Alzheimer Hastalığı Tedavisi - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Alzheimer Hastalığı Tedavisi

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:

Alzheimer Hastalığı Tedavisi; İlaçlı tedavi

Alzheimer hastalığını tedavisinde ne durumdayız? Alzheimer hastalığını ve aynı aileden olan Pick veya DLB (yaygın Lewy cisimcikli demans) gibi hastalıkları durduracak veya geriye döndürecek bir tedavi yöntemi he­nüz yok. Elimizdeki ilaçlarla belirtileri kısmi ölçüde gider­mek mümkün. Tedaviyi iki baÅŸlık altında topluyoruz: İlaç tedavisi ve ilaç dışı tedavi. İlaç tedavisini de ikiye ayırıyo­ruz. Hastalığa özgün olan ve özgün olmayan tedaviler. Alzheimer hastalarının beyninde hücre kaybının yanında beynin normal çalışması için ihtiyaç duyduÄŸu bazı kimya­sal maddeler de azalıyorlar. Bunlar beyin hücrelerinin bir­birleri ile haberleÅŸmek için kullandıkları maddeler, bir nevi bir hücreden ötekine mesaj taşıyorlar. Bu maddelerden bi­risi asetilkolin. Asetilkolin, dikkat ve bellek iÅŸlevleri için önemli bir madde. Alzheimer hastalarının beyninde, asetil­kolin maddesi ciddi miktarlarda azalıyor. Åžu anda Alzhei­mer hastalığının özgün tedavisinde kullandığımız birinci grup ilaçlar beyindeki asetilkolin miktannı yükseltiyorlar. Bunu beyindeki mevcut asetilkolin'in yıkımını bloke ede­rek gerçekleÅŸtiriyorlar. Bu grupta ÅŸu an kullanımda olan 3 etken maddeli ilaç mevcut (donepezil, rivastigmin, galan-tamin). Bu ilaçlarla belirtiler anlamında kısmi bir düzelme veya stabilize olma, kısmi bir yavaÅŸlama görüyoruz. İkinci bir grup ilaç ise, beyin hücrelerinin birbirleriyle haberleÅŸ­mek için kullandığı glutamat denilen bir madde üzerinden etki ediyor Alzheimer hastalarının beyninde bu sistemde de bir bozukluk var. Bu grupta elimizde ÅŸu anda tek bir ilaç var (memantin). Bu ilaç glutamaterjik sistemin daha etkin çalışmasını saÄŸlıyor. Bu iki grup ilaç ÅŸu an için hasta­lığın tek özgün tedavisini oluÅŸturuyorlar.

Özgün olmayan tedaviler neler? Alzheimer Tedavi

Bunlar doÄŸrudan bu hastalık için özgün olmayan ilaç­lardan oluÅŸuyor. Bu tip ilaçları biz baÅŸka hastalıklarda da kullanıyoruz. ÖrneÄŸin ÅŸizofreni hastalarında da kullandı­ÄŸÄ±mız ilaçlar, hayalleri, hezeyanları baskılıyor, agresyonu, bazen uyku bozukluklarını tedavi etmekte iÅŸe yarıyor. Alz­heimer hastalarında sık gördüğümüz bir sorun depresyon. Depresyon hastalarında kullandığımız ilaçları, Alzheimer hastalarında da kullanıyoruz. Hastayı daha sakin, daha uyumlu, daha az gergin yapabilmek için. Hezeyanlar, hır­Ã§Ä±nlıklar, hayaller, uyku bozuklukları, yerinde duramama gibi davranışsal belirtiler bazen aile için çok daha önemli hale gelebiliyor. Hasta yakınları bazen derler ki, "Doktor Bey, evet hafızası bozuktu, hatırlamıyordu, ona alışmıştık ama ÅŸimdi bu hayaller, bu suçlamalar yok mu, bizi periÅŸan ediyor. Çalışan kadını suçluyor, beni suçluyor, bakıcısını sürekli kovuyor. Bunları giderebilirsek, biz bellek bozuklu­ÄŸuna razıyız." Elimizdeki ilaçlarla bu belirtileri azaltmak çoÄŸu hastada mümkün oluyor.

