Böbrek hastalıkları ve Bağışıklık - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Böbrek hastalıkları ve Bağışıklık

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:

Böbrek hastalıkları ve Bağışıklık

Aşıların gittikçe tam bir şekilde saflaştırılması ve tifoid-paratifoid aşısından vazgeçilmesi nedeniyle bağışıklama sonrası nefropati tıp yayınlarında artık hiç gözükmemektedir.
Proteinürisi olan bir çocukta hiç aşı yapılmaması şeklindeki kural, aşı-sonrası böbrek sorunlarıyla ilgili bilgilerimizden değil de, aşıya karşı toleransın düşük olabileceğinden kaygı duyan doktorların aşırı titizliğinden kaynaklanır.

1. Aşılanma sonrası böbrek komplikasyonları

Böbreğin aşılanmaya karşı gösterdiği reaksiyonlar üzerinde ilk olarak, 1916'da NOBECOURTve PEYRE tarafından durulmuştur.10 O zamandan bu yana TAB, DT-TAB, çiçek ve difteri aşılarıyla bağlantı kurulan 171 nefropati vakası derledik.

Bu komplikasyonlarda klinik semptom olarak genellikle geçici, bazen aralıklı veya devamlı basit proteinüri veya uygulamayı izleyen birkaç saat içerisinde ortaya çıkan akut hematürik nefrit ya da çok daha ender olarak geçici anüri ya da nefrotik sendrom görüldü.

Böbrek hastalıkları, bağışıklama açısından sistematik bir kontrendikasyon sayılamaz.
TAB aşısı dışında kalan bağışıklama girişimlerinin önceden mevcut böbrek hastalığının şiddet kazanmasına yol açtığını gösteren hiçbir kanıt yoktur.

Böbrek hastalarında aşılanma

Bağışıklama sırasında proteinüri keşfedilirse bu çok zaman büyük kaygı yaratır. Nefropatiye eğilimli bir kimsede aşı reaksiyonundan korkulması çok zaman, gerekliliği tartışılabilecek bir karara varılarak bağışıklamadan vazgeçilmesine neden olur.

Böbrek hastalığı olan ve aşı uygulanan çocuklardaki spesifik bulguların analizi, henüz oldukça yetersizdir. Bu nedenle aşıların izole, aralıklı veya devamlı proteinürisi veya kronik nefropatisi olan hastalardaki etkinlik ve güvenilirliğin daha fazla araştırılması gerekmektedir.
İzole proteinüri ile karşılaşıldığında önce, bunun patolojik olduğu (yani 24 saatte idrara çıkan protein miktarının 50 miligramı aştığı) kesin belirlenmelidir. Ayrıca proteinürinin izole, kalıcı ya da aralıklı olduğunu ortaya çıkaracak böbrek tetkiklerinin yapılması önerilir. Aralıklı proteinüri, temelde ortostatiktir. Bu, büyük çocuklarda ve adolesans çağındakilerde daha sık görülür ve ortostatizm testi pozitiftir.

Ortostatik proteinüride birçok araştırmacı, böbrek fonksiyonu incelendikten sonra zorunlu aşılamanın eksiksiz yapılması gerektiği görüşündedir. Şüpheli bir durumda böbrek fonksiyonunun her aşı enjeksiyonundan önce ve sonra ölçülmesi gibi ek bir güvenlik önlemine daha başvurulabilir.

İzole ve kalıcı olan, postüral nitelik taşımayan proteinüride görüşler farklıdır: THEROND15 bağışıklamanm parçalı dozlar şeklinde yapılmasını; LENGRANIN3 ve PRUNIER13 ise hiç yapılmamasını önermektedir.

Paris'teki Höpital des Enfants Malades'dan Pierre MAROTEAUX, kalıcı, izole proteinürileri olan çocuklarda şu protokole uyulduğu takdirde, böbrek fonksiyonunun bağışıklama sonrası hiç değişmediğini bulmuştur:

Difteri-tetanoz karma aşısında ikişer hafta arayla subkütan enjeksiyon olarak:

1. Bir yarım doz
2. Bir tam doz
3. Bir tam doz
4. Bir tam doz

Her enjeksiyonu izleyen onuncu günde 24 saatlik proteinüri ölçülmesi dahil idrar testi ve Addis sayımı yapılmalıdır; son dozdan 30 gün sonra tekrar idrar testi yapılması gerekir.
Oral poliomiyelit aşısı ve BCG, herhangi bir özel kontrol uygulanmaksızın yapılır.
Fransız yasaları, tipi ve şiddet derecesi ne olursa olsun gerçek kronik nefropatide her türlü aşıyı kontrendıke kabul etmektedir.

