Akupunktur Nedir? - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Akupunktur Nedir?

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:
Akupunktur Nedir?

Klasik Çin tıbbında insan yaşayan evrenin bir parçası olarak kabul edilir ve herşeyin içinde varolan evrensel gücün insanın da içinde bulunduğuna inanılır. “Chi” adı verilen bu enerji insan vücudunda “meridyen” denilen kanallarda dolaşır. Akupunktur yöntemi ile bu kanallarda meydana gelen enerji dolaşım engelini ortadan kaldırarak dengeyi sağlamak ve bu şekilde hastalığı önlemek amaçlanır.

İnsan vücudunun kendi kendini onarım gücü çok yüksektir. Vücudumuzda bu gücü harekete geçiren belli uyarı noktaları vardır ki, bunlara “akupunktur noktaları” denir. Bu noktalar uyarılarak vücudumuzdaki enerji dolaşımı normale döndürülür ve hastalık hali ortadan kaldırılır. Böylece organizma ilaç tedavisine gerek kalmadan, kendi olanaklarıyla hastalığın ortadan kalkmasını sağlar. Hastalığın belirtilerine değil, nedenine yönelik bir tedavi metodudur.

Hipokrat canlıların kendi kendilerine iyi olma kudretlerinden ve iç hekimden bahseder. Paracelcus, “Hiçbir hayat sadece dış hekimin çabalarıyla varolamaz; dış hekim, iç hekime yardımcı olabilir.” der.

Akupunktur organizmanın kendi kendini tedavi ettiği bir metottur ve en önemli özelliği yan etkisinin olmamasıdır. Bu tedavi metodunu üç ana başlık altında toplayabiliriz:

Çeşitli hastalıkların tedavisi
Analjezi-anestezi
Alışkanlık tedavisi
Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde kullanılan ilaçsız tedavi yöntemi akupunktur, Türkiye’de de hızla yaygınlaşmaktadır. Üniversitelerde ders olarak okutulan akupunktur, alternatif tıp olarak değerlendirilmemelidir; binlerce yıllık geçmişiyle akupunktur tıbbın kendisidir.

Akapunktur Felsefesi
Batı düşüncesi olayları sebep-sonuç ilişkisi içinde değerlendirir. Çin düşüncesine göre ise, çeşitli olgular bir bütünlüğün parçasıdır ve birbirleriyle ilişki içindedir.

Düşünce temelindeki bu farklılıklar, tıbbi uygulamada da kendini gösterir. Batı tıbbı analitiktir; derin nedensel bağlantılara girer, ayrıntılı sınıflamalar yapar. Çin tıbbında ise, semptomlar ve bulgular hep birlikte değerlendirilerek toparlanır ve bir bütüne varılmaya çalışılır. Çin tıbbına göre hastalık belirli bir zamanda, belirli bir kişide ortaya çıkan bir olgudur. Hastalık değil, hasta ön planda değerlendirilir. Buna göre, Tradisyonel Çin Tıbbı’nda mental (zihinsel), emosyonel (duygusal) ve fiziksel bulgular birlikte ele alınır.

Vücutta Yin ve Yang adı verilen birbirine zıt, ancak uyum içinde iki eneji vardır. Bunu gösteren ambleme Taiji (Büyük İkilem) denir. Siyah Yin’i, beyaz Yang’ı simgeler. Ancak, Yin’in içinde Yang, Yang’ın içinde de Yin vardır. Yin ve Yang’ın dengelenmesi normalliğe, dengenin bozulması anormalliğe yol açar. Dengesiz Yin ve Yang, denge arayışı içerisinde sürekli kendilerini değiştirirler. Bu dengenin sağlanması için doktor iğneler ile, ilgili akupunktur noktalarını uyararak hastayı tedavi eder.

Akapunktur Tarihçesi
Çin’de iğne ve ısı anlamına gelen “Chen-chin” ile adlandırılan bu tedavi yöntemi, Batı’da akus (iğne) ve punctura (batırmak) sözcükleri birleştirilerek, “akupunktur” olarak adlandırılmıştır.

Tradisyonel Çin Tıbbı (TCM), yaklaşık 3000 yıllık bir süre içerisinde gelişmiştir. II. Shang Hanedanı dönemine ait arkeolojik kazılarda tıbbi konuların anlatıldığı taşlar ve akupunktur iğneleri bulunmuştur. Noktaların yerleşimini gösteren şemalar ilk olarak İ.S. 317-581 yılları arasında çizilmiştir. Avrupa’da ise akupunktur ile ilgili ilk kitapların yazılması 1600’lü yıllara rastlar.