Genelde bu hastalıkta doÄŸrudan hücre kaybına baÄŸlı belirtileri gidermek daha güç. ÖrneÄŸin bellek bozukluÄŸu, artık anıları kaydetmek için gerekli hücreler olmadığı için yeni olayları kaydedemiyor. Veya idrarını tutamıyor çün­kü idrar kontrolü için gerekli olan hücreler artık yok. Bu­na karşılık kalan hücrelerin yanlış çalışmasından dolayı ortaya çıkan belirtilerin giderilmesi genelde daha kolay. ÖrneÄŸin hayaller, hezeyanlar kalan hücreler arasındaki ahenkli çalışmanın bozulmasından doÄŸuyor. Bunları bas­kılamak daha kolay çünkü burada en azından müdahale edilebilecek hücreler mevcut.

Özetle şu an elimizdeki tedavi yöntemleriyle hastalığı durduramasak bile, genelde hastaya ve yakınlarına biraz daha iyi bir hayat sunabiliyoruz.

İlaçsız tedavi: Alzheimer Tedavisinde hastayla inatlaşmamak

İlaç dışı yaklaşımlardan da bahsettiniz.

Evet, ilaç tedavisinin yanında ilaç dışı yaklaşımlar da bizim için çok önemli. Bu baÄŸlamda en önemli ilk adım bunun bir hastalık olduÄŸunu kabul etmek. Hastalara yapı­labilecek en büyük haksızlıklardan bir tanesi belirtilerin bir hastalığa baÄŸlı olduÄŸunu kabul etmeyip hastayı suçla­mak. "YaÅŸlandı, inatçı oldu, takıntılı oldu, onun için böyle yapıyor, insan bu kadar da unutmaz ki, herhalde dikkat çekmek için yapıyor" diye düşünmek. Alzheimer, tama­men organik kökenli bir beyin hastalığı. Bunu hiç akıldan çıkartmamak lazım.

Alzheimer hastasına doğru yaklaşım nasıl olmalı?

Hasta yakınlarının hastaya nasıl davranacağını bilmele­ri gerçekten çok önemli. DoÄŸru yaklaşımlarla çoÄŸu kez hırçınlığın, huzursuzluÄŸun önüne geçmek mümkün olabi­liyor ve bu amaçla ilaç kullanımına gerek kalmıyor. Bura­da hastayla zıtlaÅŸmamak, inatlaÅŸmamak gibi bazı genel prensipler var. ÖrneÄŸin hasta, genelde akÅŸama doÄŸru der ki, "Burası benim evim deÄŸil, evime gideceÄŸim, akÅŸam ol­du, annem bekliyor." Hatalı davranış ÅŸekli, "DoÄŸru, an­nen bekliyor, evine gitmelisin. Hadi evine götüreyim" de­mektir. Çünkü burada hastanın hezeyanını destekleyen bir tutum söz konusu. Bunun sakıncası, hasta birden, "Ama benim annem ölmüştü, hatta cenazede sen de vardın, sen bana yalan söylüyorsun" diyebilir ve güvenini kaybedebi­lir. Yapılacak ikinci hata ise, "Sen deli misin? Annen öleli otuz sene oldu. Bu evde de biz yirmi beÅŸ senedir beraber oturuyoruz. Otur yerine" diyerek zıtlaÅŸmak. En saÄŸlıklı yaklaşım biçimi, önce hastayı sakin bir ÅŸekilde gerçeÄŸe döndürmeye çalışmak, bu iÅŸe yaramazsa da mümkün ol­duÄŸu kadar hastanın dikkatini baÅŸka bir yöne çekmek ve­ya kabul edilebilecek baÅŸka bir seçenek sunmak. ÖrneÄŸin önce, "Bak burası senin evin. Hatta bunu da sen almıştın. Hatırlamıyor musun" tarzını denemek, olmazsa da, "Bel­ki ÅŸu an kafan karıştı, gel istersen önce bir ÅŸeyler içelim sonra tekrar konuÅŸuruz" yaklaşımını denemek, zıtlaÅŸmak­tan kaçınmak. Israrla eÅŸyasının çalındığını iddia eden has­taya da, "Belki bir yere koymuÅŸsundur, istersen birlikte bakalım" ÅŸeklinde yaklaÅŸmak.

