Astım ve Alerji İlişkisi - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Astım ve Alerji İlişkisi

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:

Astım ve Alerji İlişkisi, Alerjik Astım Bronşit

Alerji, bedenin, birçok insana zarar vermeyen bir maddeye karşı aşırı tepki göstermesidir. Alerjik bün­yeliler, alerjen adı verilen bu maddelere zehir ya da mikroplara gösterdikleri tepkiye benzer tepki göste­rirler.

SaÄŸlıklı beden, mikroplara ve zararlı olabilecek di­ÄŸer maddelere karşı topluca bağışıklık sistemi adı ve­rilen karmaşık bir "organ, hücre ve beze" ağıyla korunur. Bu sistemdeki en önemli unsurlardan biri, sü­rekli olarak yabancı iÅŸgalcileri kollayan beyaz kan hücreleridir. Bu hücreler, bedene yabancı olduÄŸu iz­lenimini uyandıran bir mikropla karşılaÅŸtıklarında an­tikor üretirler. Birer protein olan antikorlar, yabancı maddeleri sarar ve parçalar. Çocukluk hastalıklarına insanların, yaÅŸamları boyunca yalnız bir kez yakalan­malarının nedeni, bedenlerinde bu hastalıklara neden olan virüslere karşı bol miktarda antikor depolanmış olmasıdır. Bedenimizde, pek çok iÅŸgalciye karşı an­tikorlar depolanmıştır. Grip ve nezle gibi rahatsızlık­lara sık yakalanmamızın nedeni ise, bu hastalıkları yaratan virüslerin sürekli deÄŸiÅŸmesi ve geliÅŸmesidir. Bedenin her grip ve nezle hastalığına karşı antikor üretebilmesi için zamana gereksinimi vardır.

Alerjik kiÅŸilerin sorunu, bağışıklık sistemlerinin, polen ya da yiyecek gibi zararsız maddelere karşı, is­tenmeyen iÅŸgalcilermişçesine tepki göstermesidir.
Beyaz hücreler, antikor üretme çılgınlığı içine girer­ler/Antikorlar, mast hücrelerine yapışırlar.

Beze ve zarlarda bulunan bu hücrelerin dış yüzey­lerinde uzantıları vardır ve diÄŸer maddelerin yanı sı­ra histamin içerirler. İşgalci alerjen, bu hücrelerin yanından geçerken antikorlar, iÅŸgalciyi yakalar. Ancak bu arada antikorun yapışık olduÄŸu mast hücresi, par­Ã§alanarak histamin salgılar.

Astım, alerjik reaksiyonlardan birini oluÅŸturur. Saman nezlesi ve egzema gibi diÄŸer hastalıklara baÄŸlı­dır ve astımlıların bir bölümünde bu hastalıklar da görülür. Ancak tepki, egzemada olduÄŸu gibi deride; sa­man nezlesinde olduÄŸu gibi burunda ya da astımda olduÄŸu gibi ciÄŸerde de görülse olay, aynıdır. Yiyecek alerjileri olan kiÅŸilerde dudak ÅŸiÅŸmesi ya da ishal de görülebilir.
Anaflaksis adı verilen ve ölümcül olabilen bir tür alerjik tepkiye, pek sık rastlanmaz. Derin bir ÅŸoku andıran bu durumda solunum yollarının kasılarak ÅŸiÅŸ­mesinin yanısıra kan basıncı da düşer ve kiÅŸi bayılır. Anaflaksise mast hücrelerinin histaminle birlikte sal­gıladığı ve "anaftaksisin yavaÅŸ tepki gösteren maddesi" adı verilen madde neden olur.

Alerjik bünyeliler, zararsız maddelere karşı neden duyarlı olurlar? Bu sorunun yanıtı kesin olarak bilin­memekle birlikte, kalıtımla ilgili olduÄŸu sanılır. An­ne, babaya da kardeÅŸlerinde saman nezlesi, egzema ya da astım görülen kiÅŸilerde, alerjik tepkilerin oluÅŸ­ması olasılığı yüksektir. Ancak bir ailenin tüm birey­lerinde ya da ikiz kardeÅŸlerin her ikisinde birden gö­rülmesi, ÅŸart deÄŸildir.
Kalıtım yoluyla belirli bir maddeye karşı alerji de­ÄŸil de, alerji oluÅŸturma eÄŸilimi geçer. Anne ya da ba­banın, örneÄŸin süt ya da balığa karşı alerjik olması, alerjik bünyeli çocuklarının da bu maddeye karşı has­sasiyet göstereceÄŸi anlamına gelmez. Çocuk, yumur­ta ya da kıllara karşı alerjik olabilir.

