Verem Hastalığı - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Verem Hastalığı

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:

Verem Nedir, Verem Hastalığı Hakkında

Verem, dünya üstünde çok yayılmış hastalıklardan birisi­dir. Vücudun birçok yerlerine girerek oralarda kendisini türlü türlü ÅŸekillerde gösteren bu hastalık, musallat olduÄŸu kimse­nin vücudunu, sinsi sinsi kemirerek, zayıflatıp tehlikeye düşür­düğü için ona karşı bütün dünyada büyük bir savaÅŸ açılmıştır.

Verem, vücudun birçok organlarında, ayrı ayrı bozukluk­lar ve arızalar hâsıl etmesi itibariyle, doktorluÄŸun hemen bü­tün ÅŸubelerini ilgilendiren geniÅŸ ve karışık bir mevzu halinde­dir.

Verem Aşısını kim buldu?
Veremi yapan mikrop bir Alman âlimi tarafından keÅŸfe­dilmiÅŸ olan çomak ÅŸeklindeki (verem basili). KeÅŸfedenin adı ile (Koch basili) diye de anılır. Bu mikrop, ufak, kıvrık, içinde noktacıklar gösteren bir çomaktır. Hastaların hastalık bulunan organlarına göre kanlarında; yaraların kanlı ve cera­hatli ifrazlarında, bazı hallerde hastaların büyük abdes, idrarlarında ve balgamlarında bulunur. Laboratuarlarda bu mik­ropları aramak, bulmak ve üretmek mümkündür.

Verem mikrobu insanlarda, sığırlarda, kuÅŸlarda ve soÄŸuk kanlı hayvanlarda görülmekte olduÄŸuna nazaran dört tip ha­linde bulunmaktadır. İnsan ve sığır verem mikropları birbiri­ne çok benzer. İnsana ait olan, sığırlarda hastalık hâsıl ede­bildiÄŸi gibi sığırlarınki de insanlarda hastalık yapabilir.
Verem mikroplarının bir takım zehirleri vardır. Verem hastalığı birçok sıkıntılı arızalar ve zehirlerle hâsıl olur.

Verem mikrobu insan vücuduna çeÅŸitli kapılardan girer. Bunlardan en baÅŸta gelen teneffüs yollarıdır. Veremli kimsele­rin öksürürken ağızlarından, burunlarından fırla­yan ve içinde verem mikrobu bulunan tükürük ve balgam dam­lacıkları saÄŸlamların ağız ve burunlarına bulaÅŸtığı zaman mik­rop teneffüs yollarından, içeriye girerek akciÄŸerlerde oturur ve orada bir odak teÅŸkil eder.

Verem mikrobu hastalardan çıktıktan sonra güneÅŸ, ışık ve aydınlıktan mahrum karanlık köşelerde uzun müddet ya­ÅŸamakta olduÄŸundan bu mikropla bulaÅŸmış yatak takımları, perdeler, halılar, eski kitaplar... gibi eÅŸya mikrobun etrafa bu­laÅŸmasında rol oynayabilirler.

Verem mikropları bulaşık sütler ve kirli ellerle ağız yolun­dan da vücuda girebilirler. Bu takdirde mideyi geçip bağır­saklara gelirler ve bağırsakların lenfa boÄŸumlarında yerleÅŸip bir odak hâsıl ederler.

Verem mikrobunun gözlerden içeriye girdiÄŸini söyleyen­ler de vardır.
Veremli insanlar hiç bir saÄŸlık tedbirine kıymet verme­den sokaklara, evlere ve açık yerlere kayıtsızca tükürecek olur­larsa bunlardan çıkan ve içinde pek çok mikrop bulunan bal­gamlar etrafa yayılarak toz ve topraklara karışıp kuruyarak bu suretle saÄŸlam insanların teneffüs yollarına geçer ve has­talığı husule getirirler.

Teneffüs yollarından akciÄŸerlere giren verem mikropları ciÄŸerin birçok yerlerinde oturup oradan vücuda yayılarak ne­ticede yine akciÄŸerde yerleÅŸerek (akciÄŸer veremi) dedikleri en çok görülen verem ÅŸeklini ortaya çıkarırlar. Bu hastalık bün­yeye ve hastanın mukavemetine göre türlü ÅŸekiller gösteren bir illettir.