Hafızada "turşu küpü" örneği

Bir diÄŸer önemli yaklaşım ise, hastaya sıklıkla zamanı ve olayları hatırlatmak. Mesela gazeteye bakarken, tanın­mış bir kiÅŸinin, örneÄŸin Süleyman Demirelin, resmini gösterip, "Hatırlıyor musun bundan önceki cumhurbaÅŸkanıydı, Özal'ı hatırlarsın rahmetli oldu. Åžunları ÅŸunları yapmıştı" gibi. Alzheimer hastalarında bellek bozukluÄŸu­nun çok tipik bir özelliÄŸi vardır. Bellek kaybı, en yakın olayların silinmesiyle baÅŸlar. Genellikle geçmiÅŸ olaylar; uzak geçmiÅŸ daha iyi korunur. ÖrneÄŸin hasta, dün ne ol­duÄŸunu hatırlamaz, ama on sene önce olanları hatırlaya­bilir, hatta çocukluÄŸunu daha iyi hatırlamaya baÅŸlar. Biz hasta yakınlarına "turÅŸu küpü" örneÄŸini veririz. TurÅŸu küpüne koyduÄŸunuz salatalıkları düşünün. En üste koy­duÄŸunuz salatalığı ilk, en alta koyduÄŸunuz salatalığı da en son alırsınız. Alzheimer hastalarının bellek bozuklu­ÄŸunda da böyle bir özellik vardır. En son kaydedilenler ilk kaybedilirler, belleÄŸe ilk konanlar ise en son kaybedi­lirler.

Sizce bütün bu tedbirlerle Alzheimer hastasının hayat kalitesinde bir artış oluyor mu?

Bizim temel amacımız hastanın ve hasta yakınlarının hayat kalitesini mümkün olduÄŸu kadar yükseltmek. İlaç tedavisindeki birincil amacımız ise hastayı mümkün ol­duÄŸu kadar olduÄŸu yerde tutabilmek. Alzheimer hastalı­ÄŸÄ±na özgün olan ilaçlardan bahsettim. Elimizdeki mevcut ilaçlarla hastaların yaklaşık yüzde 20'sinde fark edilebi­lecek, ancak geçici bir düzelme saÄŸlanıyor. Hastaların yaklaşık yüzde 60'ını ise olduÄŸu yerde tutmak mümkün oluyor, bu süre bir yıl da olabilir üç yıl da. Hastaların yüzde 20'sinde ise, ilaçlar hiçbir iÅŸe yaramıyor gibi gözü­küyor. Åžu anki ilaç tedavisinden mucizevi sonuçlar bekle­memek lazım. Alzheimer hastalığı ilerleyici bir hastalık, hastadan hastaya deÄŸiÅŸmek üzere yaklaşık 7-8 yıl boyun­ca belirtileri artan bir hastalık. Biz bu ilerlemeyi ne ka­dar yavaÅŸlatabilirsek o kadar faydalı olduÄŸumuzu düşü­nüyoruz.

Hastalığın ilerleme hızını ve bunun kiÅŸiden kiÅŸiye de­ÄŸiÅŸken olmasını ne belirliyor?

KiÅŸinin genetik yapısı, beyninin özellikleri, bir ölçüde de ne kadar iyi bakıldığı, aile veya bakıldığı çevrenin ÅŸart­ları. Ancak sonuçta tüm Alzheimer hastalan yeterince uzun yaÅŸarlarsa, baÅŸka bir hastalık yüzünden kaybedilmezlerse, tam bakıma muhtaç hale gelirler.
Bu ÅŸekilde Alzheimer ile kıyaslanabilecek baÅŸka bir nö­rolojik hastalık var mı?

Alzheimer'ın akrabası olan diÄŸer bunama hastalıklarının da seyri böyle. Pick hastası da böyle olur, DLB (yaygın Lewy cisimcikli demans) hastası da böyle olur. Yani buna­maya sebep olan beynin dejeneratif hastalıklarında son nokta hep tam bakıma muhtaç bir hasta ÅŸeklindedir.

Yani bebek gibi. Zaten, "Bebek gibi oldu" deniyor halk arasında. Hani bir bebek nasıl doÄŸduÄŸunda tam yar­dıma muhtaçtır...