Ancak bilgilerimiz, mevcut bir böbrek hastalığının aşılanma sonrası kötüleştiğini, istatistik anlam taşıyacak şekilde gösteren herhangi bir kanıt bulunmadığı şeklindedir.

1966'da HAMBURGER ve arkadaşları5 glomerüler nefropatinin, her çeşit aşı bakımından kontrendikasyon yarattığını ve aşılanmanın, hastalığın daha hızla seyretmesine neden olacağını düşünmüşlerdir. Ancak bu araştırmacılar aradan 10 yıl geçtikten sonra kontrendikasyon sınırını, yalnızca aktif dönemdeki lipoid nefroz vakalarını kapsayacak şekilde daraltmışlardır.

Kronik böbrek hastalığı olan çocuklarda ve büyüklerdeki aşılanmayla ilgili yayınlar MAROTEAUX 12, JACÛUOT ve arkadaşları6 ve GIUDICELLI ve arkadaşları3 tarafından yapılmıştır.

İnfluenza aşısı, kronik böbrek hastalığı vakalarındaki klinik veya biyolojik semptomların ağırlaşmasına veya nüksetmesine neden olmamaktadır.
SHET ve arkadaşları14, PABICO ve arkadaşları 12, ORTBALS ve arkadaşları 11, böbrek hastalarındaki influenza enfeksiyonunun çok ağır seyrettiğine dikkati çekmişlerdir. Gerçi immünsüpressif tedavi gören bir grup hastada influenza aşısından sonra elde edilen serolojik sonuçlar, kontrol grubundaki kadar tatmin edici olmamış, ancak influenza'ya karşı yine de yeterli korunma sağlamıştır.

MAROTEAUX 12, kronik böbrek hastalığı olan çocuklarda remisyon dönemlerinde şöyle bir protokol uygulanmasını önermektedir:

İkişer haftalık aralarla yapılacak enjeksiyonlar:
1. % 10'a seyreltilmiş aşının onda biri, intradermal olarak 2 % 10'a seyreltilmiş bir doz subkütan olarak
3. Aşı dozunun dörtte biri, subkütan olarak
4. Bir normal dozun tamamı, subkütan olarak
5. Bir normal dozun tamamı, subkütan olarak
6. Bir normal dozun tamamı, subkütan olarak

Difteri ve tetanoz bağışık/amaları ayrı ayrı yapılmış ve önce tetanoz, daha sonra da difteri aşısı uygulanmıştır. Difteriye karşı önceden bağışıklanmış çocukların tekrar aşılanmaması için, rutin olarak Schick testi yapılmıştır.
Her enjeksiyondan 10 gün sonra bir kontrol muayenesi yapılarak 24 saatlik idrara, çıkarılan protein miktarı ölçülmüş ve Addis sayımı yapılmıştır, idrardaki protein miktarının 10 yaşından büyük çocuklarda 0.10 gram/litre, 10 yaşından küçük çocuklarda 0.05 gram/litre bulunması; dakikadaki eritrosit akışının artması ve 5000'e ulaşması, aşılanma işlemine son verilme nedenleridir.

BCG ve oral poliomiyelit aşıları bakımından normal protokoller kullanılmıştır. Poliomiyelit aşısında, her uygulamadan 20 gün sonra 24 saatlik idrara çıkan protein miktarı ölçülmüş ve
Addis sayımı yapılmıştır.

Bu çalışmaların sonuçlarına göre proteinürisi olan hastalarda veya remisyondaki bazı kronik böbrek hastalığı vakalarında aşılanmadan sakınılması gereksizdir. Dikkatle uygulandıkları takdirde bazı aşılar, renal sisteme zarar vermez.