Astımın bir baÅŸka kavranması güç özelliÄŸi, her yaÅŸta baÅŸlayabilmesi ya da kaybolabilmesidir. Astım­lıların çoÄŸunun, hastalığa küçük yaÅŸta yakalanmalarına karşın, orta yaÅŸlı biri de astıma yakalanabilir. Kü­Ã§Ã¼k astımlıların pek çoÄŸunda hastalığın ilk gençlik yıllarında kaybolmasına karşın bazı durumlarda has­talık, kaybolduktan 10-20 yıl sonra yeniden ortaya çıkar.
Astım ve diÄŸer alerjik tepkilerin görünür hiçbir ne­den olmadan ve düzensiz aralıklarla gelip gitmeleri, bilim adamlarını düşündürmektedir. Alerjinin ortaya çıkışı ve kayboluÅŸu, hormon dengelerindeki deÄŸiÅŸme­lere baÄŸlı olabilir. Bu deÄŸiÅŸmeler kiÅŸinin özellikle ço­cukluk, ilk gençlik ve olgunluk yıllarında yoÄŸundur. Ancak bu konuda kesin bir sonuca varılamamıştır

Deri testleri, kiÅŸilerin alerjik tepkilerini hiçbir zaman tümüyle yitirmediklerini gösterir. Bir maddeye karşı alerjik olan kiÅŸi, yıllarca hiçbir alerji belirtisi göstermese de, derisinin altına alerjik olduÄŸu maddenin ve­rilmesiyle yapılan deri testi, alerjinin sürmekte oldu­ÄŸunu gösterecektir. Deri testleri, kiÅŸiyi daha önce hiç rahatsız etmemiÅŸ olan ancak gelecekte edebilecek duyarlılıkların varlığını da gösterebilir.

Bilim adamları, günümüzde alerji konusundaki araÅŸtırmalara daha fazla zaman ayırmaktadır. Bu araÅŸ­tırmalar, daha önce kuÅŸkulanılmayan pekçok madde­nin, alerjen olabileceÄŸini ve astım krizlerine yol aça­bileceÄŸini ortaya çıkarmaktadır. Polen, astıma ve saman nezlesine neden olduÄŸu belirlenen ilk alerjenlerden biridir. Her bitkinin poleni kendine özgüdür ve bir bitkinin polenine karşı alerjik olan kiÅŸi, diÄŸer bitkilerinkine tepki göstermeyebilir. AÄŸaç ve otların po­lenleri, en yaygın alerjenlerdir. Yiyeceklerden yumur­ta ve balığın alerjen olabileceÄŸi uzun zamandır bili­nir. Ancak süt, turunçgiller ve kuru yemiÅŸlerde aler­jik tepkilere neden olabilir. Yakın geçmiÅŸte ilaçlar ve yiyecekler de alerjen olması olası maddeler listesi­ne katılmışlardır. Bu maddelerin birçoÄŸunun, alerjik reaksiyonlara ve astıma neden olduÄŸu belirlenmiÅŸtir. Astımlıların, penisilin, aspirin ve yiyecek­lere konulan katkı maddelerinden tartrazin ve sülfür diöksid maddelerini kullanmak konusunda dikkatli ol­maları gerekir. Aspirin aldıktan sonra solunum güç­lüğü çeken ya da kaşınan kiÅŸilerin, daha sonraki baÅŸ aÄŸrılarında, bu tür sorunlara neden olmayan baÅŸka ilaçlar almaları gerekir. Her 100 kiÅŸiden yalnız 1'i aspi­rine karşı alerjiktir. Ancak doktorların, aspirinin ne­den olduÄŸu astımı ne denli kolaylıkla strese baÄŸla­yabileceÄŸi, kolaylıkla anlaşılabilir. Aspirinin alerjen özelliÄŸi belirlenene dek, baÅŸaÄŸrısına neden olan stre­sin, astıma da neden olduÄŸunu varsaymak daha tu­tarlı görünüyordu.

Son araÅŸtırmalar, bu tür sorunlu maddelerin en alerjen bölümlerinin de belirlenmesini saÄŸlamıştır. ÖrneÄŸin önceleri astımın evlerdeki en önemli nede­ninin, toz olduÄŸu düşünülüyordu. Sonra araÅŸtırmacı­lar tozun içindeki minik böceÄŸin, tozun kendisinden çok daha fazla alerjen olduÄŸunu belirlediler. Daha sonra sorunun % 95'inin, bu böceÄŸin dışkısından kaynaklandığı belirlendi. Polen tozu büyüklüğündeki bu madde, hava akımlarıyla kolaylıkla çevreye yayılır.