Evet öyle. Vurgulanması gereken bir baÅŸka noktada ÅŸu: Alzheimer hastalarında ani bir deÄŸiÅŸiklik olursa mutlaka altında baÅŸka bir sebep aramak lazım. Diyelim ki hasta stabil giderken aniden veya hızla bozuldu, birkaç gün için­de ciddi bir ÅŸekilde kötüleÅŸti. Mutlaka altında baÅŸka bir sebep aramak lazım. Alzheimer hastaları genelde yaÅŸlı in­sanlar; yaÅŸlılığın diÄŸer tüm hastalıkları onlarda da ortaya çıkabilir. Bu hastalarda sık olarak enfeksiyonlar geliÅŸebilir. idrar enfeksiyonu, akciÄŸer enfeksiyonu, grip, soÄŸuk algın­lığı gibi. Bu hastalar kendi sorunlarının farkına varamaz­lar ya da ÅŸikayetlerini tarif edemeyebilirler. Bir baÅŸka sık rastlanan sorun da su kaybıdır. Hasta kendi başına bırakı­lırsa yeterince sıvı almayabilir ya da yeteri kadar iyi bes­lenmeyebilir. Böyle bir hasta örneÄŸin sıcak bir yaz günün­de, su kaybıyla hızla ve ciddi boyutlarda bozulabilir.

Ölüme götürebilir mi peki?

Evet ölüme dahi götürebilir. Tipik olarak der ki hasta yakını, "Doktor Bey, bildiÄŸiniz gibiydi, iyi gidiyordu, ama son iki-üç gündür kafası çok karıştı. Artık, nerede olduÄŸu­nu bilmiyor, beni tanımamaya baÅŸladı. İki-üç gün öncesine kadar böyle deÄŸildi." İşte böyle durumlarda mutlaka altta yatan baÅŸka bir neden aramak lazım. Enfeksiyonlar ve su kaybı dışında bazen tavsiye üzerine bilinçsizce alınan ilaç­lar da ani kötüleÅŸmelere sebep olabilirler.

Yaşlılık depresyonu

Bu sebeplerden birisi depresyon olabilir mi? Depresyon, ani bozulma yapmaz; ama yaÅŸlılıkta dep­resyona ayrı bir baÅŸlık açmak yerinde olur. Çünkü depres­yon ile bunama arasında iç içe geçmiÅŸ kompleks bir iliÅŸki var. Birincisi; ciddi bir depresyon, bunama tablosu yapabi­lir. Ağır depresyonda olan bir insanın zihinsel iÅŸlevleri o kadar bozulabilir ki klinik olarak bir bunamadır bu; ama tedavi edilebilen, geri dönülebilen bir bunamadır. Depres­yonun tedavisini yapıp baÅŸarı ile tamamlayabilirseniz, bu­nama tablosu da ortadan kalkar. Depresyon ve bunama arasındaki iliÅŸkide ikinci nokta ise ÅŸu: Tipik olarak unut­kanlık ile baÅŸlamasına karşın Alzheimer hastalığı bazen depresyon belirtileri ile baÅŸlayabilir. Hasta için, "Karam­sar oldu, içine çekildi, artık hayattan zevk almıyor, enerjisi yok, sık sık aÄŸlıyor, içinden hiçbir ÅŸey yapmak gelmiyor" ÅŸeklinde ÅŸikayetler bildirilir. Hatta İsveç'te yapılmış bir araÅŸtırma var. Gençlik yıllarında hiç depresyon geçirmemiÅŸ, ilk depresyon belirtilerini yaÅŸlılığında göstermeye baÅŸ­layan ve özellikle de depresyon ilaçlarına cevap vermeyen hastaların yaklaşık yüzde 50'sinin 5 yıl içinde Alzheimer hastalığı geliÅŸtirdiklerini gösteriyor bu çalışma. Demans-depresyon iliÅŸkisinde üçüncü nokta ise ÅŸu: Alzheimer hastalığının kendisi, seyri esnasında depresyon belirtileri gös­terebilir. Hasta zihinsel kayıplarının, örneÄŸin belleÄŸinin bozulduÄŸunun farkına varırsa, depresyona girebilir. Ya da tamamıyla organik olarak, yani Alzheimer hastalığının be­yin kimyasında yarattığı bozulmadan dolayı depresyon belirtileri ortaya çıkabilir.

