Bebeklerde Sindirim Bozukluğu - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Bebeklerde Sindirim BozukluÄŸu

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:
Bebeklerde Sindirim BozukluÄŸu

Kusma, alışkanlık sonucu tekrarlandığında bebek için Önemsiz bir sorundur. Ama mide kapısı (pilor) darlığına bağlı olduğunda basit sindirim bozukluğundan çok daha ağır bir sorun oluşturur. Çocukta kilo kaybına yol açmadıkça anne ve babanın kaygılanmasına gerek yoktur. Kesin tanı konması için hekime doğru bilgi verilmesi çok önemlidir.


REGÜRJİTASYON
Regürjitasyon mide içeriÄŸinin aÄŸza geri gelmesi demektir. Mama verildikten sonra az miktarda sütün aÄŸza geri gel­mesi ve ağızdan çıkartılması özellikle yaÅŸamın ilk iki ayında sık görülen bir belirtidir ve genellikle önemli bir orga­nik bozukluÄŸa baÄŸlı deÄŸildir. BebeÄŸin çıkardığı süt, verilen sütün özelliklerini taşıyorsa, yani akışkan ve çökeltisîzse telaÅŸlanmaya gerek yoktur. Birkaç öneri bu durumu düzeltmeye yeter: Memeden hemen sonra bebek yatırılmamalı, yatırılsa bile yüzükoyun (yani göbek altta), baÅŸ bir yana dönük ve yastıksız olmalı­dır. Bu konum her bebek için önerilen en uygun yatış biçimidir, çünkü bebek­lerde sık sık regürjitasyon ve kusma gö­rülebilir. Bu yatış biçimi regürjitasyon ya da kusma sırasında aÄŸza gelen mad­delerin hava yollarına kaçarak bebeÄŸi boÄŸmasını ve özellikle ilk aylarda ölü­me yol açmasını engeller. Regürjitas­yon sonraki aylarda bebeÄŸin oturmaya baÅŸlaması ve yürümesi, bu arada gittikçe daha katı besinlerle beslenmesiyle kendiliÄŸinden azalarak sonunda kaybo­lur. BebeÄŸin mide içeriÄŸi arada bir aÄŸzı­na geliyorsa fazla telaÅŸa gerek yoktur; olaÄŸan vizitlerde durumu çocuk hekimi­ne bildirmek yeterlidir. Ama regürjitas­yon her mamadan sonra oluyorsa, özel­likle çok miktardaysa ve hepsinden de önemlisi bebek yeterince kilo almıyor­sa, bebeÄŸi bir çocuk hekimine göster­meli ve bu durumun bir hastalığın erken belirtisi olup olmadığı araÅŸtırılmalıdır.

Mide kapısının (pilor) aşırı kalınlaşması sindirim kanalının en sık görülen bozukluklarından biridir. Bu bozukluğun başlıca belirtisi, belli özellikteki kusmalardır. Kesin tedavi için cerrahi girişim zorunludur. Günümüzde bir tehlikesi kalmayan ameliyat sonucunda oluşum kusuru tümüyle ortadan kalkar.

Olguların çoÄŸunda büzgen kasın aşı­rı kalınlaÅŸmasına baÄŸlı olan mide kapısı darlığı (hipertrofik pilor stenozu) belir­tileri yaÅŸamın ilk aylarında görülür. Sin­dirim kanalının onikiparmakbağırsağıyla mide gövdesi arasındaki küçük bir bölüm olan mide kapısı bu tip olgularda normalden uzun ve dardır. Bu bölgede­ki kas tabakası da kalınlaÅŸmış, hacim ve sertliÄŸi artmıştır. Yani mideyle onikiparmakbağırsağı arasındaki kanalcık çok daralmış ve besin parçacıklarının normal geçiÅŸim engeller hale germiÅŸtir. İşte bozukluklar bu bölgeden kaynakla­nır. Büyük olasılıkla doÄŸumdan beri var olmasına karşın mide kapısı darlığı be­lirtileri, yaÅŸamın 3-6. haftasından önce ortaya çıkmaz. Bu hastalığın niçin bazı bebeklerde görülüp bazılarında görül­mediÄŸi bilinmemektedir. İstatistiklere göre bu hastalıkla doÄŸan 10 bebekten 8′i erkektir. Hastalığın neden kızlarda az görüldüğü ve neden ilk doÄŸumlarda ortaya çıktığı da henüz açıklanamamak­tadır. Gene de ailevi bir özellik taşıdığı oldukça kesindir. Mide kapısı darlığı olan bebeklerin bir çoÄŸunun annelerin­de bebekken aynı hastalığın görüldüğü bilinir; kardeÅŸler arasında ve tek yumur­ta ikizlerinde de aym hastalığa rastlan­mıştır. Bu veriler bazı Özelliklerle birle­ÅŸince tanıya yöneltme açısından büyük yarar saÄŸlar. ÖrneÄŸin annesinin ilk do­ÄŸumu olan bir erkek bebekte 40 gün sonra aniden inatçı kusmalar baÅŸlarsa, mide kapısı darlığını düşünmek anlam­lıdır.

