Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi
Hazır Doktor Sitesi

Erkek Eşcinselliği

Sayfa Sonu

Sorularınızın cevabı için iletişim bilgilerinizi bırakın.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:

Eşcinsel Erkek ve Erkek Eşcinselliği Üzerine

Sıklıkla bu konudaki terimler yanlış kullanıldığı için, başlangıç olarak bu terimleri açıklamak istiyorum.

Eşcinsellik (Homoseksüalite): Aynı cinsten cinsel eş seçi­mi.
Heteroseksüalite: Karşıt cinsten cinsel eş seçimi.
Biseksüalite: Her iki cinsten de cinsel eş seçimi.
Genel hekimlik uygulamasında eşcinsellik önemli bir sorun değildir. Bu bakımdan günümüz psikiyatri bili­minde, ruhsal rahatsızlıkların sınıflandırılmasında, cinsel ilişkilerinden ve sosyal yaşamından herhangi bir sorunu olmayan bir eşcinsel, hasta olarak bile kabul edilmiyor.

Eşcinsellik tarih boyunca ve günümüzde de yaygın bir olaydır. Zaman zaman dinsel ve toplumsal baskılarla aşağılansa da, yasaklansa da bu olayın sürüp gitmesine en­gel olunamamıştır. Bu durum kimine göre önemli bir ruh­sal hastalıktır, tedavisi gerekli bir sapıklıktır. Kimine göre ise bir çeşnidir ve normal bir olaydır. Hatta bazı toplum­larda eşcinsel evliliklere bile izin verilmektedir. Ben, mu­hafazakâr bir din- ahlâk öğretmeni olmadığıma göre bu olaya tamamen bilimsel açıdan ve önyargılardan uzak bir şekilde yaklaşacağım.

İnsanların eşcinsel ilişkilere neden girdikleri konusunda ilk önce Pomeroy'un görüşlerine yer vermek istiyo­rum. "İnsanlar gerçekte tüm memeliler gibi davranırlar. Cinsel açıdan tüm memelilerin ortak bir özelliği kendi kendileri, penisleri ile oynamaları ve kendi yaygın yöntem kendi penislerini ağızlarına almalarıdır.

Diğer bir ortak özellik, tüm memeliler çiftleşmesinin penisin ileri geri itti­rilerek yapılmasıdır. Ancak hemen hemen her zaman dişi erkeğine arkasını dönmüş durumdadır. Memelilerin bütün türlerinde eşcinsel ilişkiler vardır. Kırsal kökenli olanlar ve hayvanat bahçesinde maymunları izleyenler bunu bilir­ler. Sadece biyolojik açıdan bakılırsa, bizimde birer me­meli havyan olduğumuza göre neden bütün erkek çocukla­rının eşcinsel davranışlar göstermediği merak edilir. Tabii hepsi yapmaz, zaten yapmalarını da söylemiyorum." Pomeroy gibi değerli bir bilim adamının bu konudaki görüş­lerine herhangi bir şey eklemek sanırım gereksizdir.
insanlar genellikle her şeyi normal ve anormal diye sınıflandırmak isterler. Eşcinsellik ile ilgili en önemli so­run da buradan kaynaklanır. Erkeklerin cinsel seçimleri de normal veya anormal diye sınıflandırılmak istenir. Oysa hayatta her zaman tam normaller veya tam anormaller yok­tur. Aşın uçta olanlar da vardır, ama çoğumuz beyaz ya da siyah olmaktan daha çok griyiz. Bu bakımdan, bir ya da bir kaç eşcinsel ilişkisi oldu diye bir erkeğin artık kadınlarla il­gilenmeyeceği veya ilgilenmemesi gerektiği diye bir kural yoktur. Ancak hiç eşcinsel ilişkisi olmamış ve diğer erkek­lere karşı ilgi duymamış erkekler olduğu gibi, sadece eş­cinsel ilişkiye giren ve kadınlardan cinsel olarak uyarılma-yan, onlara hiç dokunmamış erkekler de vardır. ilkine heterokseksüel, diğerine de eşcinsel denir. Ancak işler her zaman bu kadar basit değildir. Hem erkek, hem de kadınlar tarafından uyanlabilen ve her ikisi ile de ilişki kurabilen veya kurabilecek olan çok kişi vardır. Böyle bir durumda kimin eşcinsel, kimin ise heteroseksüel olduğunu söyle­mek zordur. Sanırım bu gibi ve başka bir çok bakımdan in­sanları değerlendirirken esnek davranmak en doğrusudur.