İzole, aralıklı veya devamlı proteinürisi olan kimselerde BCG aşısıyla tetanoz, difteri, poliomiyelit, kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşıları, anamnezinde hiçbir böbrek sorunu olmayaniardaki kadar iyi tolere edilebilmektedir. Böbrek açısından zararlı olan aşı, yalnızca tifo-paratifo aşısıdır ve böbrek hastalığı olan kimselerde kesinlikle yapılmamalıdır.

Dahası aşılar, elimizdeki az sayıda bilgiye göre, remisyondaki kronik böbrek hastalığı vakalarında da iyi tolere edilmektedir. Ancak bu vakalarda böbrek fonksiyonu, herhangi bir bağışıklama öncesinde ve sonrasında kontrol edilmelidir. Ayrıca bir dozun tamamı uygulanmadan önce azaltılmış dozlar uygulanarak, kişinin aşıya toleransı test edilmelidir.


Not: "Böbrek hastalıkları ve Bağışıklık" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Böbrek hastalıkları ve Bağışıklık" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Bunama   Alın KemiÄŸi Sinüsü Ameliyatı   Barbitüratlarda Zehirlenme   Aids Nedir Aids Hastaligi Hakkinda Bilgi   İnfluenza aşısı   Primitif Nöroektodermal Tümör   Böbrek Kanserinde Tedavi   Çocuk Cerrahisi   Burun EstetiÄŸi Fiyatları   Kronik Otit Cerrahisi   Sırt AÄŸrısı   Gırtlak Kanseri Hastalığının Klasik Tedavi Åžekli   Anüs Kaşıntısı   Anemi   Dölyolu Akıntısı   Çocuklarda BoÄŸmaca Öksürük   Spastik Felç   Bebeklerde Beden EÄŸitim   Kalp Krizi   Omurga Yapısı Kemik Anatomisi   Kadınlarda İdrar Kaçırma   Saman Nezlesinden Korunmanın Yolları   Panik Atak Nedir?   Varis Ameliyatları   Hıçkırığın Tedavisi   Sinir BozukluÄŸu Nedir?   GeliÅŸim Anomolileri   Dudak Yarigi Damak YariÄŸi   Yaz İshali   Bebeklerde Kabızlık   Sınav Taktikleri   Aşırı Terleme   Ürodinami   Çapraz BaÄŸ Cerrahisi   Afrika Humması   Meningioma   Aşılanma ve Antikoagülan   Alerjik Rinit   Vep Görsel Uyandırılmış Potansiyeller   Tetanos İnsana Nasıl Bulaşır?   AkciÄŸer Apsesi   Umbilikal Herni Göbek Fıtığı   Otizm Bozukluklar   TaÅŸ Devri Diyeti   Alkol Zehirlenmesi Belirtileri   EndiÅŸenin (Anksiyete) DoÄŸal Tedavisi   Kadınlarda Orgazm Olamama Anorgazmi   Menisküs Tedavisi   Salisilat Zehirlenmesi   Anestezi Yöntemleri ve Anestezi ÇeÅŸitleri   Uyku DüzensizliÄŸinde Akupunktur   AkciÄŸer Kanseri Nedir?   Romatizma AÄŸrısı   Göz Kapağı EstetiÄŸi   Penis Büyütme   Böbrek YetmezliÄŸi Diyaliz   Lumbar Disk Herniasyonu Bel Fıtığı   Hemikranyektomi   İlk Organ Nakli   Tuvalet Alışkanlığı Tuvalet EÄŸitimi   Antraks Nedir?   Prostat Belirtileri   Bebek Gaz Sancısı   Alerjilere Karşı Savunma Silahları, Antijen Nedir?   Agorafobi Nedir ve TeÅŸhisi   Gebelik Takibi Ve DoÄŸum   Katarakt Nedir?   Sıtma Nasıl Önlenir?   Sinus Kanseri   Alerjik Rinit Sinüzit   Migren Krizi   Gut Artriti Tedavi Edilebilir Mi?   