Verem Hastalığının Belirtileri, Verem Hastalıkları

Verem Hastası Belirtileri; Halsizlik, yorgunluk, sebepsiz gibi görünen zayıflamalar, kan tükürme, öksürük, ateÅŸ ve terlemelerle ken­disini gösteren akciÄŸer veremi, dört nala giden ve çok çabuk öldüren ÅŸekillerinden tutunuz da, uzun yıllar birçok sıkıntılar­la yatakta yatmaÄŸa mecbur eden ve hastayı, bir mum gibi günden güne zayıflatıp eriten ÅŸekillerine kadar, pek çok saf­halar gösteren sinsi ve korkunç bir hastalık halindedir.

AkciÄŸerlerde husule gelen bu safhaları iyice görüp anla­mak için (Röntgen) en iyi bir teÅŸhis vasıtasıdır.

Akciğer veremleri sırasında akciğerlerde hâsıl olan yara ve iltihaplar dolayısıyla bu organlarda türlü türlü bozukluklar ortaya çıkabilir.

Bazı defa akciÄŸerin bir veya birkaç noktasında beliren ilti­haplar, vücudun müdafaa kuvvetleri karşısında, az zamanda, kapanıp kireçlenebildikleri halde, bazı defa da iltihaplar git­tikçe ilerleyerek ve akciÄŸerlerin çürüdüğüne delâlet eden bir takım (boÅŸluklar) hâsıl dip bütün ciÄŸerlerin harap olmasına sebebiyet verebilirler.

Uzun yıllar sinsi bir halde devam edebilen akciÄŸer vere­minin bütün safhalarında hasta, hastalık, günlerinin önemli bir kısmını ayakta gezmekle geçirebildiÄŸinden balgamlarında pek çok verem mikrobu bulunan bu gibi hastaların, mikrop­ları etrafa saçmamak için, çok dikkatli hareket etmeleri lâzım gelir. Böyle olmadığı takdirde saÄŸlam insanların bu gibi has­taların etrafa saçılan tükürük ve balgamlarıyla verem mik­roplarına bulaÅŸmaları pek tabiidir. Küçük çocuklar verem mikrobuna karşı gayet hassastırlar. Bunlar, öksürüp aksıran ve balgamında mikrop bulunan bir veremlinin aÄŸzından fırla­yan tükürük damlacıklarına karşı bulunmak zorunda kalır­larsa ağız, burun ve teneffüs yollarından mikrobu kolaylıkla alabilirler.

Hatta bunların gözleri ile de mikropları alıp vereme bu­laÅŸtıkları ve bu tesirle çocuÄŸun vücuduna giren verem mik­roplarının boyundaki lenfa bezlerine gelip oturarak onların ÅŸiÅŸirdikleri (sıraca) ve ilk verem odağını orada hâsıl ettikleri her zaman görülen hallerdendir.

Zaten verem mikropları vücuttaki lenfa bezlerini çok se­verler. Bedene ilk girdikleri zaman lenfa yollarından ilerleye­rek vücudun boyun, iki akciÄŸer arası, koltuk, kasık gibi yerle­rindeki lenfa bezlerine yerleÅŸerek uzun müddet oralarda canlı kalabilirler.

Buralarda sinsi bir tarzda oturan mikroplar, yorgunluk, uykusuzluk, açlık, sefalet gibi vücudu zayıf düşüren birçok se­beplerle günün birinde azgınlaÅŸarak kana karışırlar ve vücu­dun bazı organlarına gelip oturarak orada verem iltihabı ve yaralarını hâsıl ederler.

îşte bu suretle azgınlaÅŸan verem mikroplarının kana karı­ÅŸarak beyin zarlarına oturup orada (verem menenjiti) dedikle­ri hastalığı hâsıl etmesi mümkün olduÄŸu gibi gırtlakta otura­rak (gırtlak veremi), böbrek te oturarak (böbrek veremi), gö­ÄŸÃ¼s boÅŸluÄŸunda, akciÄŸerde ve akciÄŸerlerin üzerini kaplayan in­ce zarlarda hastalık hâsıl ettikleri her zaman görülür.