Ergenlik döneminde bir erkek çok çekingen ve utan­gaç olduğu için kızlara yaklaşamaz. Bazıları ise kızlarla aralarında geçen gururlarını örseleyici olaylar nedeniyle kızlara karşı öfke ve düşmanlık duyarlar. Daha bir çok ne­denlerle erkek çocuklan kızlarla beraber olmakta zorlandı­ğı halde kendi yaşıtı erkeklerle kolaylıkla beraberlikler ku­rabilir. Erkek arkadaşlarıyla evde yalnız kalmasına kimse itiraz* etmez, hatta aynı yatakta bile yatabilirler. Ve bu gibi beraberlikler sırasında eşcinsel ilişkiler de olabilir. Bu ol­dukça kolaydır ve zevk de alırlar. Ancak bu davranışların çok ciddi tehlikeleri vardır. Toplum tarafından bu davranış genellikle sapıklık şeklinde ele alındığı için, yakalanırsa ağır bir şekilde cezalandırılma olasılığı vardır. Yine aynı, nedenden dolayı çocukluk veya ergenlik döneminde dene­diği bir eşcinsel ilişki yüzünden suçluluk kompleksine ka­pılarak ilerde ruhsal rahatsızlıklara girebilir. Bu ilişkinin diğer bir tehlikesi de, bu işten çok zevk alıp kendini buna kaptırması ve karşı cinsle ilişki kurmayı tamamen bırak­masıdır.

Eşcinsellik bazı biyolojik (hormonal, genetik) bo­zukluklara bağlı doğuştan mı gelmektedir? Veya anne-babanın (çevrenin) erkek çocuğuna karşı davranışlarına, eğitimsel uygulamalarına bağlı olarak mı meydana gel­mektedir. Bu sorulara mevcut bilimsel veriler kesinlik taşı­yan bir yargıda bulunmamızı engelliyor. Genel kanı, bazı eşcinsellerde biyolojik etkenlerin sorumlu olabileceği yö­nündedir. Ancak eşcinsellerin çoğunluğunda yaşam ile il­gili, hatalı anne-baba-çevre davranışları esas belirleyici et­mendir.

Çevremizde bazen "anne kuzusu" diye isimlendiri­len, annelerinin dizinin dibinden ayrılmayan "hanım, ha­nımcık" erkek çocuklarını biliriz. Annenin oğlunu sürekli kanatlan altına alması ve girişimciliğini, bağımsızlığını engellemesi sonucu, bazılarının zannettiği gibi kesinlikle eşcinsel olacaktır denilemez. Bağımlı ve çekingen bir er­kek olabilir, ancak eşcinsel olma olasılığı da güçlüdür. Ayrıca boşanma veya ölüm nedeniyle babanın olmadığı bir aile ortamında, anne ve ablalar tarafından yetiştirilen er­kek çocuğunun da, kendisine örnek alacağı yetişkin bir er­keğin bulunmaması sonucu, kadınsı davranışlara ilgi duyarak eşcinsel olması da olasıdır.

Bir de gizli eşcinsellik diye adlandırılan bir durum vardır. Kişinin eşcinsel ilgisi vardır, ancak çeşitli neden­lerden dolayı bu yönünü bastırmakta ve kendisini engelle­mektedir. Bilinçdışı olarak eşcinsel eğilimi vardır ve far­kında olmadan başka erkekler tarafından uyarılır. "illa da olacak" denilmemekle birlikte bu gibi kişilerde kadınımsı davranışlar, konuşmalar ve eğilimler; bazen de tam tersine aşın abartılmış erkeksi davranışlar olabilir. Aslında bu giz­li eşcinsellik çok yaygındır. "Başkalarını tembellikle suç­layanın çalışkanlığından, ahlaksızlıkla suçlayanın ahlakın­dan şüphe edeceksin" diye klasik bir deyiş vardır, işte bu deyişi göz önünde bulundurarak, toplumumuzda en yaygın küfürlerin eşcinsellik ile ilgili olduğunu görüyorum. Stad­yumlarda binlerce kişinin hakemlere nasıl ve ne diyerek bağırdığını anımsayın. Yani toplumumuzdaki gizli eşcin­sellik üzerine bir soru işareti koymak sanırım iyi olur. Bu konuda iki fıkra anlatmak istiyorum.