1972’de ABD Başkanı Richard Nixon beraberindeki büyük bir heyet ile Çin’e resmi bir ziyaret yapmıştır. Bu ziyaret programı içinde Çinli doktorlar Amerikalı heyete “akupunktur anestezisi altında yapılan cerrahi bir operasyon” izletmişlerdir. Bu olaydan sonra, akupunkturun Batı’da popülaritesi artmış; uygulanması ve incelenmesi bütün dünyada yaygınlık kazanmıştır.

Uyarı noktaları Ve Uyguluma
Uyarı noktaları
İnsan vücudunun kendi kendini onarım gücü çok yüksektir ve bu gücü harekete geçiren belli uyarı noktaları vardır. İnsan vücudunda bin kadar uyarı noktası vardır ve bu noktalardan 650-700 tanesi kullanılır. Her hastalık için ayrı program ve ayrı noktalar bulunmaktadır. Önemli olan doğru bir teşhisle, hangi noktaya nasıl bir uyarı yapılacağıdır (lazer, iğne ya da hangi iğne); bu çok iyi bilinmelidir. Akupunktur tedavisinde sırt, boyun, el, kulak ve vücudun diğer bölümleri kullanılır. Birçok hastalığa ilişkin en çok uyarı noktasının bulunduğu uzuvlar ise eller ve kulaklardır.

İnsan vücudundaki belirli akupunktur noktalarına iğneler sayesinde yapılan uyarılarla organizmanın hemen her yerine ulaşabilecek haberler iletilmektedir. Bu iletişim, akupunktur noktasını oluşturan hücrelerden lokal hücresel uyarıların sinir terminallerine ve son olarak da beyne ulaşır. Beyin de bu uyaranı gerekli organlara ulaştırır ve ilgili organ ve uzuvlardaki enerji dengesi düzelir. Dolayısıyla hastalık da ortadan kalkmış olur.

Lazerle akupunktur
Lazer bir ışıktır. Bildiğimiz, kullandığımız ışığın konsantre edilmiş hali olduğu söylenebilir. Bazı hastalıkların tedavisinde ya da kimi zaman hastanın tercihi doğrultusunda iğne yerine lazer kullanılmakta, iğne batırılarak uyarı yapılacak noktaya lazerle uyarı verilmektedir. Özellikle ameliyatlar ve kazalar sonrası kalan izlere karşı lazerle akupunktur son derece etkili sonuçlar vermektedir. Ayrıca, çocukların tedavisinde iğneye alternatif olmaktadır.

Nasıl iğne ?
Eskiden Çinliler sivri taş parçaları kullanmaktaydı. Bangkok’ta ise bu amaçla bambu kamışının kullanıldığı biliniyor. Akupunktur yöntemi ile tedavide önceleri altın kullanılmıştır. Altının elektirik potansiyel farkını alışı ve düzeltişi çok önemlidir. Bu yüzden altınla tedavi uygulanan hasta çok daha kolay ve çabuk iyileşme göstermektedir. Ancak bütün bu olumlu özelliklerine karşın altının oldukça pahalı ve yumuşak bir madde olması dolayısıyla akupunktur sırasında vücuda uygulanması, gereken noktalara batırılması zor olmaktadır. Buna bir çözüm yolu bulmak amacıyla, altını iğne haline getirirken içine bazı metaller konmuştur. Altının pozitif bir etkisi vardır. Gümüş de çok iyi bir akupunktur iğnesi olmasına rağmen, biraz negatifliğe yönelik bir özellik göstermektedir. Günümüzde ise, dünyada altın ya da gümüş iğne kullanılmamaktadır. Elektriği altın kadar iyi ileten standart bir çeliğin üretilmesi ile bütün dünyada bu yeni metal kullanılmaya başlanmıştır.

Akapunkturda Kulağın Önemi
Kulakta bedenin hemen hemen her uzvuyla ilgili bir akupunktur noktası bulmaktadır. Örneğin, insanın bağırsağı, kalbi, karaciğeri ile ilgili noktalar kulağında mevcuttur. Bu yüzden akupunktur tedavisinde vücutla beraber veya tek başına kulaktaki noktalar kullanılmaktadır. Öte yandan kulağın bu özelliği, hastalığın belirlenmesine, deteksiyona yardımcı olmaktadır.

Akapunktur ve zayıflama
Şişmanlık
Şişmanlık nedir ?
Dünyada şişmanlık
Neden kilo almak/vermek istediğimizde zorlanırız ?
Vücut-Kitle indeksi nedir ?
Akupunktur ve zayıflama
Akupunkturla neden daha kolay ve kalıcı zayıflanır ?