BELİRTİLERİ
En tipik belirti aniden baÅŸlayan kusma­lardır. Hemen her zaman iÅŸtahla meme emen, hiçbir sorunu bulunmayan, so­runsuz doÄŸmuÅŸ bir bebek, bir gün ani­den bol miktarda, “şiddetli”, “fışkırır” gibi kusmaya baÅŸlarsa, yani kustuÄŸu süt oldukça uzaÄŸa fışkmrsa hastalıktan kuÅŸ­kulanmak gerekir. Bu kusma nöbetleri belirli bir zaman dilimiyle sınırlı kal­maz; hemen her gün tekrarlanır. Özel­likle baÅŸlangıç döneminde nöbeti baÅŸlatan hiçbir bozukluk yoktur; bebek iyi­dir, ateÅŸi yoktur, oynamak ister, her za­mankinden çok iÅŸtahlıdır, ama kustuk­tan sonra aÄŸlamaya baÅŸlar, çünkü artık midesi boÅŸ ve karnı açtır. Kusmanın bir özelliÄŸi de zamanla bazı deÄŸiÅŸikliklere uÄŸramasıdır. BaÅŸlangıçta beslenmenin hemen ardından ortaya çıkarken, daha sonraları iki, üç saat sonra, beslenme sı­rasında ya da bir sonraki bslenmeden hemen önce ortaya çıkabilir. Kusmuk az ya da çok çökeltili, müküs ve tükü­rükle karışmış sütten oluÅŸur. Bazen içinde az miktarda kahve telvesine ben­zer kalıntılar bulunur; bu kalıntılar, mi­de içeriÄŸiyle birleÅŸtikten sonra özelliÄŸi ve rengi deÄŸiÅŸen kandır. KusmuÄŸun miktarı bebeÄŸin emdiÄŸi sütten fazladır.
BebeÄŸin sindirim kanalındaki anato­mik bozukluklar dikkate alındığında bu belirtiler kolayca açıklanabilir. Mide kapısı kanalından geçiÅŸi daralmış oldu­ÄŸundan gıdalar buradan yavaÅŸ ve az miktarlarda geçer. Öte yandan mide, içindeki bu maddelerden kurtulmak için her yolu dener; bunları darlık engelinin ötesine atabilmek için kaslarım tüm gü­cüyle kasar. Ama bu darlığı aÅŸamadı­ÄŸÄ±ndan en kolay yolu seçer ve bir önce­ki kasılmanın tersi yönünde çok daha ÅŸiddetle kasılarak içeriÄŸinin tümünü dı­ÅŸarı atar. Bir sonraki öğüne deÄŸin de dinlenmeye çekilir. Her mamadan sonra bebeÄŸi sabırla gözleyerek bütün bu aÅŸa­malar izlenebilir. Mide hemen her za­man saÄŸ ve sol kaburga yayının arasın­da yer alır. Buradaki karın duvarı na par­mak uçlarıyla hafifçe vurulduÄŸunda, trampet sesi gibi bir ses ve belli bir dü­zeyde gerginlik duyulur. Bu belirti gene de pek özgün deÄŸildir. Yalnızca mide­nin beslenme sırasında alınan hava ve süt nedeniyle gerginleÅŸtiÄŸini gösterir ki sütle birlikte bol bol hava yutan sütçocuklan için doÄŸaldır. Ama bu bölge ışık tutularak incelendiÄŸinde görüntü çok il­ginçtir. Gergin mide duvan sanki dalgalanıyormuÅŸ gibi kalkıp inmektedir. Dal­galanma sol yukarıdan saÄŸda karaciÄŸere doÄŸrudur ve karaciÄŸerin altında kaybo­lur. Peristaltik dalga da denilen bu sı­ÄŸamsal hareketler (besinlerin sindirim kanalında ilerleyiÅŸ hareketleri) mide du­varını yapan kasların kasılması sonucu oluÅŸur.