Kapı çalınınca iri yan bir adam kapıyı açmış. Karşı­sında elinde anket defteri ile bir genç kız, "eşcinsellik üze­rine bir anket yapıyorum, fikrinizi öğrenebilir miyim" de­miş. İri yan adam kaşlarını çatmış ve, "ben öyle şeylerden anlamam bacım, bizim hanımı çağırayım da,'o konuşsun" demiş ve içeri seslenmiş, "ismaiiiil".

O zamana kadar hiç eşcinsel ilişkisi olmamış bir yaş­lı efe, çok merak ettiği için genç efeden kendisini yapma­sını istemiş. Genç efe de saygısından dolayı korkmasına rağmen mecbur kaldığı için yaşlı efeye karşı aktif eşcinsel ilişkiye geçmiş, ilişki sırasında yaşlı efenin gözlerinden yaşlar akmaya başlamış. Bunun üzerine genç efe endişe ederek, "efem canını mı acıttım?" diye sormuş. Yaşlı efe de, "yok yok ona ağlamıyorum. Şimdiye kadar niye denememişim diye ağlıyorum" demiş.

Kadınların bulunmadığı bazı koşullarda, örneğin ha­piste veya denizde (denizcilerin meşhur fıçı nöbeti esprileri), başka koşullarda normal kalabilecek erkekler de eş­cinsel ilişkilere girebilirler. Buna geçici eşcinsellik denir. Fenichel bu konuda "gizli olarak her erkek bu tip eş seçi­mine yeteneklidir. Ancak eğer kadın bulunamıyorsa ikinci seçimi erkekler olur" diyor. Yine bu konuda Fenichel, "bir kimse için dişi ve erkek cinsel organlan arasındaki fark olağadışı bir önem kazandığında ve bu kimsenin diğer in­sanlarla ilişkisi her yönüyle bu insanların cinsiyetine bağlı olduğunda, bu kişi güçlü bir kastrasyon kompleksinin al­tında demektir" diyor. Bu yorumlamadan yola çıkarak "günümüz toplumunda erkeklerin çoğunda kastrasyon kompleksi bulunuyordur" dersem, umarım hata yapmış ol­mam.

Hemen bütün anne-babalar oğullarının heteroseksüel olmasını arzu ederler. Ancak bir çok zaman farkında ol­madan yapılan bazı anne-baba davranışları erkek çocuğu­nun eşcinselliği benimsemesine neden olmaktadır. Daha Önce, "cinsel kimliğin benimsenmesi" bölümünde bahsetti­ğim gibi, çocuklar 3-6 yaşlar arasında Oedipal dönem de­nen bir aşamadan geçerler. Sağlıklı ve dengeli bir anne-babanın oğlu, onların sağladığı destek ve önderlik sayesin­de kişiliğini geliştirir ve Oedipal dönemi normal bir şekil­de aşarak yetişkin döneme ulaşır. Sağlıksız, dengesiz ve ruhsal sorunları olan bir anne-babanın oğlu ise Oedipal dö­nemi olumlu bir şekilde aşamaz. Bu dönemdeki olumsuz­luklar ise yetişkin yaşamında izler bırakır, işte birçok eş­cinselliğin kökeninde de bu dönemin olumsuzlukları yatar. Bu olumsuz anne-baba tutumlarını E. Geçtan şöyle demiştir.

"Kendisi doyum bulamamış anne ya da baba, bu ba­ğımlılık gereksinimlerinden ötürü, kendisine bağımlı bir diğer insanın varlığına katlanamaz, çocuğuna itici, redde­dici tutumlar geliştirir. Bozuk insan ilişkilerinden kaynaklanan yalnızlığını, çocuğunu kendisine bağımlı bırakarak gidermeye çalışır. Anne özellikle kocası ile ilişkilerinde doyumsuz ise, bilincinde olmadığı bazı davranışları ile ço­cuğuna karşı baştan çıkarıcı tutumlar geliştirebilir. Bu tu­tumlar çocuğun hayranlığını kazanma çabalarından, gös­termeciliğe değin türlü biçimlerde ortaya çıkabilir. Kimi anne karşı cinse karşı geliştirmiş olduğu kızgınlık ya da imrenme duygulan nedeniyle, çocuğunu hadımlaştırıcı tu­tumlar geliştirebilir. Öte yandan egemen bir annenin varlı­ğı karşısında silik ve bağımlı kalan bir baba, erkek çocu­ğuna gerekli özdeşim imgesini sağlayamaz. Katı, sert ve cezalandırıcı bir baba ise çocukta hadımlaştırılma karmaşasının pekiştirilmesine yol açar. Bazı anneler, babayı ço­cuğa karşı kıskanarak bu duygunun daha da yoğunlaşması­na neden olurlar".

