Miyokart Enfarktüsü Nedir - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Miyokart Enfarktüsü Nedir

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:
MİYOKART ENFARKTÜSÜ
Nedir? Yeni bir hastalık mıdur? Artmakta mıdır?
Miyokart enfarktüsü kalb damarlarından bi­bisinin birden tıkanması ile meydana çıkan bir hastalık tablosudur. Kalbin koroner veya taç da­marı denen iki atardamarı vardır ve kalb eti bu damarların getirdiÄŸi kanla beslenir. Bu da­marlar sertleÅŸir, elastikiyetlerini kaybederler, içleri dümdüz iken pürtüklü olur ve günün bi­rinde ufacık bir pıhtı parçası ile tıkamverirler. Bu ufak pıhtı parçasına hekimlik dilinde tromboz adı verilir. Damarlarının biri tıkanmış olan kalb, daha az kanla, eskisi gibi iyi çalışamaz, iÅŸliyemez olur. Tıkanan damar dalı büyükse, kalb etinin o dal taraf nidan beslenen kısmı harap olur. Çok şükür kalb her türlü makinadan çok daha üstündür. BaÅŸka damarlar bu tıkanan damarın ödevini üzerine alırlar. Daha kriz ânında kalb kendi kendini tamire ve yeni du­ruma uydurmaya baÅŸlar. Siz yatakta sırtüstü yatıp hazin hazin düşünürken kalbiniz de inÅŸa­at iÅŸine baÅŸlamıştır bile. İşte miyokart enfark­tüsü geçirmiÅŸ olan siz ve sizin gibi daha binler­cesi bu sayede hayatta kalıp yıllarca mesut bir ömür sürebilmektedir.
Eskiden miyokart enfarktüsünün gayet kö­tü bir şöhreti vardı, zira hasta her hangi bir kalb krizinden vefat ederse adına miyokart en­farktüsü denir, hayatta kalırsa gaz, hazımsızlık, soÄŸuk algınlığı gibi adlar takılırdı. Bundan kırk yıl önce AmerikaÂ’da ChicagoÂ’da Dr. James Harrick kalb damarı tıkanmasının muhakkak kötü; sonlanması icap etmediÄŸini bütün dünyaya ya­yınladı. Nitekim yapılan otopsilerde (ölülerin içini açıp muayene etmek usulü) kalbde eski­den geçirilmiÅŸ miyokart enfarktüsünün izleri­ne raslanıyor, fakat ÅŸahıs onunla hiç ilgisi olmayan baÅŸka bir hastalıktan ölmüş bulunuyor­du. Kalbdeki tamir iÅŸi o derecede güzel, mahirane olabilir ki, hasta yıllarca bir daha hiç kal­binden ÅŸikâyet etmez. Demek oluyor ki, bu has­talığın da hafif, gayet hafif ÅŸekilleri vardır. Bir ÅŸahıs birçok defalar enfarktüs geçirebilir.
Miyokari enfarktüsü yeni bir hastalık mi­dir?
Babanız, belki bu hastalık ismini hiç duy­mamıştır. Sizin de iÅŸitmemiÅŸ olmanız veya son birÂ’ kaç yıl içinde akrabalarınızdan, ahbapları­nızdan birinin hastalanması dolayısiyle kulağı­nıza böyle bir ÅŸeyin çalınmış olması da muhte­meldir. Miyokart enfarktüsü ancak yirmi yıl önce resmî ölüm sebepleri arasında yer almış bulunuyor. Fakat bugün gazete okuyan herkes az çok hastalığı hiç olmazsa bir defa duymuÅŸ­tur. Aoaba yeni bir hastalık mıdır?