Bunlardan baÅŸka verem mikropları kemikleri, kemiklerin içindeki ilikleri, organların oynak yerlerini (eklem'leri) de tu­tabilirler. Oralarda sık sık yerleÅŸerek uzun süren iltihaplar yaptıkları görülür.

Böylece (kemik veremi), (eklem veremi) denilen şekiller ortaya çıkar. Bazı hallerde gözlerde, kulaklarda bile verem hastalığının . yaptığı bir sürü sıkıntılı arızalara rastlamak mümkündür.
Deri üzerinde verem mikroplarından hasıl olan yaralar (lüpüs) uzun yıllar süren, insanı pek ziyade rahatsız eden has­talıklar halindedirler.

Verem İrsi değildir

Verem hastalığı insanlara babadan ve anadan geçen irsî bir hastalık deÄŸildir. Veremli ana ve baba­dan doÄŸan çocuklar zayıf bir halde ve belki de vereme istidatli bir bünyede doÄŸabilirler. Fakat veremli olarak doÄŸmazlar. Onların verem hastalığı almaları doÄŸduktan sonra ana ve ba­balarının ve baÅŸka yakınlarının saçtıkları mikroplarla bulaÅŸ­mak suretiyle olur.

Veremli ana ve babanın çocuğunu, doğar doğmaz, ailesi arasından alıp temiz bir muhite götürecek olursak onu verem hastalığına tutulmadan, sağlam ve gürbüz olarak, büyütmek kabildir.

Fakat toplum halinde ve bilhassa kalabalık ÅŸehir ve kasa-balarda yaÅŸayan insanlar, ne kadar dikkat edilirse edilsin, ço­cukluk ve gençlik çaÄŸlarında iken etraflarından, az miktarda da olsa, yine mikrop alırlar. Vücutlarına giren bu mikrop eÄŸer hastalık husule getirmezse bedenin gizli köşelerinde, lenfa bez­lerinde saklanır, aÅŸikâr bir hastalık yapmadan, uzun yıllar, oralarda canlı kalır.

Birçok tecrübeler kalabalık yerlerde yaÅŸayan insanların bilhassa ÅŸehir ve kasabalarda küçük yaÅŸtan itibaren verem mikrobu ile bulaÅŸtıklarını fakat ona mukavemet edip hasta­lanmadıklarını göstermektedir.
İnsanların gizli bir ÅŸekilde verem mikrobuna bulaÅŸmış ol­malarının bir bakımdan faydası vardır. Çünkü çok zarar gör­meden alınan bu ilk hastalık mikroplarının vücutta gizli bir halde kaldıkça, sonradan gelecek verem hastalığına karşı vü­cudu korumakta oldukları anlaşılmıştır.

îşte bu suretle ilk defa mikrobu almış fakat ondan büyük bir zarar görmemiÅŸ olan kimselerin, vücutlarını çok yormadıkça ve verem hastalığına tutulmadıkları, bu suretle ilk alı­nan verem mikroplarının insana nispi bir bağışıklık saÄŸladığı meydana çıkmıştır.
işte bugün kullanılan koruyucu verem aşısının esası bu olaya dayanmaktadır.

Verem Tedavisi

Verem hastalığı vücudun bütün organlarına yayılarak oralarda ayrı ayrı arızalar yaptığı için hastalığın te­davisi de bütün bunlara göre ayrı ve uzun bahisler halindedir.

Verem Tedavi için genel olarak ÅŸunları söyleyebiliriz: Veremliler ne ÅŸekilde olurlarsa olsunlar bunların tedavisinde bugün elde mevcut yeni ilâçların kullanılmasından büyük faydalar saÄŸlan­maktadır.

(Streptomycine) denilen ilâç modern verem tedavisi için bütün dünyada büyük bir şöhret kazanmıştır. Bu ilâç veremin her ÅŸeklinde büyük bir tesir göstermekte ve bugün geniÅŸ ölçü­de kullanılmaktadır. Ancak zamanla anlaşılmış bulunan bir gerçek vardır ki o da verem mikroplarının bu ilâca karşı mu­kavemet kazanmakta olmalarıdır. O takdirde ilâcın verem hastalığına karşı ÅŸifalı tesiri ortadan kalkmaktadır. Bunu ön­lemek için yapılacak tedbir bu ilâcın gerek tatbik ve gerekse miktar bakımlarından daima doktorların tavsiyesine göre ya­pılmasıdır. Ulu orta tatbikler daima zarar doÄŸururlar. Bun­dan baÅŸka kimya yoluyla sentetik olarak hazırlanmış daha baÅŸ­ka yeni verem ilâçları da vardır.