Bu bölümde erkek cinselliği ile ilgili genel görüşleri­mi ve buna neden olan etkenleri anlatmaya çalıştım. Ko­nunun başında değindiğim gibi, ön yargılarımdan ne derece sıyrılabildiğime siz okurlar karar vereceksiniz. Tabii ki bü­tün bu genel bilgilerden sonra da, nasıl bir yol izleyeceği­nize yine siz karar vereceksiniz.

Ben; birçok zaman bir şeyin yanlışını yapmanın doğrusunu yapmaktan daha zor olduğuna inanıyorum. Çocukların cinsel eğitim için de bu inanışın doğru olduğunu sanıyorum. Umarım aynı şekilde düşünüyoruzdur.


Not: "Erkek Eşcinselliği" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Erkek Eşcinselliği" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Doktor Web Sitesi Saç Ekimi



Etiketler

Damar Sertliği   Cinsellik Psikolojisi Ve Cinsel Sağlık   Ayak Ağrıları   Rahim Uterus Anatomisi   Mide Ülseri Nedir?   Astigmat Nedir?   Hepatit C Belirtileri   Hipofiz Tümörü   Göz Kapağı Düşüklüğü Pitosi Z   İnfertilite   Boyun Egzersizleri   Kemik Kökenli Sarkomlar   Meme Büyütme Nedir?   Bağışıklık Sistemi Nedir?   Hepatit   Engram Nedir?   Koroner Arterlerin Anatomisi   Alkol ve Kan Hastalıkları   Dirsek   Bebeklerde Pamukçuk   Açık Yara   Yaşlılıkta Sık Görülen Beyin Hastalıkları   Aşırı Tüylenme Kıllanma   Cinsel Dürtüleri Uyumsuz Olan Çiftler Ne Yapabilir?   Bebekte Kulak Ağrısı   Bebek Banyo Yaptırma, Bebeğin Banyosu   Bademcik İltihabı ve Anji Hastalığı   Bronşial Astma Alerjik Astım   Ağız Koruyucu   Ekstrasistol Nedir?   Kistik Fibroz Nedir?   Sütün Faydaları   Koroner Stent Nedir?   İdrar Yollarında Yanma   Çocuk Psikiyatrisi   Erkek Üreme Organları   Boğaz ve Gırtlak Tıkanma Nedenleri   Aort Hastalıkları   Serebrovasküler Hastalıklar   Karaciğer Tümörleri   Akupunkturda Uyarı Noktaları   Safra Koliği   Gebelik Takibi Ve Doğum   Raşitizm Hastalığı Nedir?   Gebe Kalamama   Ağız Temizliği Nasıl Olmalıdır?   Fasial Paraliz Yüz Felci Yüzfelci   Kalça Çıkığı Tanısı   Düz Taban   Apandisit Ölüme Neden Olabilir Mi?   Bel Ağrısı Bel Fıtığı İle İlgili Terimler   Epilepsi (sara)   Karaciğer Sirozunun Belirtileri   Karın Hastalığı Tekrarlar Mı?   Kısırdöngü   Kontakt Lensler Hangi Amaçlarla Kullanılırlar   Varis   Trafik Kazalarında İlkyardım   Baş-boyun Kanseri   Tetanos Nedir?   Karaciğer-Böbrek Yetmezliği Ve Diş Tedavisi   Jinekolojik Kanserler   Refleksoloji Haritası ve Artrit Tedavisi   İhtilaç Krizleri ve Tedavisi   Çocuklarda İdrar Kaçırma   Çocuklarda Grip   Akciğer Kistlerine Nerede Rastlanır?   Bulantı-kusma Nedir?   Eklem Ağrıları   Akciğer Tümörleri   Göz Tansiyonu   Kızlık Zarı Tamiri Hymenoplasty   Kas Erimeleri Omurilik Hastalıkları Als Als Polio   Alerjik Reaksiyonlar (Anafilaksi)   Sempatektomi   Çocukluk Çağı Baş Ağrıları   Gebelikte Kanama Hamilelik Kanamasi   Boşaltım Sisteminde (böbreklerde) Görülen Hastalıklar Nelerdir?   