Safra Kesesi Taşları - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Safra Kesesi Taşları

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:
Çalışmalarda erişkinlerin yaklaşık %10‘ unda safra taşı bulunduğu gösterilmiştir. Görülme sıklığı yaşla birlikte artar ve 50-65 yaşlarda en yüksek orana ulaşır.

 

Erkek / Kadın oranı   1:2 dir . Kadınlarda  20-55 yaÅŸları arasında görülme sıklığı %5-20 , 50 yaÅŸ sonrası ise %25-30 dur.  70‘li yaÅŸlardaki kadınların %50 ‘sinde ve erkeklerin %16Â’ sında , 90Â’ lı yaÅŸlardaki kadın ve erkeklerinse %80Â’ inde taÅŸ bulunduÄŸu gösterilmiÅŸtir.

gallbladder stones

 

Yazının devamında laparoskopik (kapalı) safra kesesi ameliyatını izleyebilirsiniz.

TAÅžLARIN YAPISI  VE BİLEŞİMİ

 

Yapısal özellikler  ve içeriklerine göre 3 tür safra taşı mevcuttur :

 

- Kolesterol taşları

 

- Siyah pigment taşları

 

- Kahverengi pigment taşları

 

Her bir türün ayrı görülme sıklığı  ve risk faktörleri mevcuttur.

A-KOLESTEROL TAÅžLARI:

Kolesterol taÅŸları , en yaygın tiptir , ya tamamen kolesterolden oluÅŸmuÅŸtur (pür kolesterol taÅŸları)  ya da büyük kısmını kolesterol oluÅŸturur ( karışık kolesterol taÅŸları ).  

 

 -Pür kolesterol taÅŸları  daha büyük olmaları ve sarımsı-beyaz renkleriyle karışık taÅŸlardan ayrılırlar.

 

-Karışık taşlar ise , daha küçük ve sayıca daha çok olma eğilimindedirler

 

Siyah pigment taÅŸları  En sık Siroz ve Kronik kırmızı kan hücreleri yıkımı  durumlarında görülürler.

 

Kahverengi pigment taÅŸları  ,. Bu taÅŸlar sıklıkla enfeksiyonla birliktedirler.

 

TaÅŸların  yaklaşık %90 ‘ının ana bileÅŸeni kolesteroldür , pigment taÅŸları %10 civarındadır.

 

TaÅŸlar , safra kesesinde ,  ana safra kanalında , ya da karaciÄŸer içi  safra kanallarında  geliÅŸebilirler.

 

Safra kesesinde geliÅŸenlerin çoÄŸunluk bileÅŸeni kolesterol , kanalda geliÅŸenlerin ise kalsiyum bilirubinattır. Safra kesesinin alınması planlanan  65 yaÅŸ ve üstü hastaların %20 sinde ana safra kanalı  taÅŸları da mevcuttur.

 

TaÅŸların yaklaşık  2/3 ‘ ü direk karın filmlerinde görülmezler , 1/3 ‘ ü ise mixed olarak görünür ( bir halka veya hedef tahtası ÅŸeklinde) , %4 ‘ ü ise tamamıyla görülevilir . 2/3 ‘ ü birden fazla , 1/3 ‘ ü tek taÅŸ ÅŸeklindedir.

 

Tek taÅŸ olanların % 50 ‘ sinde taÅŸ  2 cmÂ’ in altındadır. Çok sayıda  olanlarda ise bu oran % 80 dir.

Risk faktörleri

 

İleri yaÅŸ , Kadın cinsiyet , ÅžiÅŸmanlık , Kilo kaybı , Tümüyle  Damardan Beslenme (TPN) , Gebelik , İlaçlar  ( Klofibrat  , DoÄŸum Kontrol Hapları , Kadında kadınlık  hormonu tedavisi , Erkekde kadınlık hormonu tedavisi , Progestojenler , Seftriaxon , Oktreotid) , Term. ileum hastalığı , Azalmış HDL  , Artmış trigliseridler

 

Ayrıca ; aile öyküsü , Şeker hastalığı , barsakların uzun süreli işlev dışı kalması ve aşırı alkol kullanımı (pigment taşlarına sıklıkla rastlanılmaktadır) da risk faktörleri arasındadır.

 

Orta derecelerde alkol kullanımı ise kolesterol taşlarının oluşumunu azaltmaktadır.