(Streptomycine) in bu sentetik ilâçlarla birlikte kullanıl­ması hem mikropların mukavemet kazanmasını önlemekte, hem de verem tedavisinin daha tesirli olmasını temin etmek­tedir.
Verem tedavisini mutlaka doktorların yapması lâzım gel­diÄŸinden bu küçük kitapta yeni verem ilâçlarının adlarını yaz­maÄŸa ve bunların tatbik ÅŸekillerini uzun uzun izah etmeÄŸe lü­zum yoktur.
Bilinmesi lâzım gelen ÅŸey bu gün artık verem hastalığının yeni ilâçlar sayesinde, tamamen ÅŸifası kabil bir hastalık hali­ne gelmiÅŸ olmasıdır.

Eskiden mutlaka öldürücü olduÄŸu kabul edilen (verem menenjiti) gibi ağır ÅŸekiller bile bu ilâçlar vasıtasıyla mükem­mel bir surette tedavi edilebilmektedirler.
Veremli hastanın iyi beslenmesi, temiz bakılması, açık havalı yerlerde yaÅŸaması, verem hastalığının yaptığı çeÅŸitli sı­kıntıların bazı ilâçlarla giderilmesi ve vücudun kuvvetlendiril­mesi yine doktorların yapacakları tedavi arasında yer almak­tadır.
Bugün artık verem tedavisi çok ilerlemiÅŸ, veremlilerin ev­lerinde tedavileri bile imkân altına alınmış bulunmaktadır.

Verem tedavisinde bugün hastalığın ÅŸekline göre yapıla­cak, cerrahî tedaviler de vardır.

Eskiden çok kullanılan akciÄŸer zarları arasına hava vere­rek iltihabı söndürme (Pnömotoraks) tedavisi, birçok ihtilât-lara sebep olması ve yeni ilâçların ortaya çıkması dolayısıyla, hemen hemen bırakılmış gibidir.
Bu yolda bir müdahale icap ederse bugün daha ziyade ka­rından hava vermek suretiyle akciÄŸerlerdeki yaraların söndürülmesi tercih edilmektedir. Veremli'nin göğüs kafesi ve akci­ÄŸerleri üzerine yapılacak bazı cerrahî müdahaleler de vardır. Bunlar ancak verem hastane ve sanatoryumlarında lüzu­munda tatbik edilen tedavi tarzlarıdır.

Veremden Korunma Yolları

Veremden korunmada en baÅŸta gelen tedbir, balgamıyla etrafa mikrop saçan hastaların saÄŸlamlardan ayrı­larak tedavisidir. Bu gibi hastaların her ÅŸeyden önce, kendile­rinin baÅŸkalarına hastalık vermemek lâzım geldiÄŸini takdir et­meleri, ÅŸuraya buraya tükürmemeleri, saÄŸlam insanlarla, bil­hassa gençler ve çocuklarla temas etmemeleri lâzımdır.

Yorgunluk, uykusuzluk, açlık gibi hallerden bakınmak, vücudu daima kuvvetli ve temiz bulundurmak vereme tutul­mamak için gerekli olan tedbirlerindendir.
En önemli olan bir koruyucu vasıta da verem aşısıdır. Bu­gün dünyanın her yerinde kullanılan verem aşısı aşıyı keÅŸfe­den iki Fransız âliminin adlarının baÅŸ harfleri alınarak (B.C. G.) diye adlandırılan aşıdır.

Bu aşı ile aşılanmak veremden korunmak için büyük bir garanti saÄŸlar. Verem aşısı herkese lâzım deÄŸildir. Aşının kim­lere lüzumlu olduÄŸunu kol derisi için verem zehirlerinden ya­pılmış bir mahlûlden bir damla şırınga etmek ve şırınga ye­rinde bir kızarma olup olmadığını tetkik ile anlaşılır. Åžayet deride olmasa o kimsenin vücudu verem mikroplarına karşı hassas olduÄŸu anlaşılacağından bu gibilere derhal verem aşısı tatbik etmek lâzım gelir.