Depresyon yaÅŸlılıkta sık mı görülür? Depresyon, yaÅŸlılarda oldukça sık. YaÅŸlılar; eÅŸ kaybı, iÅŸ kaybı, çevre kaybı, arkadaÅŸ kaybının sonucunda sosyal izolasyona ve bunun getirdiÄŸi depresyona daha yatkın olu­yorlar. Ama depresyon sadece yaÅŸlılığın sorunu deÄŸil. Hat­ta şöyle söyleyeyim, bize, "Ben unutkan oldum, acaba bunuyor muyum" diye gelen genç veya orta yaÅŸtaki insanla­rın yüzde 90'ında depresyon buluruz. Çünkü daha önce de bahsettiÄŸim gibi depresyon, zihinsel iÅŸlevleri yavaÅŸlatan, dikkati, konsantrasyonu, zihinsel çalışma hızını bozan bir durum. Onun için genç ya da yaÅŸlı, depresyona giren her insanda ortaya bunamaya benzer bir tablo çıkabilir.

Kafanı çalıştır, Alzheimer hastalığından korun

Alzheimer hastalığı için risk oluÅŸturan faktörler hangi­leri ve Alzheimer hastalığını engellemek mümkün mü? Alzheimer hastalığının bilinen bir numaralı riski yaÅŸ. İnsanlar yaÅŸlandıkça Alzheimer hastalığının riski artıyor. DiÄŸer bilinen riskler arasında daha önceden geçirilmiÅŸ cid­di kafa travmaları var. Giderek daha iyi anlıyoruz ki da­mar risk faktörleri dediÄŸimiz; yüksek tansiyon, diyabet, özellikle orta yaÅŸtaki tansiyon deÄŸeri, orta yaÅŸtaki koleste­rol deÄŸeri, Alzheimer hastalığı riskini de belirliyorlar. EÄŸer tansiyon veya kolesterol yüksekse hastalık riski artıyor. "Alzheimer hastalığını engellemek mümkün mü" diye so­rulduÄŸunda hiç tereddüt etmeden ÅŸu yanıtı veriyoruz:

"Uygulayacağınız genel prensip ÅŸu: Kalbiniz için iyi olan her ÅŸey beyniniz için de iyidir. Yani yüksek tansiyonu dü­ÅŸÃ¼rmek, kolesterol yüksekse düşürmek, diyabetiniz varsa tedavi etmek, kiloluysanız kilonuzu düşürmek, doymuÅŸ yaÄŸlardan, hayvani yaÄŸlardan kaçınmak, yeteri kadar ve dengeli beslenme ÅŸeklini uygulamak. Yeteri kadar taze meyve-sebze tüketmek lazım." Bunları yaptığınız zaman, Alzheimer hastalığının riski sıfıra inmiyor ama göreceli olarak azalıyor. BaÅŸka bir ilginç gözlem var: İşinde ön planda beynini kullanarak çalışan insanlarda Alzheimer hastalığının riski, vücudunu kullanarak çalışanlara göre daha az. Yani beyni kullanmak belli ölçüde Alzheimer hastalığına karşı koruyor. Bir baÅŸka ilginç gözlem ise yük­sek eÄŸitimli insanlarda, Alzheimer hastalığı riski daha az. Ancak ortaya çıktığı zaman daha hızlı bir seyir gösteriyor.

Neden böyle oluyor?

Sebebi bilinmiyor. Yüksek eÄŸitimli insanlarda daha az görülmesine iliÅŸkin iki tane görüş var: Bir tanesi, bunun tamamen bir yanılsama olduÄŸu yönünde. İkinci görüş ise şöyle: Bir insanın zihinsel kapasitesi ne kadar yüksekse, ne kadar çok hücresini aktif tutuyor ve ne kadar çok hücreler arası baÄŸlantı yapıyorsa, bunlardan kayıplar olsa dahi ka­lan hücre miktarının kritik bir eÅŸiÄŸin altına düşme olasılığı daha düşük. Beynin diyelim ki elli milyar hücresi var ve bunun en az kırk milyarının çalışması lazım. Bu elli milyar hücrenin hepsini aktif tutan ve aralarında çok sayıda baÄŸ­lantı olmasını saÄŸlayan insanlarda, kapasitenin belli bir eÅŸiÄŸin altına düşme olasılığı daha küçük. Onun için zihin­sel rezervi, zihinsel kapasiteyi yüksek tutmak, canlı tut­mak büyük bir avantaj.

Nasıl çalıştırmak lazım peki?

Bunun tek bir yöntemi yok. Mesela hastalarım veya ya­kınları soruyorlar: "Bulmaca çözeyim mi?" Evet, bu bir yöntem. Bulmaca çözebilirsiniz, ama bir baÅŸka yöntem de beste yapmak olabilir, kitap yazmak olabilir, arkadaÅŸlarıy­la entelektüel tartışmalara girmek olabilir. Önemli olan zi­hinsel bir aktivite yapılması.

