, -Parenteral yoldan,
- Cinsel yoldan.
Bunların bir popülasyondaki nispi önem dereceleri, hastalığın ve asemptomatik taşıyıcıların insidansına bağlı olarak dünyanın çeşitli yerlerinde başka başkadır. Bu hastalığın, bilinen bir vektörü yoktur.
HBsAg, vücuttaki birçok sıvıda ve salgıda, bu arada tükürükte, safrada ve menide mevcuttur. Bu özellik, hastalığın oral veya veneral yoldan bulaşmasına açıklık getirmektedir.
Hepatit B epidemiyolojisi, enfeksiyonu bulaştıran HBsAg taşıyıcılarının varlığıyla bağlantılıdır. Akut, minimal veya subklinik hepatit B vakaları, kontaminasyon kaynağı olarak fonksiyon görür.
Kronik taşıyıcılar, bir başka kontaminasyon kaynağıdır. Karaciğer kanseri veya sirozu vakalarıyla kronik hepatit vakaları, bu türdendir.

Asemptomatik HBsAg taşıyıcıları da, önemli bir kontaminasyon kaynağıdır. Bunlar Avrupa ve ABD'de daha seyrek (sırasıyla % 0.8 ve % 0.1), Asya ve Afrika'da ise daha sık ( % 20-40) görülür. Sağlıklı (asemptomatik) taşıyıcıların çok büyük bir bölümü, erkektir.
Hastalık, perinatal olarak da bulaşabilir. Asemptomatik HBsAg taşıyıcılarından doğan bebeklerin % 30-50 kadarı, birinci yaşlarını doldurduklarında seropozotif bulunmaktadır.
Yakın yıllarda yapılan birçok çalışma belirli popülasyon gruplarının, hepatit B gelişmesi bakımından daha elverişli olduklarını ortaya çıkarmıştır.
Hepatit B aşılaması, şu gruplarda önerilmektedir:

Virüsle temas öncesi:

- Medikal ve paramedikal personel,
- Hemodiyaliz hastaları ve hemodiyaliz bilimlerinde çalışan personel,
- Çok sayıda kan transfüzyonu uygulanan hastalar,
- Sokak kadınları,
- EÅŸcinseller,
- Kronik taşıyıcıların eşleri ve diğer aile bireyleri,

Hepatit B virüsü, Viral Hepatit

Kanda üç çeşit partikül vardır:

1. Yalnızca karaciğer hücreleri (hepatositler) içerisinde üremesi nedeniyle hepadenovirüsler ailesine dahil olan, 42 nanometre büyüklüğündeki küçük bir virüstür. Hepatit B virüsünün üremesi, oldukça kusurludur ve hastanın kanında aşağıdaki şekillerde bulunabilen, bol miktarda HBsAg zarf materyalinin yapılmasıyla karakterizder.
2. 20-22 nanometre çapında küresel parçacıklar,
3. Uzunlukları değişik olabilen, ancak çapları yine 20-22 nanometre arasında değişen uzun, tüp biçimi çomaklar.

Hepatosit tarafından meydana getirilen Dane partikülü, DNA'yı içeren HBcAg nükleokapsidini saran HBsAg zarfından oluşan tam virüsü temsil eder.

Hepatit B virüsünün immünolojisi

Hepatit B virüsünün birçok spesifik işaretleyicisi (marker) vardır:

1. Yüzey antijeni: HBsAg antijeni ve antikoru
2. Nükleokapsid antijeni: HBcAg ve antikoru
3. HBV DNA ve HBV DNA polimeraz
HBsAg partiküllerinin tamamı spesifik bir grup antijen (a) ve; d veya y, ya da; w veya r subdeterminant çiftlerinden birine sahiptir.
Hepatit B hastalığı sırasında:
-HBsAg, klinik belirtiler ortaya çıkmadan yaklaşık 2 hafta önce pozitif olarak kalır.
Bu antijene karşı gelişen antikor olan anti-HBs, antijenin ortadan kaybolmasından 2-8 hafta sonra gösterilebilir.
-HBc antijenine karşı meydana gelen antikor (anti-HBc), klinik belirtilerin gözükmesinden kısa süre sonra ortaya çıkar ve iyileşme tamamlandıktan sonra yıllarca, anti-HBs ile birlikte varlığını devam ettirir. Beraberinde anti-HBc olsun ya da olmasın anti-HBs varlığı, bağışıklık göstergesidir.
- e sistemi (HBeAg), virüsün kor antijeniyle ilişkilidir ve göründüğü kadarıyla da hepatitin kronikleştiğini veya daha ağır bir şekle dönüştüğünü işaret eder.

Hepatit B profilaksisi, Akut Viral Hepatit

Spesifik immünglobülinin veya bu mevcut olmadığı takdirde polivalan immünglobülinin düzenli aralıklarla enjeksiyonu, pasif koruma sağlayabilir. İki ayı aşmayan aralıklarla düzenli olarak uygulanan 500 İÜ spesifik gamma globülin veya 13 mg/kg polivalan gamma globülin enjeksiyonlarının etkili olduğu defalarca kanıtlanmıştır.

Immünoglobülin kullanılarak alınan immünoprofilaksi sonuçlarının yeterli olmaması üzerine laboratuvarlar bir hepatit B aşısı geliştirmek üzere çalışmalar başlatmıştır.

Tehlikesiz olmasının sağlanması, böyle bir aşının geliştirilmesi sırasında karşılaşılan en önemli sorun olmuştur. Hepatit B virüsüne duyarlı tek hayvan şempanze olduğundan ve bu deney hayvanı da kolay kolay bulunamadığından, araştırmalar zaman zaman yavaşlamıştır.
1971'de Krugman, 86 çocukların aşılamasında 1 dakika süreyle 98 °C'de ısıtılan HBsAg pozitif serum kullanarak, cesaretlendirici sonuçlar elde etmiÅŸtir.

Hepatit B virüslerinin kültürde üretilememesi, antijen kaynağı olarak kronik HBsAg taşıyıcılarının sorumlarını kullanma fikrinin ortaya atılmasına neden olmuştur. Böyle bir serumdan aşı hazırlanabilmesi için, içerisinde bulunan bütün serum proteinlerinin uzaklaştırılması ve yalnızca HBsAg kalmasının sağlanması gerekir.
HBs antijeni, zarf genleri tarafından yapılan 3 ayrı proteinden meydana gelmiştir; bunlar bir epitop mozayiği oluşturur:

1. S proteini 226 Aa içerir ve anti-HBs antikorlarının meydana gelmesine neden olan HBV zarfının ilk komponentidir.
2. M proteini, S ve Pre-S2 içerir.
3. L proteini S - Pre-S2 ve Pre-S1 içerir ve en büyük proteindir.

Pre-S2 proteini, S proteininde bulunmayan, immünodominan bir epitop içerir. 1984'e kadar, ağşıklığın sağlanmasında yalnızca B proteinlerinin rol oynadığı düşünülürdü. Ancak NEURATH 107 tarafından yapılan son araştırmalar Pre-S'in önemini ortaya koymuş ve bunun biyolojik fonksiyonlarıyla, S proteinlerinin biyolojik fonksiyonları arasındaki farkları göstererek Pre-S'in ileri derecede immünojen olduğunu kanıtlamıştır. Bunlar, spesifik antikorların sentezinden sorumludur.
S ile birlikte Pre-S'in varlığı, aşının etkinliğini artırır.
Anti Pre-S, bağışıklıkta ve enfeksiyona karşı korunma sağlanmasında birçok role sahiptir:
a) Hepatit B virüsünün aktivitesini nötralize ederek enfeksiyonu önler. Enfeksiyon gelişip iyileştikten sonra Pre-S2 hızla ortaya çıkar ve iyileşmenin tam olduğunu gösterir.
b) Hepatit B virüsünün karaciğer hücre membranma bağlanmasını engeller.
c) Enfeksiyondan sonra kısa zamanda ortaya çıkar ve konsantrasyonu, anti-HBs konsantrasyonuyla birlikte hızla azalır.
d) Hevac B ve Gen-Hevac B, Pre-S proteinleri içeren yegane aşılardır.
Bugün kullanılan ve HBsAg'den hazırlanan aşı, 1975 gibi erken bir tarihte MUPAS10 tarafından Tours Viroloji Enstitüsü'nde geliştirilmiştir. Bu aşı aynı yıl hemodiyaliz birimlerinde yapılan klinik çalışmalarda kullanılmaya başlanmış ve 5 yıl sonra da Hevac B adı altında klinik kullanıma sunulmuştur.