Şişmanlık (Obezite)
Şişmanlık, vücutta yağ dokusunun normalden fazla olmasıyla karakterize bir hastalıktır.

Şişman bir kişi ayrıntılı tetkiklerden geçirildiğinde, bazen hiçbir anormalliğe rastlanmayabilir. Bazen fiziksel olarak da bir belirti yoktur. Ancak, diğer yandan tip II şeker hastalığı tanısı konmuş hastaların % 60’ı şişmandır. Yine, vücuttaki yağ dokusunun artması ile, hormonal-metabolik hastalıkların ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkması ya da ağırlaşması arasında doğrudan bir ilişki olduğu bilinmektedir.

Pekiyi, öyleyse neden gereğinden fazla besin tüketiriz? Şişmanladığımızı göre göre neden buna devam ederiz? Bu soruların yanıtları araştırılmış ve obez kişilerin yemek yeme konusunda daha çabuk uyarıldıkları, damak tatlarının daha gelişmiş olduğu, daha geç doydukları ve yemek yeme işinin günlük yaşamları içinde kafalarını daha fazla meşgul ettiği gözlenmiştir.

Genetik, metabolik, hormonal ve sinirsel birçok karmaşık sistem şişmanlığın oluşmasında rol oynar. Aile yapısı, beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı, psikolojik sorunlar bu karmaşık sistemin herhangi bir basamağında etkili olarak şişmanlığa giden yolu açar.

Obezite bir hastalık olduğu için, bir diyet uygulayıverip bırakmakla ortadan kaldırılamaz. Yeni beslenme alışkanlıkları ve yeni bir yaşam şekli gerektirir. Obezitenin de, şeker hastalığı ya da yüksek tansiyon gibi, yaşam boyu takip edilmesi gerekir.

Şişmanlık sıklığı dünyada gittikçe artmaktadır. Ortalama sıklık % 25 olarak verilmektedir; bu yüzdeye şişman olmayıp ideal kilosunun üzerinde olanlar da katılınca oran % 50’ye ulaşmaktadır.

Obezite sıklığının artmasının nedenleri:
- Sosyo-kültürel faktörler,
- Biyolojik faktörler,
- Davranışsal faktörler,
- Gıda çeşit ve alımının artması ve kolaylaşması,
- Alkol tüketiminin artması,
- Teknolojinin ilerlemesi ile günlük eneji tüketiminin azalması,
- Özellikle çocukluk çağında bilgisayar ve televizyon karşısında geçerilen zamanın artması ile yağlı ve katkılı yiyecek tüketiminin artması.

Yenilen besinler, vücudumuzda metabolik olaylar sonucunda yakılır ve bu yanmadan elde edilen ısı ve eneji, hayatsal fonksiyonların işlemesi için kullanılır. Metabolizma hızını, vücut kendisi ayarlar; Yani vücut az ya da çok enerji harcayabilme yeteneğine sahiptir. Ancak, harcanacak eneji miktarı vücudun alışık olduğu kilosunu korumaya yönelik olarak ayarlanmıştır. Bu nedenle kilo vermek amacıyla az kalori alındığında, metabolizma hızı düşer ve bünye kilo kaybetmemek için kendini korumaya çalışır. Vücudumuz, kendi alışık olduğu kilosunu koruma çabasındadır.
Diyet yapan birçok kişi çok az yedikleri halde, çok yavaş zayıfladıklarından yakınırlar ve çoğu zaman da sabredemeyerek diyete son verirler. Bundan sonra da eskisi gibi yemeye başlayınca, verilen kilolar çok daha hızlı bir şekilde geri alınır ve eski kiloya ulaşılınca kilo artışı durur.

Bunun benzeri bir durum kilo almak isteyenlerde de görülür; günlük gıda miktarlarının iki veya üç katını yeseler bile çok az kilo alabilirler.

Vücudun kilo vermeye gösterdiği bu direnç, insanoğlunun binlerce yıllık geçmişinde yaşadığı doğal afetler, savaşlar, hastalıklar nedeniyle aç kalmaktan ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki, 20. yüzyılın sonunda bile dünyada açlık çeken bölgeler vardır.

Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz:
Kilo vermek için çok aceleci olmamak gerekir. Haftada 15 kg. verdiren mucize diyetler son derece sakıncalıdır ve bu derece hassas çalışan bir metabolizmayı bozmaktan başka işe yaramaz. Günlük 1000 kalori altındaki diyetler kalp kasında hasarlara neden olacak ölümlere yol açabilir. Haftada 0.5-1 kg. vermeyi sağlayan diyetler güvenli olduğu kadar, kalıcı sonuçlar da sağlar. Daha hızlı kilo vermek isteyenler, bunu biraz egzersiz yaparak gerçekleştirebilirler.