 

Akraba farelerde ,  Lith-1  adı verilen safra taşı geninin bulunmasından sonra  taÅŸ oluÅŸumunda genetik bir komponentin rolü de ileri sürülmüştür.

SAFRA ÇAMURU:

 

Safra kesesi durgunluÄŸunun potansiyel bir sonucu da omurilik zedelenmeleri TPN (Tümüyle damardan beslenme)  ve uzun süreli octreotid kullanımı sonucu görülen safra çamurudur.

 

Takip edilen safra çamurlu hastalarda 38 ay sonunda , %8 ‘inde şikayetsiz kalan , % 6 ‘ sında ise safra kesesinin alınmasını gerektiren safra taşları gelişmiştir. %18 ‘ de çamur kendiliğinden kaybolmuş , geri kalan % 60’ ında ise kaybolmuş ve yeniden oluşmuştur.

 

Safra çamurlu hastaların % 20‘sinde safra kesesi iltihabı gibi komplikasyonlar bildirilmiştir.

 

Safra çamuru taÅŸ oluÅŸumunda ve komplikasyon geliÅŸiminde  önemli bir fakördür.

B- PİGMENT TAŞLARI:

 

Siyah pigment taÅŸları  , safra kesesinde oluÅŸma eÄŸilimindedirler ve siroz , kronik hemoliz ve pankreatit ile birliktedirler.

 

Kahverengi pigment taşları safra kesesi veya safra ağacında herhangibiryerde bulunabilirler ve safranın barsak mikroorganizmalarınca işgali ve safra yolu iltihabı ile hemen hemen daima birliktedirler.

Safra taşlarının komplikasyonları :

 

1-Aralıklı safra koliği (ağrısı) (%20)

 

2-Akut safra kesesi iltihabı (%10)

 

3-Ana safra kanalına taşın düşmesi (%5)

 

Safra yolu iltihaplanması  ve

 

PankreatitisÂ’ e neden olabilir.

 

4-Safra kesesi kanseri (<%0.1) (uzun süreli safra kesesi taşı varlığında görülebilir)

SAFRA TAŞLARININ DOĞAL SEYRİ VE TEDAVİSİ

 

Safra taşlarının cerrahi veya diğer yöntemlerle tedavisini gerektiren tek yakınma ‘’safra koliği ‘’ denilen ve ‘’en az 30 dakika süren sağ kaburga altında veya mide bölgesinde hissedilen , devamlı ve barsak hareketleriyle ilişkisiz ağrı ‘’ dır.

 

Bunun dışındaki gaz , şişkinlik , hazımsızlık , bulantı , hıçkırık , yağlı gıda tahammülsüzlüğü v.s gibi safra yollarına özgün olmayan şikayetler safra taşı tedavisi endikasyonu olan şikayet olarak kabul edilmemelidir.

ŞİKAYETSİZ  HASTALAR  :

 

Safra taÅŸlarının yaklaşık  2/3 – 3/4Â’ ü ÅŸikayetsiz  (sessiz  ) ‘dir.

 

Sessiz taşların şikayet yapma oranı yıllık %1-2 olarak tahmin edilmektedir. Safra taşı nedeniyle bir komplikasyon gelişme oranı ise sessiz taşlarda yıllık %0.1 civarındadır. Bu nedenle sessiz taşlara önleyici olarak safra kesesi ameliyatı önerilmemektedir.

 

Bu hastalarda yapılması gereken tek şey izlemektir., herhangibir tedavi önerilmemektedir.

AÄžRISI OLAN  HASTALAR :

 

Åžikayetler  veya komplikasyonlar geliÅŸtiÄŸinde yeni bir atak geliÅŸme oranı, izleyen yılda %50 , ikinci yılda ise %69 ‘ dur. Bir çalışmada  ise ilk atak sonrasında semptomatik hastaların %29 ‘unun 10 yıl boyunca asemptomatik kaldığı bildirilmiÅŸtir.

 

Şikayeti olan hastalarda yıllık komplikasyon gelişme oranı ise %3 olarak bildirilmiştir.

 

Bu rakamlara göre semptomatik taşların tedavisinde 3 yol izlenebilir :

 

-Hemen safra kesesinin alınması

 

-Ağrı tekrarlayıncaya kadar bekleme

 

-Bir komplikasyon geliÅŸinceye kadar bekleme

CERRAHİ TEDAVİ  :

 

Kolesistektomi(safra kesesinin çıkartılması), 1882 ‘ den beri uygulanan cerrahi yöntemdir. Laparoskopik kolesistektomi , 1987 ‘ de uygulamaya girmiştir.