Benzer biçimde kedi kürkündeki alerjen madde­nin, kıllar deÄŸil de kedinin kürkü üzerinde bıraktığı salgı olduÄŸu belirlenmiÅŸtir. Yine meyvelere karşı aler­jik olanlar, çekirdekleri yememeleri durumunda so­runun azaldığını göreceklerdir. Çünkü çekirdeklerin, meyvenin diÄŸer kısımlarından daha fazla alerjen ol­duÄŸu belirlenmiÅŸtir.

Alerji konusu, hem hastalar hem de doktorlar için karmaşık ve ÅŸaşırtıcıdır. Buna karşın, astımın neden­lerini ancak kısmen açıklayabilir.

Astımın Stres ve diğer etkenleri

Doktorlar, geleneksel olarak astıma stres, sinir ya da üzüntünün neden olduÄŸunu düşünmüşlerdir. Aler­jilerin bilinmediÄŸi dönemde anlaşılmaz bir biçimde gelen ve kaybolan bu hastalığı baÅŸka türlü açıklamak mümkün görülmüyordu. Hastanın krizden önce stres-de deÄŸilse bile, kriz sırasında stresde olduÄŸu varsayılabilirdi.
Tıp, yakın geçmiÅŸte astımın asıl nedeninin alerji olduÄŸu kanısına varmıştır. Stres, ek bir neden, bardağı taşıran son damla olabilir, ancak hastalığın te­mel nedeni deÄŸildir.

Buna karşın duygusal sarsıntıların, astımda önemli bir rol oynayabileceÄŸi açıktır. En güçlü duy­gulardan biri, korkudur. Güçlü bir kriz, hastada boÄŸulabileceÄŸi duygusunu uyandırır. Bu korku, bir son­raki krize dek sürebilir. Bir sonraki kriz daha az ciddi olsa bile, aynı derecede güçlü olduÄŸu korkusu, kri­zin ÅŸiddetlenmesine neden olabilir.
Sınavlar, iÅŸyerinde anlaÅŸmazlıklar, evde duygusal sarsıntılar, astım krizleri öncesinde yaÅŸanan, tipik duygusal sarsıntılardır. Krizlere, bu tür sarsıntıların yaÅŸanabileceÄŸi korkusunun neden olabildiÄŸi de bilin­mektedir.
Stresle astım arasındaki iliÅŸki, alerjiyle astım ara­sındaki iliÅŸki kadar karmaşıktır. Astımlıların çoÄŸu, kor­ku ya da kızgınlığın bir krizi ağırlaÅŸtıracağından en­diÅŸe duyarlar. Ancak astıma, yalnız olumsuz duygu­lar neden olmaz. Bazı kiÅŸilerde nefes darlığı, güler­ken ortaya çıkar. Stres, bir krizin kısa sürmesine de neden olabilir. Ünlü bir doktor, otomobil sürerken kriz geçirmeye baÅŸlamıştı. Bir tepenin doruÄŸundayken otomobilinin vitesini geçiremeyince aracın denetimi­ni, yitirdi. Tepeyi inip aracı yeniden denetimi altına aldığında astım krizi geçmiÅŸti. Öte yandan bazı as­tımlılar, müzik dinlemek ya da televizyonda iyi bir program izlemek gibi hoÅŸ duygusal deneyimlerin de, astım krizlerinin geçmesine katkıda bulunduÄŸuna ina­nırlar.
Stresle ilgili baÅŸlıca sorun, asıl nefes alındığı­nı etkilemesidir. Heyecanlanınca daha sık ve derin olmayan soluklar alırız. Bu, nefes yolundaki alerjiy­le ilgili sorunlarla birleÅŸirse, soluk almayı daha da güçleÅŸtirecektir.

Soluk alma düzenindeki deÄŸiÅŸiklikler, krizlere ne­den olabilir. Kahkaha, deÄŸiÅŸikliklere iyi bir örnek oluÅŸ­turur. Ani egzersiz ya da ısı deÄŸiÅŸiklikleri de, krizlere neden olabilir. Özellikle soÄŸuk havayla ani temaslar konusunda, dikkatli olmalıdır. Yine, bu etkenlerden herkesin nefes alma düzeninin etkilendiÄŸi açıktır. An­cak solunum yolları duyarlı olan astımlıların, bronÅŸ­larının etkilenmesi olasılığı daha yüksektir.