Aşırı büyümüş ve kanalı daralmış mide kapısı kası kusmadan sonra elle yapılan muayenede hissedilebilir. “Pilor zeytini” denen bu büyümeyi hissedebil­mek için el hafifçe karın önduvanna bastırılır, ama eli oldukça” derine, kara­ciÄŸerin hafif altına doÄŸru bastırmak ge­rekir. Dikkatsiz ve aceleci davranılırsa mide kapısı darlığı belirtileri gözden ka­Ã§abilir, ayrıca her hastada saptanamaz. Ama bu önemli belirtiler sabırla aran­malıdır, çünkü bir kez ortaya kondukla­rında hastalığın tanısı kesinleÅŸir.

BebeÄŸin baÅŸlangıçta saÄŸlıklı, canlı ve iÅŸtahlı olduÄŸunu daha önce belirtmiÅŸ­tik. Böyle bir durumda, üstelik son de­rece kolay kusan bir bebekle karşı kar­ÅŸÄ±ya kalan anne babalar hekime baÅŸvu­racak yerde pek telaÅŸa kapılmadan bazı kolay “çareler” ararlar. Kusmadan ilk “sorumlu” tutulan süttür: anne sütüyse belki fazla yaÄŸlı olduÄŸu, mamaysa bin­lerce etkenin kusmaya yol açabileceÄŸi düşünülür. Aileden ya da komÅŸulardan birinin de önerisiyle önce sütün cinsi, sonra miktarı ve yoÄŸunluÄŸu, ardından da bebeÄŸin duruÅŸu deÄŸiÅŸtirilir. Ama hiç­biri iÅŸe yaramaz: bebek her gün her öğünde kusar. Böyle oyalanmalarla günler geçer ve bebeÄŸin yüzü deÄŸiÅŸme­ye baÅŸlar. Ağırlığı artacağına eksilir, de­rialtı yaÄŸ dokusu azalır, deri incelir, ku­rur, kırışır, genellikle kabızlık görülür. Bebecik baÅŸlangıçta iÅŸtahının açık ol­masına ve bol mama almasına karşılık artık hiçbir ana besin maddesini ne emebilir, ne de içinde tutabilir. Gittikçe ağırlaÅŸan bir beslenme bozukluÄŸu içine girer. İşte hekimler tek belirtisi kusma olan bebekleri çoÄŸu kez bu evrede gö­rürler.

NE YAPMALI?
Kısa bir gözlemden sonra tam basittir. Hemen ardından tedavi yöntemleri gelir ve asıl sorun nasıl bir yöntemin uygulanacağıdır. Tıbbi tedavi mi, yoksa cerra­hi giriÅŸim mi? Sorun hâlâ tartışmalı ve kesin sonuca ulaÅŸmamış olduÄŸundan bunlardan herhangi birini önermek tü­müyle bizim dışımızdadır. Biz yalnızca en yaygın görüşlere deÄŸinmek istiyoruz. Mide kapısı kasının aşırı büyümesi­ne baÄŸlı nüde kapısı darlığının tıbbi te­davisi spazm çözücü ve sakinleÅŸtirici ilaçlarla mamaların 8 ya da 12 öğüne bölünerek yedirilmesine dayanır. Görü­nüşte basit olan bu tedavi hem çok uzun, hem de tam olarak tehlikesiz de­ÄŸildir. Bebek evde tedavi edilecekse her zaman ağır bir su eksikliÄŸi (kuruma) tehlikesi vardır; hastanede tedavi edile­cekse, çevredeki enfeksiyonlardan ko­layca etkilenebilir.
Birkaç günlük düzenli tedaviden sonra yüz güldürücü sonuçlar alınmazsa tıbbi tedaviyi sürdürmenin de bir yaran yoktur. Bu durumda artık cerrahi giri­ÅŸim uygulanmalıdır. Son derece basit bu giriÅŸimde ölüm tehlikesi günümüzde sıfırdır. Ama bazen cerrahi giriÅŸimle bi­le baÅŸarısız sonuçlar alınabilir. Bu du­rumda tedavi, bebeÄŸin normal beslen­mesini yeniden kazanmasına ve hasta­nede yaüş süresini kısaltmaya yaradığı ölçüde baÅŸarılı sayılabilir.