 

Aşağıdaki videoda laparoskopik kolesistektomi (kapalı ameliyatla safra kesesinin çıkarılması) ameliyatını izleyebilirsiniz.

 

 

Safra yolu yaralanmaları cerrahi tedavinin  en önemli komplikasyonlarından biridir ve laparoskopik cerrahide daha sıktır ( bir çalışmada : %0.95 x %0.6 )

 

Kolesistektomi sonrası ağrının tekrarı - postkolesistektomi sendromu- da sıkça rastlanılan bir durumdur.

 

Bir çalışmada , cerrahi sonrası 1 yıl içinde hastaların %27 ‘ sinde  aÄŸrının tekrarladığı , bir diÄŸerinde ise % 41 ‘ inde cerrahi öncesi  ÅŸikayetlerin geri döndüğü bildirilmiÅŸtir.

 

Acil olmayan ÅŸartlarda yapılan cerrahinin ölümcül olan ve olmayan komplikasyon oranı  65 yaÅŸ ve üstü hastalarda, altta yatan baÅŸka bir hastalık bulunmaması halinde %2.5 , bulunması halinde ise  % 8.4 ‘ dür.

 

Laparoskopik cerrahinin ölüm oranının daha düşük olduğuna dair yeterli delil henüz mevcut değildir.

 

Ancak ; Laparoskopik cerrahi , hastanede yatış süresinin sadece 1 gece gibi kısa oluşu , normal yaşama çabucak dönebilme ve hasta için daha az sıkıntı verici olması , kozmetik avantajları gibi nedenlerden dolayı bugün için safra taşlarının tedavisinde kabul edilen altın standart tedavi ‘ dir.

 

Bugün semptomatik hastaların hepsine cerrahi tedavi uygulanması tartışmalı bir durumdur ve ağrı tekrarlayıncaya ya da bir komplikasyon gelişinceye kadar beklenmesi önerilmektedir.

 

Bir çalışmada ; Kumulatif ölüm oranı , hemen kolesistektomi uygulananlarda  %0.11,  aÄŸrı tekrarlayıncaya ya da komplikasyon geliÅŸinceye kadar beklenenlerde ise   % 0.14  bulunmuÅŸtur.

 

Safra taÅŸları nedeniyle yaÅŸamboyu kümülatif ölüm riski ise %2.3 olarak bildirilmiÅŸtir ki  bu çoÄŸunlukla 65 yaÅŸ ve üstünde  görülür.

 

Dolayısıyla cerrahi tedavi için acele edilmemesinin riski yüksek değildir ve böylece cerrahidışı tedaviler dahil uygulamalar için zaman vardır.

 

Bugün , kimi bilim adamları cerrahi tedavi için ikinci atağı , kimileri ise bir komplikasyon geliÅŸimine kadar  beklemek gerektiÄŸini söylemektedirler.

CERRAHİ DIŞI TEDAVİLER :

 

Bugün için cerrahi tedavi dışında 2 seçenek mevcuttur

 

-Ağızdan  safra asidi ile eritme tedavisi

 

-Extrakorporeal Shock-Wave Lithotripsy (ESWL)  ( Åžok dalgaları ile taÅŸ kırılması )

 

Anlatılan her 2 tedavi ÅŸeklinin de uygulanabilir olması için mutlak  gerekli  2 ana önkoÅŸul vardır :

 

1.Sistik kanalın (Safra kesesini ana safra kanalına bağlayan kanal) açık olması :

 

2.TaÅŸların kolesterol taÅŸları olması  :

1-ORAL SAFRA ASİDİ İLE ERİTME TEDAVİSİ:

 

Burada amaç ; safra taÅŸlarının oluÅŸumunda  önkoÅŸul olan kolesterol aşırı doygunluÄŸunu   tersine çevirmektir.

 

Kullanımındaki mantık ; kolesterol safra taÅŸlarında azalmış olan safra asidi havuzunu arttırarak  ve kolesterol atılımını azaltarak safranın  doygunluÄŸunu ve dolayısıyla taÅŸlardaki kolesterolün erimesini saÄŸlamaktır.