Hastalıklarımızın çoÄŸu eskidir, belki de in­sanlık kadar eski. Romatizma hastalığının iz­lerine son nefesini bundan 25.000 yıl önce almış bulunan maÄŸara adamlarının kemiklerinde rastlanmaktadır. Fakat kalb, böbrek , akciÄŸer gibi yumuÅŸak organların o zamandan bu zama­na kadar çürümeden kalması imkânsızdır. Bun­dan ötürü o devirdeki insanlarda da miyokart Enfarktüsünün bulunup bulunmadığını bilemi­yoruz. Ama neden olmasın? Hattâ insanların aslını teÅŸkil ettikleri söylenen ÅŸebeklerde bile miyokart enfarktüsünün bulunması muhtemel­dir. Zira bütün sıcak kanlıların damarlarında akan kan pıhtılaÅŸabilmek vasfını haizdir. Åžayet öyle olmasaydı en ufak bir kanama ölümle sonlanırdı. Demek oluyor ki, miyoÂ’kart enfark­tüsü yeni bir hastalık deÄŸildir. Biz hastalığı ye­ni tanıyoruz.
Mîyokari enfarktüsü vakaları artmakla midir?
Buna katî cevap vermek güçtür, çünkü ne kadar kimsenin miyokart enfarktüsü geçirdiÄŸi­ni bilmek imkânsızdır. Hafif vakalar teÅŸhis edil­meden, hattâ hiç bir tedaviye tabi tutulmadan iyileÅŸmektedirler. Bünâ raÄŸmen otopsi incele­meleri hastalığın eskisine nisbetle gittikçe art­makta olduÄŸunu göstermektedir. Acaba neden?
Bazılarına göre, modern hayatın süratli, yorucu, heyecanlı oluÅŸu kalbi zorlamaktadır. Es­kiden uçak yoktu, tren yoktu, otmobiller bu ka­dar, fazla deÄŸildi. Hayat daha sade, daha basit ve daha heyecansız idi. Kalb de bu kadar faz­la zorlamalara maruz kalmıyordu. Lâkin şöyle bir bitarafane düşünürsek acaba geçmiÅŸ zaman­larda hayat ÅŸartları daha mı az yorucu, daha mı sakin idi? Hiç de deÄŸil. Bilâkis bugün orta­lama bir vatandaÅŸ eskisinden daha fazla emni­yet, huzur, sükûn içinde, daha sıhhatli ve kor­kulardan daha uzakta bulunmaktadır.
Åžayet miyokart enfarktüsü, kanser gibi hastalıklar bugün eskisinden daha fazla görül­mekte ise, bunun sebebi bizim bizden önceki nesillerden daha fazla yaÅŸamamızdadır. Orta yaÅŸ ve ileri yaÅŸ hastalığı olan enfarktüs ve kan­ser bu yaÅŸlara kadar hayatta kalan kimselerin
sayısı artığından dolayı.fazlalaÅŸmaktadır. Artdc eskisi gibi zatürrieden, kuÅŸpalazmdan, kolera­dan, tifodan ve daha bunlara benzer birçok kor­kunç enfeksiyon hastalıklarından kolay kolay ölünmüyor. Eskiden penisilin, aureomyein, kloromisötin, streptomisin yoktu. Zatürriede kinin, kalsiyum zerkleri yapar, kâfurlu yaÄŸlarla kal­bi ayakta tutmaya çalışırdık. Bugün penisilin, iÅŸi 48 saatte kökünden hallediveriyor. Tifodan ödümüz patlardı. Perhiz, perhiz, kâfurlu yaÄŸ­lar, sirkeli sular ve bol bol Tanrıya duadan baÅŸka yapılacak birÅŸey yoktu. Bugün kloromisetin sayesinde 3-4 gün içinde ateÅŸ düşüyor. Eskisi gibi perhiz de yaptırmıyoruz, bol bol süt, yoÄŸurt, ekmek, yumurta, hattâ et veriyoruz. Artık kolera, çiçek salgınları ortadan kalkmış­tır. Kırk yıl önce vereme «Beyaz Taun» den­mekte idi. Zira baÅŸlıca ölüm sebebini teÅŸkil ediyordu. Halen hayat ÅŸartlarının düzelmesiy-* le vereme yakalanma nisbeti azaldığı gibi, ölüm nisbeti de çok düşmüş bulunmaktadır. Åžeker hastalığında eskisi gibi sıkı perhizler yaptırmiryoruz. Komada bulunan ÅŸeker hastaları bile insulin