Hasta yakınlarından yüzde 50'si depresyonda

Bizim toplumumuz için bir sayı vermeniz münkün mü?

İdeal olarak her semtte olması lazım. Özellikle büyük semtlerin her birinde gündüz bakımevlerinin olması ÅŸart. Gündüz bakımevlerini yaÅŸlı kreÅŸi gibi düşünün, hani çalışan anne-babalar çocuklarını sabah götürüp bırakıyorlar, ak­ÅŸam alıyorlar. Gündüz bakımevi de böyle bir amaca hizmet ediyor. Herkesin doÄŸal ihtiyaçları var. AlışveriÅŸe gitmek zo­runda, bankadan para çekmek zorunda, hiçbir ÅŸey olmasa bir gün nefes almak zorunda. Aile hastasını isterse haftada bir kere getiriyor, sabah bırakıp akÅŸam alıyor, o esnada iÅŸini gücünü yapıyor, psikolojik olarak rahatlıyor. Alzheimer hastasının tedavisinde hasta yakınının önemli bir yeri var. Onun da saÄŸlıklı olması lazım. DiÄŸer hastalıklardan çok farklı olarak Alzheimer sadece hastayı deÄŸil ailesini de ya­kından etkiliyor. Hatta Alzheimer uzmanlarının kullandığı bir deyim vardır: "BaÅŸlangıçta bir hastanız vardır, zamanla iki hastanız olur" diye. Çünkü Alzheimer hasta yakınları­nın yüzde 50'si depresyon belirtileri gösteriyorlar.

O zaman Alzheimer hastasını tedavi ederken, hasta yakınını da gözden kaçırmamak lazım.

Aynen öyle. Hem o kiÅŸinin saÄŸlığı açısından hem de hastanın saÄŸlığı açısından, çünkü hasta yakını depresyona girdiÄŸi zaman daha sabırsız oluyor, daha çabuk sinirlene­biliyor, hastayı kırabiliyor. Ondan sonra da vicdan azabı baÅŸlıyor, "Aslında bunu söylememem lazımdı, niye söyle­dim" diye. Ve böyle bir kısırdöngü baÅŸlıyor. Vicdan azabı, daha fazla duygusal yük, daha fazla depresif eÄŸilim, bu­nun sonucunda daha sinirli olma gibi bir kısırdöngü olma­ya baÅŸlıyor. Onun için Alzheimer uzmanlarına, hasta kon­trolleri esnasında hasta yakınlarının da ruhi durumlarını sorgulamaları öğütlenir.

Alzheimer hastalığım psikolojik, sosyal ve toplumsal olarak nereye koyuyorsunuz?

Bu hastalık hem topluma getirdiÄŸi ekonomik yük açı­sından, hem de iÅŸin sosyoekonomik boyutu, sıklığı, gide­rek yaÅŸlanan toplumlarda daha da sık ortaya çıkacağı ger­Ã§eÄŸi açısından önemli. Etkilenen kiÅŸi ve aile boyutunda ise diÄŸer hastalıklardan farklı, çünkü hastayı deÄŸiÅŸtiriyor, ol­duÄŸu kiÅŸi olmaktan çıkartıp baÅŸka bir kiÅŸi haline getiriyor: İnsanı, kendisi yapan huyunu, karakterini, anılarını yok etmeye baÅŸlıyor. Onun için de hasta ve yakınları açısından psikolojik yükü ağır olan bir hastalık.

Ama bütün bunlara rağmen, Alzheimer hastası ya da yakını olmak dünyanın sonu sayılmamalı değil mi?

Öyle. Çünkü iÅŸin uzmanları yardımcı olmaya çalışan di­ÄŸer insanlarla beraber hem hastaların hem de hasta yakın­larının hayat kalitesini yükseltmeye, yükü paylaÅŸmaya çalı­ÅŸÄ±yorlar. Hasta yakını olarak insanın kendisini çaresiz his­setmesi, paniÄŸe kapılması, gelecekte olabileceklerden dolayı ÅŸimdiden endiÅŸelenmeye baÅŸlaması hata olur. Sorunlar or­taya çıktığı zaman bir ÅŸekilde çözümleri bulunuyor. Onun için Alzheimer hasta yakınlarına ÅŸunu söylüyorum: "Önce ÅŸimdiye bakalım, ÅŸimdiki sorunlarınızı halletmeye çalışa­lım. Sizin ve hastanızın hayat kalitesini yükseltmeye çalışa­lım. Zaman içinde baÅŸka sorunlar ortaya çıkarsa o zaman da gerekli çözümleri birlikte bulmaya çalışırız."