 

Ursodeoksikolik asid   bugün kullanılan fizyolojik safra asididir.

 

Ursodeoksikolik asid , karaciÄŸerdeki kolesterolün safra asidine dönüşümünü arttırarak  sekrete edilecek kolesterol oranını düşürmekte , böylece safranın doygunluÄŸunun azalmasını saÄŸlamaktadır.

UYGUN OLAN HASTALAR           

 

-Ağrı yakınması olanlar

 

-Sistik kanalın açık ve safra kesesi kasılması normal olanlar

 

-TaÅŸların çapı ;  5mm veya altında (optimal)  ya da,  6-10mm  olanlar (kabul edilebilir)

TEDAVİ REJİMLERİ :

 

Ursodeoksikolik asid : 8-12 mg / kg / gün dozunda kullanılır ve  yan etkilere (bazen olan diare dışında) neden olmaz. Gece , tek doz uygulanması önerilir.

 

Tedavi sırasında safra taşlarının erime hızı 0.7 mm / ay şeklinde bildirilmiştir.

 

Tedavinin kesilmesi için :

 

-Ardarda iki Ultrasonografi kontrolünde taşların kaybolması,

 

-Tedavinin 6 . ayında herhangibir küçülme görülmemesi,

 

-6.Ayda kısmi erime olmasına raÄŸmen bunun  2 yıl içinde tam erimeye ilerlememesi tedavinin kesilme nedenleridir.

 

Ursodeoksikolik asit tedavisi sonrasında  5 yıl içinde taÅŸların tekrarlama oranı her yıl için % 10 olarak bildirilmiÅŸtir.

 

Ancak bu taşlar tedavinin başlatılması ile yeniden eritilebilirler.

 

Tedavinin kesilmesinden sonra hastalar 2 yıl boyunca USG ile izlenmelidirler.

 

Ursodeoksikolik asid tedavisinde başarı ; taşların saf kolesterol taşı olmasına , boyutlarının 5 mm ve daha küçük olmasına , safra kesesinin fonksiyonunun tam olmasına bağlıdır.

 

Bu tedavide taşların sayısı önemli değildir.

 

Bir değerlendirmede ; Ursodeoksikolik asid tüm taşların % 37 ‘sini, 10mm‘ ye kadar olanların % 49’unu , 10mm üstü olanların % 29’unu , 5 mm ‘den küçük taşların ise %70 ‘ini eritmiştir.

 

2-ESWL ( Şok dalgaları ile taşların kırılması )

 

Prensipleri ve tekniÄŸi böbrek taÅŸlarının kırılması tekniÄŸiyle  aynıdır.

 

Gönderilen şok dalgası sayısı 1.500-6.000 arasında değişir.

 

Fragmanlar önceden belirlenen bir boyuta indirgendiğinde (genellikle 3-5 mm) veya maxımum şok dalgaları gönderildiğinde sonlandırılır.

UYGUN OLAN HASTALAR :            

 

Hasta seçimindeki kriterler safra asidleriyle tedavide kullanılan kriterlerle aynıdır.

 

Farklı olan taÅŸ sayısının optimal olarak tek olması , boyutunun  20 mmÂ’ ye kadar çıkabilmesi ve bir dereceye kadar kalsifikasyonun kabul edilebilir olmasıdır.(3mmÂ’ yi geçmeyen halka ÅŸeklinde ya da sentral kalsifikasyon)

 

DışIama kriterleri ÅŸunlardır:    

 

-Akut safra kesesi iltihaplanması,safra yolları iltihaplanması , pankreatit  veya safra kanal tıkanması öyküsü

 

-Ana safra kanalında taş olması

 

-Mide veya oniki parmak barsağı ülseri

 

-Kan pıhtılaşma bozukluğu veya pıhtılaşmayı önleyici ilaç kullanımı

 

-Kalp pili veya  ciddi kalp ritmi bozukluÄŸu  bulunuÅŸu

 

-Gebelik

 

-Kontrast maddelere alerji öyküsü

 BaÅŸarı oranı ; taÅŸ sayısı ve boyutu ile kalsifikasyon oranının artması ve safra kesesinin kontraksiyon yeteneÄŸinin düşüklüğüyle azalmaktadır.

 BaÅŸarı oranları %49 - % 74 arasında deÄŸiÅŸmektedir.  