Kronik Viral Hepatit

Hevac B, üç karakteristik özelliğe sahiptir:

1) İnsan serumundan hazırlanır
2) Tam Dane virüsünü değil, yalnızca HBs zarf antijenini içerir.
3) ad ve ay virüs alt-tiplerinin her ikisini birden içeren ve böylece de hepatit B'ye karşı tam korunma sağlayan tek aşıdır.
Bu aşının hazırlandığı serum, sağlıklı HBsAg taşıyıcılarından; yani klinik hepatit belirtisi bulunmayan ve transaminaz düzeyleri normal olan kimselerden alınır.
Tam virüs veya HBeAg içeren serumlar, Hevac B imalatında kullanılmaz. Ayrıca saflaştırma işlemleri diğer virüslerin, immün komplekslerin ve serum proteinlerinin uzaklaştırılmasını sağlar. Bu aşının hazırlandığı serumların alındığı donörlerin hepsi, 1985'ten beri HIV testine tabi tutulmaktadır.

Ayrıca HBsAg, formol etkisiyle inaktive edilir; adjuvan olarak alüminyum hidroksit kullanılan bu aşı, hem ad hem de ay alt-tiplerini içermektedir.
Yapılan yayınlar şunları göstermektedir:

1. Sağlıklı kimselerde:
- 3 enjeksiyondan sonra, aşılananların % 95'inde serokonversiyon meydana gelmekte ve bunlar anti-HBs pozitif duruma geçmektedir. Bir yıl sonra uygulanan bir rapel, serokonversiyon oranını % 98'e yükseltir. Daha sonra da her 5 yılda bir rapel uygulanması önerilmektedir.
2. Hemodiyaliz vakalarında:
3. HBs-pozitif annelerden doğan ve doğumda, birinci ayda ve ikinci ayda Hevac B ile aşılanan yenidoğanlarda:
- Aşıyla beraber spesifik immünglobülinler verilsin ya da verilmesin bebeklerin 95'inde serokonversiyon elde edilir.
4. Hastanın yaşı ve cinsiyeti, elde edilen bağışıklık cevabının kalitesi üzerinde etkilidir. Örneğin antikor cevabı, 40 yaşının üzerindekilerde pek iyi değildir; ABD'de yapılan çalışmalar sırasında kadınlarda, erkeklere kıyasla daha iyi bağışıklık cevabı elde edilmiştir. Bu fark ayrıca, anti-HBs antikor cevabı kinetiğinde de göze çarpar ve bu bağışıklık cevabı, 40 yaşının üzerindekilerde daha geç görülür.
5. Pasif immünoprofilaksiyle immünizasyonun birlikte uygulanması, aşıya alınan cevabı olumsuz yönde etkilemez. Bu uygulamanın herhangi bir geçimsizliğe neden olmadığı, birçok çalışmada gösterilmiştir.
6. Hepatit B aşısının (Hevac B) diğer aşılarla (DPT, Tetracoq, DT Polio, sarı humma, kızamık, BCG) birlikte kullanılabileceği gösterilmiştir