Bu aşı verem savaşında doktorların elinde bulunan en ucuz ve en kuvvetli bir silâhtır. Dünyanın her yerinde verem savaşı bu aşı ile yapılmaktadır. Bu sayede veremin bir gün kökünden kazınmasına muvaffakiyet hâsıl olacağı bile umul­maktadır.
Bilhassa doğum çağından itibaren bütün çocuklar ve gençler verem bakımından tetkik edilmeli, ihtiyacı olanlara derhal aşı yapılmalıdır.


Not: "Verem Hastalığı" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Verem Hastalığı" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Çene Kilitlenmesi (Trismus)   Arterioskleroz Damar SertliÄŸi   Eeg Elektroenselografi   Crohn Hastalığı   Kızamıkla İlgili Åžifalı Bitkiler   Bebeklerde Beden EÄŸitim   Hangi Anneler Bebek Emziremez?   Pasif Bağışıklık   KaraciÄŸer Nakli Nasıl Yapılır   Hangi İlaçlar Alerjik Tepki Gösterebilir   Tifo Hastalığına Nasıl Yakalanılır?   Ani Atardamar Tıkanıklığı   Böbrek Kanserinde Kemoterapi   Yüz Felci Fizik Tedavi   Bilgisayar kullanımı ve Bel AÄŸrısı   Protein Diyeti   BoÄŸaz ve Gırtlak Tıkanma Nedenleri   Sıcak Çarpmasında İlkyardım   Meniere Sendromu   Parkinson Hastalığı Bunama Alzheimer Hastalığı Demans   Silikon Nedir?   Koroner BT Anjiyografisi   Kalp Masajı Nasıl Yapılır?   Frengi Hastalığı ve Tedavisi   Pamukçuk Hastalığı Nedir?   Bebeklerde Emzirme   Ağıziçi Tümörleri   Solunum yolu ile zehirlenmeler   Orak Hücreli Anemi Kansızlık   Glomerünolefritin Nedenleri   Zihinsel Engellilik   Bebek Beslenmesi   Ayak AÄŸrıları   Hayat Öpücüğü Nasıl Uygulanır?   Uyku BozukluÄŸu   Diabetik Retinopati   Çocuk Ve Gençlerde Anksiyete Bozukluk   Uçuk Nedir?   Akut Romatizmal AteÅŸ Nedir?   Yüksek Kolesterolün Vücuda Zararları   Kronik Bel AÄŸrısı   Elektrik Kazaları Elektrik Çarpması   Günümüzde Tifo Nasıl Tedavi Edilir?   Virüs Pnömonileri   İdrar Yolları Hastalıkları   ÇocuÄŸun Odası, BebeÄŸin Odası   Liposuction Nedir?   Kalp YetmezliÄŸi   Hipertansiyon Nedir?   ÅžiÅŸmanlık ÅžiÅŸmanlık Cerrahisi   Elasyon Nedir?   Yara Nasıl Tedavi Edilir   Pediatrik Retinopati   Tikler   Aids Klinik Belirtiler Enfeksiyonlar   Kızamık Hastalığından Korunma   Artritin Tedavisinde Kortizonun Rolü Nedir?   Gastroözefageal Reflü Özefajit   Soluk Borusu İçinde Anestezi Ne Demektir?   Hypostatic Zatürree Nedir?   Thermal Welding   Fiziksel Aktivite Oryantasyonu (intragastik Balon)   Gonore (belsoÄŸukluÄŸu)   Çocuklarda İştahsızlık   Ventriküler Septal Defekt   Menisküs Tedavisi   Meme Büyütme Nedir?   Kolesterol Niye Yükselir?   KaÅŸ Kaldırma EstetiÄŸi Nedir?   BaÅŸaÄŸrılarının DiÄŸer Nedenleri   Katarakt Belirtileri   Omuz Ultrasonografisi   Derin Disparoni   TaÅŸ Devri Diyeti   Çocuklarda Kabakulak Hastalığı Tedavisi   Yeni DoÄŸan Sünneti   Bel AÄŸrısı Niçin önemlidir?   