 ESWL sonrasında 1 yıl sonunda taÅŸların tekrarlama oranı  % 7 ve 5 yıl sonunda ise % 31 olarak bildirilmiÅŸtir.

 


Not: "Safra Kesesi Taşları" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.
 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Torasik Aorta Anevrizmaları   Karın AÄŸrıları   Siroza BaÄŸlı GeliÅŸen KaraciÄŸer YetmezliÄŸinin Semptomları   Tetanos Tedavisi Nasıl Yapılır?   Diyet Nedir?   Süperiyor Vena Kava Sendromu   DiÅŸ AÄŸrısı DiÅŸ SaÄŸlığı Tedavisi   Kızlık Zarı Tamiri Hymenoplasty   Koma Tedavisi ve Tehlikeleri   Alkol Ve Madde Kullanım Bozuklukları   Ekstrapiramidal Sendromlar Nedir?   Tiroid Fonksiyon Testleri   Hemipleji   Koroner Anjiyografi Nedir?   Penis EÄŸriliÄŸi Düzeltilir Mi ?   Bademcik Ameliyatı   Emzirmenin Püf Noktaları   Varis Nedir?   Embriyoloji Nedir?   Bel AÄŸrıları Nasıl oluÅŸur?   Åžeker ve DiÅŸ Çürüklerine Etkisi   Serviks Kanseri   Gebelikte İdrar Yolu Enfeksiyonlari   Ürtiker Nedir?   Migrene Alışmak Migren Tedavisi   Trikomonas Hastalığı (trikomoniyaz)   Çocuklarda Tekrarlayan Wheezing   AkciÄŸer Apseleri Nedir?   AÄŸrı Kesici Kullanımı ve Analjezikler   Gıda Zehirlenmeleri   Akdeniz Tipi Beslenme Diyet   Anaplastik Astrositom   Yanık Doktoru Yanık EstetiÄŸi   Cinsel KimliÄŸin GeliÅŸmesi   Cinsel İliÅŸkinin Yararları   Sakız ÇiÄŸnemek Çürüğü Önler Mi?   İnme Tedavisi   Doppler Ultrasonografi Arteriyel Venöz   Posalı Yiyeceklerin Önemi   Çocuk Ve Gençlerde Anksiyete Bozukluk   Horlama   Boyun AÄŸrısının Nedenleri   DoÄŸum Tarihi Hesaplama   Echo Virüsü Ciddi Bir Hastalık Mıdır?   Ülseroza   Karboksiterapi   BaÅŸ AÄŸrısı Migren   Kemik Kırıkları   Parkinson Hastalığının Nedenleri Bilinmiyor   Gece Körlüğü Göz TembelliÄŸi   Hamilelikte Kramp Ayak Sismesi Eklem Agrilari   ÅžiÅŸman Çocuklar ve Obezite   Bel SoÄŸukluÄŸu Tanısı Nasıl Koyulur?   Böcek Alerjisi   Barsak Kanseri Belirtileri   Vücud İsısı AteÅŸ Yükselmesi   PapaÄŸan Hastalığı (Pisitakoz)   Kan Tükürme Nedenleri   Cinsel Gücü Arttırıcı Maddeler   Epididimis Nedir?   Gaz Problemi Gaz Çıkaramama   Dalış Kazaları Denizaltı Dalış   Periferal Nöropati   Mükoviskoidoz Neden Kaynaklanır?   Cilt Bakımı   Dudak Kanseri Lipom   Göz Kanlanması Nedir?   Priapizm Penisin Uzun Süre Sert Kalması   DoÄŸum Kontrol İğneleri   Alzheimer Nedir?   Ne Gibi Maddeler Alerji Yapabilir?   Çocuklar Büyüyünce Deri Alerjileri Geçebilir Mi?   Alkol Bağımlılığı Tedavisi, Alkolizmin Tedavisi, Alkol Tedavi   AkciÄŸer Ve Göğüs BoÅŸluÄŸu Travmaları   Ağız Kokusu Halitozis   Astigmat   Botulismus Zehirlenmesi Konserve Zehirlenmesi   SaÄŸlık Nedir Hastalık Nedir Tanımı   Unutkanlık Nasıl Önlenir?   