Not: "Viral Hepatitler ve Aşılama" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Viral Hepatitler ve Aşılama" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Bebeklerde Sindirim BozukluÄŸu   Apandisit Nasıl OluÅŸur?   ÅžiÅŸmanlık ÅžiÅŸmanlık Cerrahisi   Kırık, Kemik Kırıkları   Kızamık Nedir Belirti Ve Bulguları Nelerdir   Nefes Alma Teknikleri   Bakteriyel Artritin Tedavi KoÅŸulları Nelerdir?   Viagranın Bilinen Yan Etkileri   DiÅŸ Kırılması Tedavisi   Antraks Yaygın Bir Hastalık Mıdır?   Derin Ven Trombozu   Göğüs DikleÅŸtirme   20 YaÅŸ DiÅŸleri   Huntingtom Nedir?   Floroskopi X Işını Tanısal Radyoloji   Gırtlak Kanseri Hastalığının Belirtileri Nelerdir?   Kas Krampları   Oligodenerogliom   Emosyonel Enkontinans   Lenfosit Nedir?   Lumbago   Köprücük Kemik, Köprücük KemiÄŸi Nerededir?   Kalp Kapağı Ameliyatı   CiÄŸer Sönmesi Öldürücü Olabilir Mi?   Kistik Fibroz   Otoloji   Horlama Tedavisi Fiyatı   Mide Ülserinde Dikkat Edilmesi Gerekenler   Miyokard Enfarktüsüne BaÄŸlı AÄŸrılar,   Transtrakeal İğne Ventilasyonu   Erkeklerde Cilt Bakımı   Trigliserid Nedir?   Cinsel Estetik Nedir?   Kızamıkla İlgili Merak Ettikleriniz   Prozac Likit ilacı   Kemik Pelvis   Guatr Sebepleri   Lenf Kanseri Tanısı   Aids Virusu Lav Htlv III   İnfertilite Ve Ovulasyon Takibi   YetiÅŸkinlerde Ortakulak İltihabı   Koroner Anjiyografi Nedir?   Enflamasyon Nedir?   Tansiyon Düşüklüğü DeÄŸerleri ÇeÅŸitleri   Endojen Depresyon Nedir?   DiÅŸler için Ozon Tedavisi ve Lazer   Romatizmal polimiyalji Nedir?   Rahim Dışı Gebelik Sonlanması   Apse Nedir?   Aşıların Yan etkileri   Sedef Hastalığı Tedavisi   BoÄŸmaca Nedir?   Echo Virüsü Ciddi Bir Hastalık Mıdır?   Bebeklerde Zeka GeriliÄŸi Mongolizm Nedir?   Åžok Geçirme Bilinç Kaybı   Dogmamis Bebegin Anne Karnindaki Gelisimi Evreleri   Anaerob Bakteri Pnömonileri   Gastritin Sebepleri   Mandibula KemiÄŸi Nedir?   Fiziki Alerji Nedir?   Pulmoner Darlık   Osteoartrit Önlenebilinir Mi?   AİDS Virüsü BulaÅŸtığında Yapılacaklar   Bebeklerde Pamukçuk   Mide Ülseri Nedir Belirtileri Nelerdir   Kortizon, Eklem Zedelenmesini Önleyebilir Mi?   Kirpik Kaynağı Kirpik Dökülmesi   Romatoid Artrit   Rayno Fenomeni   İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Astıma Yararlı Olabilir Mi?   Dil Kanseri   Geç BoÅŸalma Nedir?   AkciÄŸer Kanseri Nedir Belirtileri Nelerdir   Sellulit Selulit Selülit Tedavisi   Cinsel İstek Kaybı   Mide Bulantısı Nedir?   Konjenital Üriner Sistem Problemleri   KaraciÄŸer Fonksiyon Testleri   Tifo Paratifo İshal AteÅŸ   Çocuklarda Sinüzit   Apandisit Hastalığı Ne Kadar Yaygındır?   