Diz Artroplastisi   Öğrenme Bozukluğu Nedir?   Göz Ağrısı Yanması Tedavisi   Multifaktöryel Kalıtımsal Hastalıklar   Sıtma   Çocuk ve Bebeklerde Ağlama, Haykırmalar   Gebelikte Plasenta Nedir Hamilelikte   Krikotiroidotomi Açılması   Ankilozan spondilit ve Artrit hastalığı   Plevra Hastalıkları Plevra Nedir?   Çocuk Felci Aşısı   Bütün Akciğer Tümörleri Kanserli Midir?   Bronşektazi Tedavisi   Vajinal kuruluğun sebepleri   Özefagus Nedir?   Normal Prostat Büyümesi   Ameliyatsız Estetik   Doğum Belirtileri Gebelik   Böbrek hastalıkları ve Bağışıklık   Karın Ağrıları İçin Müshil   Aids Aşısı   Erkek Ve Kadın Cinselliği   Kötü Kolesterol   Röntgencilik (Voyörizm)   Bisinosis Nedir?   El Ve Ayak Titremeleri   Kulak Sağlığı İşitme   Zehirlenme Belirtileri   Üfürüm   Glomus Tümörleri   Vestibüler Schwannoma   Ağız İçi Tümörleri Nelerdir?   Damak Kemiği   Prostat   Beyin Tümörü Nedir?   Posalı Yiyeceklerin Önemi   Diz Yaralanmaları   Plörezi ve Göğüs Ağrısı   Karaciğer Kanseri Nedir?   Göz Zonası Göz Sağlığı   Boyunda Sinir Sıkışması   Brusellozun Belirtileri Nelerdir?   Omuz Kol Ağrısı   Kurdeşen Nedir?   Sıtma Ateşli Enfeksiyon   Akut Hepatit B   Gebelik Ve Cinsellik   Vulva-vajen Kanseri   Meme Büyültme Ameliyatı   Addison Hastalığı   Kırıkta İlkyardım   Güneş Lekesi Tedavisi   Bel Kayması Nedir?   Alkol Etkileri Solunum Sistemine Zararı   Özefagus Kanseri   Varis Ülseri   Paget Hastalığı Kemikte Osteitis Deformans   Balon İle Sinüzit Tedavisi   Miyom Türleri   Pasif Bağışıklık   Penis ve İlk Ejekülasyon (Döl Gelmesi)   Uyku Hastalığı   Safra Taşları   İktidarsızlık Sertleşme Bozukluğu   Eko Kardiyografi   Tetanosun Gelişme Süresi Ne Kadardır?   Diş Protezi, Diş Protezleri   Karpal Tünel Sendromu   Bebeklere Ek Besinler Verilmesi   Rahim Kanseri Nedir?   Karın Germe   Tozun Yol Açtığı Hastalıklar   Erkekte Kısırlık Nedenleri Nelerdir?   Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Basamak Tedavisi Sistemi   Ağıziçi Tümörleri   Aort Anevrizma   Migren Krizi   Saplantı Zorlantı   Ense Ağrısı   Echo Virüsü Hastalığı Nedir?   Bel Ağrısında Eğitim   Stereotaktik Singulotomi   Çocuklarda Nezle   Meme Kanserinde Radyoterapinin Yan Etkileri   Uyku Düzensizliğinde Akupunktur   Doğum Sonrası Kanama ve Atoni Kanaması   Yanık Yanık Şoku Yanık Merkezi Yanık Ünitesi   Nakil Böbreğin Kullanım Süresi   Bel Okulu Nedir?   Mandibula Kemiği Nedir?   Gece Yanığı   Tavşan Ateşi   Göğüs Dikleştirme   Mesane Tümörü   Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığı   Akciğer Enfeksiyonları Pnömoni ve Pnömokok   Loeffler Sendromu   Yeme Bozuklukları   Ürtikerin Sebepleri Nelerdir?   Akciğer Apseleri Nedir?   6 Aylık Bebeğin Beslenmesi   Çocuklarda Kabızlık