Tiroid Bezi Anatomisi   Cinsel İliÅŸki Kaygısı   Felç Hastalarına Spastik Hastalara Botox Botoks   Kalça Kireçlenmesi Tedavisi   Mediasten Tumorleri   Nabız Tansiyon Nedir İnsanda Nabız   Göz Kapağının İçe Dönmesi   En Yakın Hastane   İdrar Yollarında Yanma   YaÅŸlılarda Katarakt   Veba Salgını Hastalığı   Yaygın Ateletektaziye Çok Rastlanır Mı?   Bebeklerde İlk 3 Ay Beslenme   Meme Asimetrisi   Sinüs Kanserleri   Katarakt Nedenleri   Åžeker Hastalığı Tedavisi ve Diyet   Burun Sinüsleri Nerede Bulunurlar?   Alerjiler Önlenebilir Mi?   Aort Stenozu   Ortodonti Tedavisi   Septum Deviasyonu   Çocuklarda Bademcik   Enfeksiyöz Mononükleoz   Bebeklere Ek Besinler Verilmesi   Sinüzitin Belirtileri Nelerdir?   Distimik Bozukluk   Disparoni Nedir?   Koroner Anjioplasti   Çocuklarda BoÄŸmaca Hastalığı   Böbrek Kanseri   Çocuklarda BronÅŸit Nedir?   Hipofiz Bezi Tümörleri Nelerdir?   Kas Hastalıkları Tedavisi Myopati   Servikal Artroz Boyun Kireçlenmesi   Akupunkturda Uyarı Noktaları   BronÅŸiektazi   İnme Nedir?   Hymen Bekaret Bozma   Lenf Kanseri Tanısı   Göz Kepegi Göz KepeÄŸi Göz Çapağı   Hepatit C Nasıl Bulaşır?   AkciÄŸer Hastalık Belirtiler Syanoz ve AteÅŸ   Kalp Krizi Sonrası YaÅŸam   Sperm testi nedir?   Astım BronÅŸiyali Neler Meydana Getirir?   Kalça Çıkığı   Sarılık   Kronik Böbrek Hastalığı   Servikal Rahim Boynu Tedavisi   Akut AkciÄŸer Ödemi ve Tedavisi   Az Görme Görmenin Azalması   Beyin Kanaması Riskini Azaltma   Penis Doppler Ultrasonografisi   Nedeni anlaşılmayan zehirlenmeler   Kronik Böbrek YetmezliÄŸi ve Üremi   Beyin Kanaması Nedir   Åžakak KemiÄŸi ? Temporal   Manyetik Rezonans Görüntüleme   Diz Kireçlenmesi   Bebeklerde Anne Sütü ve Önemi   Aşıların saklanması ve soÄŸuk zincir nedir?   Varis   Vitaminler-beslenme Nedir?   Retrogasserian Radyofrekans Termokoagulasyonu   Veba Ciddi Bir Hastalık Mıdır?   Akut Skrotum Sebepleri   KaraciÄŸer Kanseri Nedir?   Sınav Taktikleri   Kaonjestij Kalp Hastalığı   Kaza nedir Travma Nedir   Su ÇiçeÄŸi Nedir?   Çocuk Kundak Yapılması ÇocuÄŸun Tuzlanması   Akupunktur Ve Zayıflama   Zehirlenme Tedavisi   Omuz Kol AÄŸrısı   Silikozun Tedavisi Var Mıdır?   SaÄŸlıklı Bir Boyun İçin Yapılması Gerekenler   Ülserle İlgili Merak Ettikleriniz   İlk Yardım Nedir?   Kızamık Tedavisi   AkciÄŸer Kanseri Belirtileri   Çocuk Düşürme Nedenleri   Obezite Cerrahisi Nedir?   Böbrek Kanserinde Tedavi   BoÄŸulma Suda BoÄŸulmalar   Antenatal Bakım   Miyom Türleri   Bebek ve Çocuklarda Menenjit   Vajina EstetiÄŸi Nedir?   Kronik Yorgunluk Sendromu   Vücutta Yin Ve Yang   Periferik Anevrizmalar   Bel AÄŸrısı Bel Fıtığı İle İlgili Bilgiler   Koroner Anjiografi   Amniyosentez Nedir   Bebeklerde Göbek İltihabı Hastalıkları   Hamilelikte DiÅŸ Tedavisi   Disparoni Kadında AÄŸrılı Cinsel İliÅŸki   Nefroz   Kemoterapi Nedir?