Sonuç olarak, astımın psikolojik bir hastalık ol­duÄŸunu ileri sürmek ne denli yanlışsa, salt fiziksel bir rahatsızlık olduÄŸunu savunmak da o denli yanlış­tır. Birçok hastalık, hem beyin ve hem de bedenden

kaynaklanır. Bu, bağışıklık sistemini ilgilendiren ra­hatsızlıklar için özellikle doÄŸrudur. Zihinleri ya da si­nirleri yorgun olan kiÅŸilerin, nezle ya da gribe ne denli kolay yakalandıklarını, izlemiÅŸsinizdir. YaÅŸamımızın önemli bir bölümünde nezle ve grip virüsleriyle kar­ÅŸÄ± karşıyayızdır. Ancak bu virüsler, bizi bağışıklık sis­temimizin zayıf düştüğü zamanlarda etkilerler.


Not: "Astım ve Alerji İlişkisi" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Astım ve Alerji İlişkisi" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Çocuklarda Anemi   Anestezi   AkciÄŸer Amfizemi   Epiglottit Nefes Borusu Kapakcığı İltihabı   Sıtma (Malarya Hastalığı)   Kabızlık Dışkı Yapamama   Göz Kanlanması   Makrofaj Nedir?   Kalp Damar Hastalıkları   Çalışan kalpte bypass   Mongolizm Neden İleri Gelir?   Echo Virüsü Hastalığının Belirtileri   AkciÄŸer Tümörleri   Akut Tonsillit   Düşük Grade'li Tümörler   Solunum YetersizliÄŸi Kronik Obstruktif AkciÄŸer   Sigara Çürük Yapar Mı?   Glokom Karasa Su Hastalığı   Alerjen İçeren Besin Maddeleri   Konjektal Cerrahi   Bacak Kırıkları   Kansızlık Tedavisi   Göz Sulanması Nedir?   Apandisit Ameliyatı Ne Derece Ciddî Bir Ameliyattır?   Lösemi Tedavisi   Engram Nedir?   Depresion   Karın Hastalığı Tekrarlar Mı?   Uykusuzluk   Vajinal Estetik Operasyon   Kalça Kireçlenmesi   Bebeklerde Göz BozukluÄŸu   Zatürreeyi Hazırlayıcı Sebepler Hangileridir?   Bebek Gaz Sancısı   Alkol ve Kan Hastalıkları   Gözbebekleri İltihabı Nedir?   Saman Nezlesi Nasıl TeÅŸhis Edilir?   Gebelikte Beslenme Diyet   Obstrüktif Uyku Apnesi   Endometriyozis   Cushing Sendromu Cushing Hastalığı   Mide Ülseri Nasıl TeÅŸhis Edilir?   Metastaz   Chlamydial Enfeksiyonlar   Kadavra Nakillerinde Acil Listeleri   En SaÄŸlıklı YaÄŸ Hangisi?   Tetanoz, Tetanoz Aşısı   Kıl Dönmesi   Yatak Yarası Tedavisi Bakımı   Pamukçuk Hastalığı Önlenebilir Mi?   Cinsel İsteÄŸi Artırma   Kronik BronÅŸit Tedavisi ve Amfizem   Talasemi Minör   Kadınlarda Miyomlar   Gebelik Takibi Ve DoÄŸum   Bel SoÄŸukluÄŸu BulaÅŸması Nasıl Önlenebilir?   Sinüzit Neden Olur?   YaÅŸlı Kadın Ve Cinsellik   Göğüs Yapısı göğüs kafesi   Omurilik Tümörleri   Ensefalon Nedir?   Düzgün oturma ne demektir?   Koroner Anjioplasti   Cilt Kırışıklığı   Burkulma Belirtileri   KaÅŸ EstetiÄŸi   Sinüzit Tedavisi   Periferik Sinir Sıkışmaları   Eklem Nedir?   Kolon Grafisi Kalın Barsak Filmi   Hipofiz Bezi Rahatsızlıkları   Burun Polipleri Neden Kaynaklanır?   Mezotelyoma   Koroner Anjiografi   Anksiyete Bozuklukları ve Nedenleri   Hepatit ( Sarılık )   Sigil Nedir?   