sayesinde yeniden hayata kavuÅŸabilmek­tedirler. Ameliyatlarda ölüm nisbeti çok azal­mıştır. Artık hekimler kanamadan ürkmüyorlar. İstediÄŸimiz kadar kan nakli yapıyoruz. Ameli­yatların süratle bitmesine lüzum yoktur. Modern anestezi (bayıltma) usulleriyle hasta is­tendiÄŸi kadar, tehlikesizce baygın halde tutu­labiliyor. Hattâ kalbin dahi içine girip bazı da­ralmış kısımlar kesilebilmekte, bazı damarlar birbirleriyle birleÅŸtirilmektedir. Görülüyor ki, hayatı terke sebep teÅŸkil eden birçok âmiller ar­tık ortadan kaldırılmıştır. AmerikaÂ’da 1911 de ortalama hayat süresi 46 yıl 8 ay iken, 1950 de bu rakam 63 yıl 3 aya çıkmıştır. Halen bir sürü hastalıkları maÄŸlûp etmekle beraber, ortada in­sanları yere seren ve hayata « Ah ne güzelsin, biraz dur, akma!» dediÄŸi anda gözlerini kapa­maÄŸa mecbur eden iki sebep ortada kalmıştır ki, bunlar : 1. kanser ve 2. yıpranma hastalıklarıdır. İşte yıpranma hastalıklarına damar sertliÄŸi, kalb ajini, tansiyon yüksekliÄŸi ve miyokart en­farktüsü dahil bulunmaktadır.
Miyokart einfarktüsünün zamanımızda çok fazlalaÅŸmış olmasının bir sebebi ortalama hayat süresinin artması olduÄŸu gibi, diÄŸer sebebi de hekimlerin bu hastalığı daha iyi tanımış olmala­rı ve ellerindeki teÅŸhis koyabilme vasıtalarının daha mükemmel oluÅŸudur. Sebebi nedir? Damar sertleÅŸmesi neden ölür?
Kalb enfarktüsününe yakalananların he­men %97 sinde kalb damarlarında sertleÅŸme vardır. Damar sertleÅŸmesi (arteryoskleroz) bir yıpranma, yaÅŸlılık hastalığıdır. Nasıl ki su bo­rularının içi paslanırsa, zamanla kireç toplan­ması olursa yaÅŸ ilerledikçe kalbi besliyan atar­damarların da iç zarı düzgünlüğünü, parlaklığı­nı kaybeder veÂ’ daralır. SertleÅŸmiÅŸ, arteryoskleroza uÄŸramış bir kalb damarının (koroner da­marının) iç tabakasına bakılırsa orada burada yaÄŸ toplantıları ve kolesterol denen bir madde­nin birikintileri görülür. Bu kumlu satıhta ufa­cık abseler teÅŸekkül eder, abseler damar içine açılır ve yerlerinde ufacık nedbeler kalır. Bizzat kalb damarlarını besliyen ufacık damarcıklar­dan bazıları da çatlamıştır ve damarın duvarı içine de kanama olmuÅŸtur. Böylece damarın içi dümdüz, tertemiz iken kıvrımlı, büklümlü, gi­rintili çıkıntılı olur ve akan kan bir çok engel­leri yenmiye çalışır. İşte bu daralmış borudan, birçok taÅŸlar, çakıllar içinden geçen kan tortu­laÅŸmaya, pıhtı yapmıya gayet müsait bir du­rum almış olur. Tromboz dediÄŸimiz pıhtı par­Ã§ası hemen birkaç dakika içerisinde teÅŸekkül edebilirse de damar sertleÅŸmesi gayet yavaÅŸ olur ve yıllarca önce baÅŸlar. Daha yirmi yaşın­daki saÄŸlam kimselerin kalb damarlarına bakı­lırsa içlerinde, bilhassa soldakinıde tek tük yaÄŸ parçacıklarının birikmiye baÅŸladığı görülür. Hele kırkından sonra hem saÄŸ, hem de sol kalb damarlarında sertleÅŸme bulunur. Fakat bu sert leÅŸme ekseri kimselerde hiçbir ÅŸikâyeti veya hayatî arızayı mucip olmaz. Ellisinde yaÄŸ biri­kintileri o kadar artar ki damarların çapı ol­dukça daralır ve kan akımına engel olur. Bu se­bepten dolayı ellisinden sonra kalbi lüzumun­dan fazla çalıştırmamak, yormamak ÅŸarttır.