Not: "Alzheimer Hastalığı Tedavisi" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Alzheimer Hastalığı Tedavisi" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Üveit Tedavisi Nasıldır?   Halluks Valgus   Tükrük Bezi İltihapları   Brucella Hastalığı Nedir?   Böbrek Nakli Kimlere Yapılır?   Sırt AÄŸrısı   Kokain Zehirlenmesi   BoÄŸmaca   İdrar Yolu Ve Mesane Kanseri Nedir   Disk Kayması   Elektrik Kazaları Elektirik Çarpması İlk Yardım   Diz Cerrahisi   Çıkık, Kırık ve Burkulma   Cinsel Yolla BulaÅŸan Hastalıklar   Kırık Burnun İyileÅŸmesi Ne Kadar Sürer ?   GebeliÄŸi Reddetme   Böbrek Kanserinde Tedavi   Gut Hastalığı   Agorafobi Panik Bozukluk   Migren   Böbrek Nakli   Kaygı bozukluÄŸu tedavisi   Koroner Arter Hastalığı   Kolesterol Niye Yükselir?   Åžeker Hastalığı Nedenleri Sebepleri   Burun Kanamasında Tamponun Süresi   Hareket BozukluÄŸu   Artrit İlaç Tedavisi   Televizyon ve Çocuk Üzerindeki Etkileri   Bunama Belirtileri ve Alzheimer   Fako Yöntemiyle Katarakt Tedavisi   Diz Kireçlenmesi   Çene Eklemi Hastalıkları ve AÄŸrısı   Hepatit G   Çocuk Ve Gençlerde Depresif Sendromlar   Yanık Doktoru Yanık EstetiÄŸi   Uçuk   Pülmoner Enfarktüs Neden İleri Gelir?   Beyin Felci Nedir?   Sıtma (Malarya Hastalığı)   Hipermetrop   Efektör Nedir?   ÇiÅŸ Kaçırma   Gebelik Toksemisi Hiperemesis Nedir   Obezite Cerrahisi Nedir?   Alerji Riski Altında Olanlar   Bebeklerde ve Çocuklarda Aşı Planı   Gebelikte Bakim Gebelik Döneminde Bakim   Tiroid Hormon Tedavisi   Tüp Bebek Nedir?   Kanserde Erken Tanı   Burun EstetiÄŸi Ameliyatı   Erken BoÅŸalma Tedavi Yöntem Ve Teknikleri   Kas Erimeleri Omurilik Hastalıkları Als Als Polio   Bebeklerde Reflü   Makula Dekolmanı   Gece Yatmadan Önce Bir Åžeyler Atıştırmak Zararlı Mı?   Safra Taşı Tedavisi   Çocuklarda Sinirlilik ve Sinir Krizleri   Fıtık   Böbrek Hastalıkları Ve Cinsel Fonksiyon Bozuklukları   SaÄŸlıklı Bel ve Belin Yapısı   Adet Görme Aybaşı Kanaması   Böbrek Taşı Kırma   Diabet Ve Göz   Åžekersiz Diyet Diabet   Anafilaksi ve Anafilaktik   Ekstrasistol Nedir?   Aura Dönemi Belirtileri   Vertigo   Tüp Bebek Tedavisi Ivf   AkciÄŸer Kanseri Nasıl Tedavi Edilir   Burun EstetiÄŸi Fiyatları   Åžeker Hastalığını Önlemek İçin Ne Yapılmalı   Orgazm Sorunları   AkciÄŸer Hastalıkları ve Belirtileri Hırıltılı Solunum   Kolera Hastalığa Nerelerde Rastlanır?   Piyelonefrit Nedir   Bademcik İltihabı Tonsillittonsillektomi   Baygınlık Yaralıya İlk Mudahale   Endometriozis   Baharatlı Yiyecekler Ülser Yapar Mı?   AkciÄŸer Kanserinin GeliÅŸmekte OlduÄŸu Nasıl Anlaşılabilir?   