Alın KemiÄŸi Sinüsü Ameliyatı   Sinüslerin Fonksiyonları Nedir?   İlk Yardımda Gerekli Araç ve Gereçler   Diyaliz İğneleri   İris İltihabı İritis   Tiroidit Guatr Nodülü   Damar Tıkanması   Günümüzde Bakteriyel Artrit   Çocuklarda Kulak AÄŸrısı   Kemik Tümörü Metastazı   Hypostatic Zatürree Önlenebilir Mi?   Astrositom   Gırtlak Kanseri Belirtileri   YaÄŸ Embolisi Sendromu   Dijital Mamografi   Koroner Anjiyografi Nedir?   YaÅŸlılarda Katarakt   Bademcik Büyümesi Belirtileri   Kranioplasti   Nozokomyal Pnömoni   Hangi Anneler Bebek Emziremez?   Kolesterol Yükselmesine Yol Açan Hastalıklar   Endometriosis   Romatizmal Artrit   Kornea Nakli Kornea Ameliyatı   Distoni Nedir?   Aile Planlaması   Bebek Tırnak TemizliÄŸi   Asd Tedavisi   Et Beni Tedavisi   Hepatit B Aşısı   Cocuklarda Bebeklerde İshal Kusma Karın AÄŸrısı   Kontakt Lensler   Kadın Cinsel Anatomi Ve Fizyolojisi   Endokrin Bez   Kasık Fıtıkları İnguinal Herniler   Vajinal Kaşıntı Vajinal Akıntı   Fenilketonüri Nedir?   Akut Ve Kronik Kolit   AÄŸrı Kesici Kullanımı ve Analjezikler   Atelektazinin Sebebi Nedir?   Ense AÄŸrısı Sebepleri   Sarkoidosis Nedir (Sarcoidosis)   Derin Beyin Stimülasyonu(dbs)   Åžaşılık   Tetanos Nedir?   Karında AÄŸrı Tanısı   AkciÄŸerin Ameliyatla Alınması   Edinsel Bağışıklık YetmezliÄŸi   DiÅŸ ve Ağız SaÄŸlığını Bozan Nedenler   Uykunun Önemi ve Fizyolojisi   Özofagus Kanseri   Periferik Anevrizmalar   Metastatik Beyin Tümörü Ameliyatları   Kadın Hastalıklarında Endoskopik Cerrahi   Gece Körlüğü Göz TembelliÄŸi   Kırık ÇeÅŸitleri   Erkek Ve Kadın CinselliÄŸi   Kafa Travması Nedir?   Åžok Geçiren Hastanın Tedavisi   Omuz AÄŸrısı Tedavisi   Hamilelik Riski Riskli Gebelik Nedir   Bebeklerde Katarakt   Erken DoÄŸum Nedir Belirtileri Nedenleri   Kalp SaÄŸlığı Beslenme Diyet   Diz Protezi Tedavisi   Baharatlı Yiyecekler Ülser Yapar Mı?   Prostat Kanseri Tedavisi   Çocuklarda Kızamık Hastalığı   Foniatri   Bel ve Sırt AÄŸrıları Nasıl Tedavi Edilir   Cinsel Dürtüleri Uyumsuz Olan Çiftler Ne Yapabilir?   Tansiyon Nedir   Nörobehçet Hastalığı   Eritroblastoz   Prostat Tümörü   İşitme Kayıpları   Agorafobi Nedir ve TeÅŸhisi   Spontan Pnömotoraks   Uyku Hastalığı   Cinsel KimliÄŸin GeliÅŸmesi   Sindirim yolu ile zehirlenmeler   Alkol Bagimliligi - Alkolizm Nedir?   DoÄŸum Hallerinde Çok Acı Çekilmesi Gerekli Midir?   Akut BronÅŸit Obstrüktif AkciÄŸer Hastalıkları   Meme Kanseri Nedir Belirtileri Nelerdir   Bulaşıcı Sarılık Nerelerde Bulunur?   Bebek Aşı Takvimi   Göz Çevresi Bakımı Göz SaÄŸlığı   Erkek EÅŸcinselliÄŸi   Tik Tikler   Dalak Yaralanması Splenik Travma   Menisektomi   Penis Kırılabilir Mi ?   Normal Penis GeliÅŸimi   Zührevi Hastalıklar   Sarkom   Genital Uçuk   Egzama Nedir?   Difteri BoÄŸmaca Tetanoz Aşısı Dbt   Fobi Hastalığı ve Panik Anksiyete   Burunda Beliren Rahatsızlıklar   Kafatası Kırığı