Hamilelikte Spor Gebelikte Spor   Ağız İçi Tümörü Belirtileri   Mide EkÅŸimesi   Kanser   Menstruasyon (Adet Görme)   GenetiÄŸi DeÄŸiÅŸtirilmiÅŸ Besinler Kanser Yapar Mı   Ağız Kanseri Nedir   ÇocuÄŸun Odası, BebeÄŸin Odası   Klipsli Ets   Omuz Çıkığı   Parkinson Hastalığı Risk Faktörleri   Hava Basıncı Travması Belirtileri   KaraciÄŸer Nakli   Kalça Çıkığı   Gebelik Sorunları   Dalış Kazaları Denizaltı Dalış   Dudak EstetiÄŸi   YaÅŸlılarda Katarakt   Gırtlak Kanseri   Kronik Alt Karın AÄŸrıları   Pankreatit   Çene Protez Ameliyatları   Botoks   Kırık, Kemik Kırıkları   Kepçe Kulak Kulak Kepçesi EstetiÄŸi   Apandisit AÄŸrısı   Kızamık Hastalığından Korunma   Ülseratif Kolit Hastalığı   Akut Ve Kronik Farenjit   Boyunda Sinir Sıkışması   Ortapedik Ayakkabı Nereden Alınır   Akupunkturun Uyarı Noktaları   Echo Virüsü   Mongolizm   Ayak AÄŸrıları   Beyin Anjiosu   Mikroplu Hastalıklar   Tifo ve Paratifo Hastalığı   Kulak AÄŸrısı ve KulaÄŸa Yabancı Cisim Kaçması   Peptik Ülser   Çocukların Tik Sorunu   AkciÄŸer Röntgeni Hangi Durumlarda Çektirilmelidir?   Åžizofreni İlaçlar Psikozlar   Bilgisayar İnternet Tutkusu   AkciÄŸer Hastalıkları Belirtileri Öksürük ve Balgam   Atriyoventriküler Septal Defekt   Kranyosinostoz Ameliyatları   AkciÄŸer Ve Göğüs BoÅŸluÄŸu Travmaları   Verem   Floroskopi X Işını Tanısal Radyoloji   Burun EstetiÄŸi   Osteoartritin Belirtileri Nelerdir?   İskemik İnme Tedavisi   Periferal Nöropati   Tiroid Tiroit Nodül   Parazit Aşıları Aşılama   Travmatik Stres BozukluÄŸu   Ülseratif Kolit Hastalığı Nedir?   Kordotomi   Astım BronÅŸit   Omurilik Pilleri   Omurga Kemik EÄŸrilmesi Skolyoz Lordoz   Kan Kanseri Nedir?   Bakır Zehirlenmesi   Tüp Bebek Tedavisi Ivf   Kistik Fibroz   YaÅŸlılarda Bağışıklık   Milyer Tüberkülozu   Septum Deviasyonu   Virüs Hastalıkları Nasıl Yayılır?   Kabakulak Hastalığı   Anne Sütü Sarılığı   Trofoblastik Tümörler   Anevrizma Belirtileri   Astım Hastalığı ve Nefes   Parestetika Meraljia   Lepraya (Cüzzam) karşı aşılanma   Alerjilerin Mevsimi Var Mıdır?   Nabız Tansiyon Nedir İnsanda Nabız   Aşıların Tarihçesi   Hirschsprung Hastalığı Nedir?   Gıda Alerjisi   Ailevi Akdeniz AteÅŸi Hastalığı   Kolon Kanseri   Kronik Bel AÄŸrısı   Çocuklarda Sarılık   Anjinal Pektoris (Vitrin Hastalığı)   Mikrop Nasıl Bulaşır?   Kronik Farenjit   Yapay Eklem   Çocuklarda Kulak AÄŸrısı   Karın AÄŸrıları İçin Müshil   Lenfoma Tedavisi   Ektoderm Nedir?   Beyin Kanaması Belirtileri   Vajina Daraltma Ameliyatı   Åžeker Hastalığı Diabetes Mellitus Belirtisi   Astım Nedir?   Akut Hepatit B   Kemoterapi Sonrası Kontrol   Laparoskopik Lazer   Yeme Bozuklukları   Bulaşıcı Hastalıkların Sebepleri   Akupunktur   Böbrek Damarlarının Hastalığı Renovasküler   Gastrointestinal Alerjilerin Belirtileri Nelerdir?   Travmatik Artritin Tedavi Yolu Nedir?   Hıv Virüsü Aşısı