Not: "Bebeklerde Sindirim Bozukluğu" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Bebeklerde Sindirim Bozukluğu" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

BaÅŸ Dönmesi   Eeg Çekimi   Gözaltı Torbası Ameliyatı   Barotravma (Hava Basıncı Travması)   Meme DikleÅŸtirme Meme EstetiÄŸi   Düşük Tansiyon Hipotansiyon Hipertansiyon Yüksek Tansiyon   Serebral Palsy   AÄŸrı Cerrahisi   Zayıflama Programları   Diyabetlilerde Bağışıklık   Akraba EvliliÄŸi   Yiyecek Alerjisi; Besin Alerjisi, Gıda Alerjisi, Süt Alerjisi, Balık Alerjisi   Anjinal Pektoris (Vitrin Hastalığı)   Beyin Tümörü Nedir?   Sistemik lupus eritematozus   Meme Kanseri Sonrası Estetik Tedavi   Testis Hastalıkları Ve Cinsellik   Kordosentez Nedir   Antibiyotikler Artrite Yardımcı Olabilir Mi?   AkciÄŸer Veremi   Göz Zonası Göz SaÄŸlığı   Parasetamol Zehirlenmesi   Aura Dönemi Belirtileri   Özefagus Kanseri   Oksidatif Stres ve DNA Hasarları   Alerjik Hastalıklar, Alerji Hastalığı   Eklem AÄŸrıları   Evlilikte İlk Gece Korkusu   Aids Nedir Aids Hastaligi Hakkinda Bilgi   Televizyon ve Çocuk Üzerindeki Etkileri   İskemik İnme   Cinsel İliÅŸki Sırasında AÄŸrının Nedenleri   Alerjiler Psikosomatik Midir?   Vertigo Cerrahisi   Yeni DoÄŸan Bebeklerde Giyim EÅŸyaları   Gebelikte İdrar Yolu Enfeksiyonlari   Atelektazi   Kolesterol Nedir?   Tüp Mide   PiÅŸik Ve Tedavisi   Sinirsel Gerginlik Nedir?   Sperm testi nedir?   Als   Kemik Kanseri Tedavisi   Osteoartrit Tedavi Edilebilir Mi?   Çocuklarda Nezle   Osteoporoz Nedir?   Kronik Alt Karın AÄŸrıları   Ekg Nedir?   Gebelikte Hipotiroidi   Aşılanma ve Antikoagülan   Saman Nezlesinin Belirtileri Nelerdir?   Dil Kanseri   Kalp Durması ve Sebepleri   Antraksın Tedavisi Nasıl Yapılır?   Tetanos TeÅŸhisi Nasıl Konur?   Bel KemiÄŸi Kırılması   Distimik Bozukluk   Bebek Cinsiyet Tayini   Ekojenik Barsak   Fiziki Alerjinin Belirtileri Nelerdir?   Mide Küçültme   Vajina estetigi Vajina Daraltma Vajinoplasti   Bebek İçin Ek Gıdalar Nelerdir   RaÅŸitizm Hastalığı Nedir?   Aids Hastaligi Belirtileri Nelerdir Aids Hastasi   Alerjiler Öldürücü Olur Mu?   İdrar Yolu TaÅŸ Hastalığı Nedir?   Kabakulak Hastalığı   Virüs Hastalıkları Nasıl Yayılır?   Allerjik BronÅŸit   Obezite Nedenleri   BronÅŸial Astma Alerjik Astım   Gastritin Sebepleri   Kızlık Zarı Dikimi   Akupunktur Ve Zayıflama   Aşırı Kilo (overweight) Nedir?   Günlük BaÅŸ AÄŸrısı   Burnun Belli Bir Görünüşü Var Mıdır?   