Periton Diyaliz   Kistik Fibroz   Diz Protezi Ameliyatı   Çocuklarda Kabakulak   Serebral Palsy   Lenfoma   Karın ÅžiÅŸkinliÄŸi Nedir?   Kemik Kırıkları   Çocuklarda Zatürre   Çocuk Ve Gençlerde Anksiyete Bozukluk   Larenks Kanseri   AkciÄŸer Enfeksiyonları Pnömoni ve Pnömokok   Antiseptik   Dang Hastalığının Aşısı Var Mıdır?   AÄŸrının Anlamı   Tetanos Nasıl Önlenebilinir?   Kaval KemiÄŸi, Kaval Kemik, Tibya Nedir?   Çocuklarda ve Gençlerde Bel AÄŸrısı   Pankreas Kanseri Belirtileri   Papilloma Virüsü   Anaplastik Astrositom   Sisteskopi   Conn Sendromu   Crataegus   Drez Ameliyatı   Burun Tıkanıklığı   Epidural İle DoÄŸum   Alkol Kullanımına BaÄŸlı Ruhsal Bozukluklar   Alzheimer Hastalığı Bunama   Hipertansiyon ve DiÅŸ Tedavisi   Åžeker Hastalığı Diabetes Mellitus Belirtisi   Zatürree   Menenjit Tüberküloz   Sigara Bağımlıları İçin Kanserden Korunma Yolları   Allerjik Burun Sinüs Hastalıkları   Parkinson Hastalığı Tedavisi ve Pil Takma   Menenjit Hastalığı   ureme-organlari-temizligi.html   KaraciÄŸer ve Böbrek KoliÄŸi   Kirpik Kaynağı Kirpik Dökülmesi   Sünnet   Nörobehçet Hastalığı   Cushing Addison   İdrar Kaçırma Tedavisi   Omuz Protezi   Diafragma Hastalıkları   Çocukta İnmemiÅŸ Testis   Cocuklarda Bebeklerde Lavman   Anjiyografi   Salgın Grip Hastalığı   Göz Zonası Göz SaÄŸlığı   DoÄŸuÅŸtan Göz Tansiyonu   Hangi Tip AkciÄŸer Enfeksiyonları Ameliyatı Gerektirebilir?   AkciÄŸer Hastalıkları Belirtileri Halsizlik İştahsızlık   Günümüzde Bakteriyel Artrite Ne Kadar Rastlanmakdır?   Çocuk Fıtığı   Dirsek   Çocuklarda Sünnet   Zekâ GeriliÄŸi   Bel SoÄŸukluÄŸu Doktorları   Epilepsi Hakkında Bilinmesi Gerekenler   Çocuklarda Bağırsak İplik Solucanı impetigo   Sinüslerin Fonksiyonları Nedir?   Ter Bezi Apseleri İsilik   Mamografi   Enfeksiyon Sonrası Depresyon   Çocuk Psikiyatrisi   Boyun Fıtığı Nedir?   Akut Skrotum Sebepleri   Pnömokok Aşısı Nedir?   Veba Ciddi Bir Hastalık Mıdır?   Chlamydial Enfeksiyonlar   Meme EstetiÄŸi Meme DikleÅŸtirme Meme Kaldırma   Çinko EksikliÄŸi Saç Dökülmesi Diyeti   Ambliyopi - Göz TembelliÄŸi   Bebek Cinsiyet Tayini   Aort Darlığı   Salgın Çocuk Felci   Ödem Nedir?   Bebeklerde SoÄŸuk Algınlığı   Enfantil Spazmlar Nedir?   Tetanos TeÅŸhisi Nasıl Konur?   Akupunkturda Uyarı Noktaları   Tifo Taşıyıcısı Ne Demektir?   Tifo ve Paratifo Hastalığı   Ürojinekoloji   Kronik Hepatit C Belirtileri   Testis Torsiyonu Ekstravajinal İntravajinal   BoÄŸulmalar Nasıl Önlenir   Gastrit Tedavisi   Tansiyon Aletleri Özellikleri   Göğüs EstetiÄŸi   Akut Tonsillit   Tromboflebit   Ecza Dolabı Malzemeleri İlk Yardım   Distimik Bozukluk   DiÅŸ Çekimi ve DiÅŸ Çekimi Sonrası Yapılması Gerekenler