İşte içinde yaÄŸ damlacıkları birikmiÅŸ, çapı daralmış kalÂ’b damarcıklarından biri günün bi­rinde bir pıhtı parçasiyle tamamen tıkanıverir. Kalbi besliyen koroner dediÄŸimiz damarlardan birinin tıkanmasına koroner tıkanması veya; koroner tromiozu, bu damarın beslediÄŸi kalb eti kısmının hayatiyetini kaybetmesine de miyokart enfarktüsü (kalb enfarktüsü) demek­teyiz.

Not: "Miyokart Enfarktüsü Nedir" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Miyokart Enfarktüsü Nedir" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Vajinizm   Spastik Felç   Kaza nedir Travma Nedir   Meme DikleÅŸtirme Nedir?   Servikal Rahim Boynu Tedavisi   BronÅŸektazi BronÅŸ GeniÅŸlemesi   Posalı Yiyeceklerin Önemi   Anne Sütü Kesilmesi   Eksizyon Nedir?   Kanserli Hastalarda AÄŸrı   Varis Ameliyatları   Hipoparatiroidizm   Apse Nedir?   İş Yeri Kazaları ve Çesitleri   İlk 6 Ayda Emzirme   AkciÄŸer Ve Göğüs BoÅŸluÄŸu Travmaları   Kürek KemiÄŸi   DoÄŸum Kontrol Yöntemleri   Sarı Humma nedir?   Çocukların Hastalıkları Bebek Korunma   Bademcik İltihabı Tanısı   Vitiligo Hastalığı   Rotavirüs Aşısı   Fıtık BoÄŸulması Hastalığı   DiÅŸ Fırçalama Teknikleri   Kafa Tabanı Tümörleri   YaÅŸlılarda Kalça Kırığı   Kranioplasti   Amorotik Kalıtsal Akıl GeriliÄŸi   Sperm testi nasıl yapılır?   Ortapedik Ayakkabı Nereden Alınır   Yüz EstetiÄŸi Yüz Estetik Ameliyatı   Multifaktöryel Kalıtımsal Hastalıklar   YenidoÄŸanda Sarılık Tedavisi   Embriyoloji Nedir?   Aşılanma ve Antikoagülan   Penis Doppler Ultrasonografisi   Kanser AÄŸrısı   Kolloid Kist   Kron Hastalığı   İntestinal Atreziler   Amyotrofik Lateral Skleroz   Bebeklerde Kansızlığı Önlemenin İpuçları   Cüzzamın Belirtileri Nelerdir?   Mükoviskoidoz Neden Kaynaklanır?   Pektus Ekskavatum   Tifonun Yayılmasını Önlemek   Romatizma AÄŸrısı   Anjiyografi   Aşılama   Çocuklarda Astım   BaÅŸ Dönmesi   DiÅŸ Apsesi ve İltihap Tedavisi   BöbreÄŸin Ömür Ne Kadardır?   Barsak Kanseri   Gebelikde Epilepsi Sara Hastalığı   Çıkıkların Tedavisi   Çapraz BaÄŸ Cerrahisi   KaraciÄŸer Metastaz Nedir?   Ventriküler Tümörler   Kalp-Damar Hastalıkları Ve DiÅŸ Tedavisi   Trafik Kazalarında İlkyardım   Aort Darlığı   Bayılma Senkop   Kanser Tedavisi Nedir?   BoÄŸmaca Öksürük Seyri Evreleri   Gebelikte Kilo Hamilelikte İdeal Kilo   Boyun AÄŸrıları   Titreme   Teofilin Zehirlenmesi   Ercp   Zatürre Nedir?   Eklem Burkulmalarının Tedavisi   Sosyal Fobi   Gaz Zehirlenmeleri   Ülseroza   Enfeksiyon Sonrası Depresyon   Cerrahi Enfeksiyonlar   Antraks Nedir Ve Nasıl GeliÅŸir?   Uyku Abnesi   Virüs Hastalıkları Nasıl Yayılır?   