Hamilelikte Kramp Ayak Sismesi Eklem Agrilari   Alerjik Konjunktivit Göz Nezlesi   Böbrek YetmezliÄŸi   Nöropatik AÄŸrı   Kızıl Hastalığı   Burunda Kırık Tedavisi   Çay ve Kahvenin Zararları   YaÅŸlılarda Kalça Kırığı   Kanser AÄŸrısı   Empotans Nedir?   Medüller Tiroid Kanseri   Kadın EÅŸcinselliÄŸi   Göğüs Omurları Göğüs Omuru   AkciÄŸer Kanseri Nasıl Tedavi Edilir   Enfarktüs   Pnömokok   Lenfoma   Boynun Sıkısması Boyun İpi   Eksojen Depresyon Nedir?   Mükoviskoidoz   Kulak SaÄŸlığı İşitme   Bel SoÄŸukluÄŸu Tanısı Nasıl Koyulur?   Anoreksi   Çocuklarda Aşılar   Wegener Granulomatosis   Allerjik Rinit (allerjik Nezle) Nedir?   Bebeklerde Yemek Seçme   Kemik Pelvis   Romatizma Tedavisinde Akupunktur   Ayak Bakımı Ayak SaÄŸlığı   Kulak Çınlamasında Akupunktur   Koroner BT Anjiyografisi   Myom   Ülseratif Kolit Tedavisi   Göğüs DikleÅŸtirme   Kızlık Zarı   Antiseptik   Meme Bakımı ve Emzirme Teknikleri   YumuÅŸak Doku Kökenli Sarkomlar   Hamilelikte Vucut Gebelikte Vucut Bakimi   Hemipleji   Trombotik Trombositopenik Purpura Ttp   Dolama Nedir?   Boyun AÄŸrısı   Akromegali   İdrar Yollarında Yanma   Lenfoma Belirtileri Nelerdir?   Böbrek Taşı Hastalığı   Beyin neden Hücre Kaybına uÄŸrar?   Amipli Dizanteri Tedavisi   Liver Transplant Turkey   Erektil İşlev BozukluÄŸu Nedenleri   Kalp Durması   Adale Romatizması Nedir?   Keratokonus Keratonus Tedavisi   Uyluk KemiÄŸi   Bel SoÄŸukluÄŸu Hangi Rahatsızlıklara Yol Açar?   Bebeklerde Susuz Kalma Hastalık   DiyafraÄŸma Hernileri, Diafragma Hernisi   Çiftçi CiÄŸeri Ne Demektir?   Gece Körlüğü   AkciÄŸer Kanserinin Belirtileri   Yaygın Atelektazi Nedir?   Sıtma Nasıl Önlenir?   Astrositom   Sıcak Çarpması Tedavisi   Vaskülit Nedir?   Uyarı EksikliÄŸi Nedir?   Glomerülonefrit Belirtileri   DoÄŸum Kontrolü Yöntemleri   Nezle Nedir?   Hıv Virüsü Aşısı   Ense AÄŸrısı Sebepleri   Silo İşçisi Hastalığı Nedir?   Orta Kulak İltihabı Nedir?   Gırtlak Kanseri Hastalığının Klasik Tedavi Åžekli   Apandisitin Görülme Sıklığı Nedir?   Dandy Walker Sendromu   Otizm Bozukluklar   Ense AÄŸrısı Tedavisi   Demans   Akut Tonsillit Bademcik İltihabı   Kron Hastalığı   Tüp Bebek   Zehirlenme nedir?   Salgın Çocuk Felci   Liposuction Nedir?   Tetanos Nasıl Meydana Gelir?   Obsesif Kompulsif Bozukluk   El Kemikleri El BileÄŸi Kemikleri   Romatizma   Multipl Subpial Transseksiyon   Varis Ameliyatları   Bel SoÄŸukluÄŸundan Korunma Yolları   Santral Retinit Göz Nezlesi   AkciÄŸer Embolisi   Kalça Protezi   Bacakta Varis Tedavisi   Ektropion Nedir?   Ayurveda Nedir?   Guatr