Baygınlık Yaralıya İlk Mudahale   Pankreas Kistleri   Kalın Bağırsak Hastalıkları   Sezaryenle DoÄŸum   Aşılanma ve kanser Aşısı   Alzheimer Hastalığı Tedavisi   İnme Ve Nedenleri   Apandisitin En İyi Tedavi Yolu Nedir?   Hipofiz Bezi Rahatsızlıkları   Kalça KemiÄŸi   Saç GençleÅŸtirme   Kalça Kireçlenmesi Osteoartriti   Vajina Kanseri   Anal Fistül   KaraciÄŸer Sirozunun Belirtileri   Ağız İçi Tümörü Belirtileri   Portör Ne Demektir?   Ses Telleri   Arteriyovenöz Malformasyon   Beyin Hastalıklari ve Tedavisi   Çiftçi BronÅŸiti   Ayak Bakımı Ayak SaÄŸlığı   Katarakta Yol Açan Nedenler   Veba Ciddi Bir Hastalık Mıdır?   Kansızlık   Gözkapağı İltihabı Nedir?   Kansızlık İçin Beslenme Önerileri   Omuz Çıkığı   Çıkık Nedir?   Bebeklerde PiÅŸik   Boyun AÄŸrısı Nedir?   BaÅŸaÄŸrısı Ve Migren   Konik Kemikler   Kızamık   Ani Atardamar Tıkanıklığı   Lens Kullanımı   Romatizma Boyun AÄŸrısı ve Bursit   KaraciÄŸer İltihabı Hepatit   Glokom   Meme Büyütme Nedir?   Alkol Bağımlılığının İlaç İle Tedavisi   Böbrek Kanserinin Tanısı   Diabet Ve Göz   Göğüste Su Toplanması   Besin Reddi ve Besin Alerjileri   Multipl Skleroz Nedir?   Elektrokardiografi Nedir?   Mastektomi   Omuz AÄŸrısı   Gammaglobülin ve İmmün yetmezlik Sendromu   Meme EstetiÄŸi Ameliyatı Nedir?   Hepatit G   Labioplasti   Çene Eklemi BozukluÄŸu   Uyuz   Epiloia Nedir?   Katarakt Hakkında DoÄŸru Ve Yanlışlar   Sinüzit Tedavisi Nasıl Yapılır?   Sistit   Boyun Kireçlenmesi, Boyunda Kireçlenme   Hepatit B Hakkında Bilinmesi Gerekenler   Dalak   Ağız ve DiÅŸ Bakımı   Sınırlı Karın Zarı İltihabı   Bulaşıcı Hastalıklar Nelerdir?   Enfeksiyöz Mononükleozun GeliÅŸme Süresi   KurÅŸun Zehirlenmesi   Omurga Nedir Omurga Kemikleri   Panik Atak Nedir?   Bel AÄŸrıları Bel Fıtığı   DoÄŸuÅŸtan Kalça Çıkığı Nedir?   Burun Kanaması Neden Kaynaklanır?   AkciÄŸer Cerrahisi   Sinus Kanseri   Elektroforesis Nedir?   Adale Romatizması Belirtileri   Çocuklarda Ortakulak İltihabı   KaraciÄŸer Sirozu İle YaÅŸamak   Çocuklarda Göz Hastalıkları   Bel AÄŸrılarından Korunma Yolları   Omuz Artroskopisi   Böbrek YetmezliÄŸi   YaÅŸlılık Lekeleri   Burun Kanamaları Nasıl Kontrol Altına Alınabilir?   Antraksın Tedavisi Nasıl Yapılır?   Göğüs EstetiÄŸi   TavÅŸan AteÅŸi   Sigara Neden Zararlıdır?   Kolitist   Ercp   Mantar Hastalığı (Aktinomikoz)   Kene Nedir?   Damar SertliÄŸi Tedavisi   Düz Taban   Kalp Krizi Belirtileri   Mide Hastalıkları   Astımatik Krizler Anî Gelir Mi?   Vajinal DuÅŸ   Safra Kesesi Hastalığı