Kan Kanseri Tedavisi   Kulak Kiri Nedir?   Kulak İltihabı   Ankilozan Spondilit   Tonsillektomi   Diz Protezi Tedavisi   Üfürüm   Aids Testleri İlaçları   Frengi Sifiliz Cinsel Enfeksiyon   Çocuklarda ve Gençlerde Bel AÄŸrısı   Gastrit Tedavisi   Balon İle Sinüzit Tedavisi   Psikolojik Sorunlara BaÄŸlı BaÅŸ AÄŸrısı   Enfeksiyöz Mononükleoz   Sağırlık   Disparoni   EÅŸeyli Üreme Nedir?   Floroskopi X Işını Tanısal Radyoloji   Erkek EÅŸcinselliÄŸi   BaÅŸ AÄŸrısı Nedir?   Alerjik kimselerde Aşılama ve Bağışıklık   AkciÄŸer Kanserinin YerleÅŸim Yerleri   Virüs Zatürreesi Nedir?   Hiperhidrozis   Emülgatör Nedir?   Mikrovasküler Dekompresyon   Normal Basınçlı Hidrosefali   İskemik İnme Tedavisi   Akut Tonsillit   Dil İltihabı   Bebeklik Anoreksisi   Bel AÄŸrısı Nedir?   Safra Kesesi TaÅŸları   Yaygın Anksiyete BozukluÄŸu   Çocuk Cerrahisi   Fibromiyalji Nedir?   Kaval KemiÄŸi, Kaval Kemik, Tibya Nedir?   Trigeminal Nevralji Nedir?   Dejeneratif Disk Hastalığı   Dengesiz Beslenmenin   Yaygın Ateletektaziye Çok Rastlanır Mı?   Kontakt Lens Nedir?   Hasta Çocuk Bakımı Beslenme   Mantar Zehirlenmesi Amanita Muscarina   Romatoit Artrit Belirtileri   Panik Atak   Topuk Dikeni   Doruk Akışölçer   Status Astmatikus Belirtileri Tedavisi   Oksijen Tedavisi Oksijen Tüpü Kullanımı   DoÄŸum Sonrası Kanama ve Atoni Kanaması   Diyabetlilerde Bağışıklık   Kalça Kırığı   Çocuklarda Bademcik   El Tarağı Kemikleri   Varis   Seker Hastalığı Ve Göz   Ülserle İlgili Merak Ettikleriniz   Papiller Tiroid Kanseri   SoÄŸuk Alerjisi   KaÅŸ EstetiÄŸi   Allerjik Nezle Sık Görülen Bir Hastalık Mıdır?   YenidoÄŸanda İndirekt Hiperbilirubinemi   Kavernoma Cerrahisi   Kuyruk Sokumundan Kaynaklanan AÄŸrılar   Klamidya Hastalığı   Boyun Kireçlenmesi   Akut Böbrek İltihabı   Genç artriti ve rheumatoid artrit   Keratokonus Belirtileri   Çocuklarda Sünnet   Anevrizma Belirtileri   Astigmatizma   Cilt Kanseri   Penis EÄŸriliÄŸi Düzeltilir Mi ?   Yeme Bozuklukları Nelerdir?   Omuz AÄŸrıları Egzersizler   Özefagus Kanseri   Bel Fıtığı TeÅŸhisi   Deri Mantarı   Boyun AÄŸrısı   Koroner Arter Hastalığı   YaÅŸa BaÄŸlı Makula Dejeneresansı   BoÅŸanmaların Çocuk Üzerinde Etkileri   Mantar Hastalığı (Aktinomikoz)   Kas Kopması   YenidoÄŸan Sarılığı   Katarakt Belirtileri   Böbrek Kanserinin Tanısı   Parkinson Parkinson Hastalığı   Gözbebekleri İltihabı Nedir?   Akut Tonsillit Bademcik İltihabı   Çocuk Ve Gençlerde Depresif Sendromlar   Bel Kayması   Safra Kesesi Polip   Cilt Analizi   Tansiyon Düşüklüğü DeÄŸerleri ÇeÅŸitleri   Kulak Bakımı Kulak AÄŸrısı   AİDS'e Karşı Duyulan Gereksiz Korkular