BaÅŸ Kemikleri - Kafa Kemikleri   KurdeÅŸenin Sebepleri Nelerdir?   Nefes Kokusu   Dejeneratif Disk Hastalığı   Kronik BronÅŸit Tedavisi ve Amfizem   Aşırı (Çok) Su İçmek Hastalığı   Kalın Bağırsak Hastalıkları   Yüz Felci   Eritroblastoz Nedir ?   İdrar Yolu Ve Mesane Kanseri Nedir   Çocuklarda AÄŸlama Sinir Hastalıkları   BoÄŸmaca Nasıl Anlaşılır?   Altçene KemiÄŸi   Mikrodermabrasyon   Brucella Bruselloz Malta Humması   Mide Ülseri Tedavisi   Göz Kapağı Tümörü   Menisküs Yırtıkları   Hipermetropi Yakını Görememe   Demans   Ağız ve DiÅŸ SaÄŸlığı   Ulusal Böbrek Bekleme Listesi   İnsomnia Uykusuzluk Tedavisi   AteÅŸli Havale   Sigara Ve Mesane Kanseri İliÅŸkisi   Nöromüsküler Nedir?   Göz İltihabı Nedir?   Deri Alerjisi Nedenleri   YetiÅŸkinlerde Ortakulak İltihabı   Aşıların Tarihçesi   Kadınlar için Orgazm Teknikleri   Yirmilik DiÅŸ   Hiper Aktivite   DiÅŸ Beyazlatma   Mikrotese   Kulak Çınlaması   AkciÄŸer Kanserinin Belirtileri   Gastroenteroloji   Mezansefalotomi   YaÄŸ Enjeksiyonu   Endovasküler Embolizasyon   Boyun Tutulması   Beyin Kanaması Nedenleri   Kalp Anevrizması   Dogumda Kardinal Hareketler   Sessiz İskemi Kalp Krizi   Difteri KuÅŸpalazı Hastalığı   GebeliÄŸin Psikolojik Yönleri   Makat AÄŸrısı, Makatta AÄŸrı   Åžeker ve DiÅŸ Çürüklerine Etkisi   Kulak Ameliyatı Nedir?   Seks Sorunları   Besin Alerjisi ve Karın AÄŸrısı   Prostat Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?   Tetanos Nedir?   Alt Islatma   Makula Dejeneresansı   Göz Kapağı Sarkması   Kan Kanseri   Burun Ameliyatı Nedir?   Burun Ameliyatı   Obezite Sıklığının Artmasının Nedenleri   Bebek Bakımı   Gebelikte Guatr   Kalça Protezi   Aids Aşısı   Gaz DeÄŸiÅŸimi AkciÄŸer Fonksiyon Testi   Meme Büyültme Ameliyatı   Gastrit   Akut Hepatit C Tedavisi   Gerilim Ve BaÅŸ AÄŸrısında Akupunktur   Tuvalet Alışkanlığı Tuvalet EÄŸitimi   Kronik Pankreatit   Penis EÄŸriliÄŸi Düzeltilir Mi ?   AkciÄŸer Hastalık Belirtileri Göğüs AÄŸrısı   Boyun AÄŸrıları   KaraciÄŸer Sirozu Neden OluÅŸur?   Kalp BoÅŸluÄŸunda Ekojen Odak   Sistit Nedir?   Tüberküloz Plörezisi, Tüberküloz Plörezi Nedir?   Göğüs ve Göğüs Ucu Yarası   Silikon   Amipli Dizanteriden Korunma   HIV'e Karşı Dezenfeksiyon Yolları   En SaÄŸlıklı YaÄŸ Hangisi?   Lenf Kanseri Belirtileri   Kimyasal Peeling   Somatoform Bozukluklar Histeri   Lepraya (Cüzzam) karşı aşılanma   Kafa Travmaları   Tifo Hastasının İyileÅŸtiÄŸi Nasıl Anlaşılır?   Gece Korkuları   Bel AÄŸrısı   Pülmoner Enfarktüs Neden İleri Gelir?   Burun Bakımı Burun SaÄŸlığı   Çocuklarda Beta   Akut Kan Kanseri Tedavisi   Hodgkin Hastalığı Tedavisi   Silikozun Belirtileri Nelerdir?   Over Kanseri   Göğüs Asimetrisi   Uyku DüzensizliÄŸinde Akupunktur   Åžok Geçiren Hastanın Tedavisi