Not: "Akupunktur Nedir?" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Akupunktur Nedir?" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Çocuk Hastalıkları Hakkında Bilgiler   Vajinal kuruluk nedir?   Botoksla Migren Tedavisi Botoksla BaÅŸaÄŸrısı Tedavisi   Cilt Kanseri   Barsak Parazitleri   Göz Kayması   Siyatik Lumbago ve Tedavisi   Kızlık Zarı Bozulması   Tüp Bebek Tedavisi   Mide Balonu   Üfürüm   Vazodilatasyon Nedir?   Guatr Nedenleri   Travmatik Artrit Nedir?   Kron Hastalığı   AkciÄŸer Solunumu Hastalığı   Akne İzi Akne Tedavisi Akne İlaçları   ÇocuÄŸun Odası, BebeÄŸin Odası   Süperiyor Vena Kava Sendromu   Gebelikte Hipertiroidi Belirtileri   Eklem İnflamasyonu   Bebeklerde Uyku Düzeni   Erken BoÅŸalma   Aşırı Terleme   DiÅŸ EstetiÄŸi   Karın Hastalıkları Apandisit   Derin Beyin Stimülasyonu   İşyerinde Aids Tehlikesi   DiyafraÄŸma Evantrasyonu   Diyet Nedir?   Ülser ÇeÅŸitleri   Ankilozan Spondilitin Nedenleri   Osteoporoz Kemik Erimesi   Trakunya Isırması   Vagal Stimülasyon   Alzheimer Hastalığı Tedavisi   Gül Nezlesi Saman Nezlesi İle Aynı Mıdır?   Safra Taşı Tedavisi   Crosslinking   Glokom TeÅŸhisi   Sütün Faydaları   Mediastinoskopi   Braın Infarctıon   BoÄŸmaca Enfeksiyonu   Sarılık   Crohn Hastalığı Regional Enterit   Saman Nezlesi Tedavisiz İyileÅŸebilir Mi?   Kızamık Tedavisi Nedir?   Alerjik Durumlarda Erken TeÅŸhis Önemli Midir?   Tikler   Amfizem Nedir?   Hipotiroid Tiroid Tedavisi Hipertiroid Hipotiroidizm   Göz Kapağı EstetiÄŸi   Meme Ultrasonografisi   Bağırsak Tıkanmaları Hastalığı   Süt DiÅŸleri   Menopoz   Omuz Artroskopisi   Parkinson Hastalığı   Burunun Yapısı Ve Burun Kırılması   Birincil Kemik Tümörleri   AkciÄŸer Ödemi Had Tedavisi   Epilepsi Hakkında Bilinmesi Gerekenler   Çocukluk Çağı Retin Sorunları   Crigler Najjar Sendromu   Kas Eklem AÄŸrıları   Perikardit Tüberküloz   İdrar Kaçırma Hastalıkları   Reflü Nedir   Astımatik Krizler Anî Gelir Mi?   Foniatri   Bebek ve Çocuklarda Yüksek AteÅŸ   Alerjiler Tedavi Edilebilinir Mi?   Internal Podalik Versiyon   Pediatrik Ortopedi   Nozokomyal Pnömoni   Lenfoma Nedir?   Kafa Travması   Gingivit DiÅŸeti İltihabı   AkciÄŸer Kanseri Tedavisi   Psoriasis   YaÅŸlılık Ve Cinsel Fonksiyonlar   Pelvik Açı GeniÅŸlemesi   Akut Ve Kronik Farenjit   Antraks Nedir Ve Nasıl GeliÅŸir?   Aşıların Tarihçesi   Aids Cinsel Hastalık Mıdır?   YaÅŸlılarda Kalça Kırığı   Gebelikte Kanama Hamilelik Kanamasi   GebeliÄŸi Reddetme   Travmatik Artrit   Gözün Yapısı Göz Anatomisi   Kanser Tedavisi Nedir?   Cinsel Taciz   Arpacık Tedavisi   Kanser Diyeti   Kalp YetmezliÄŸi   Allerjik Astım   Sarkoidoz   Tularemi Nasıl Bulaşır?   Radyasyon Fibrosisi (Pnömonitisi)   Bruselloz'a karşı aşılanma   8 Aylık BebeÄŸin Beslenmesi   AkciÄŸerlerin Anatomi Ve Fonksiyonları   Gırtlak Kanseri Hastalığının Belirtileri Nelerdir?   Cilt Analizi   Düzgün oturma ne demektir?   Menisküs   Migren Nedir?   Tekrarlayan AteÅŸ   Bel AÄŸrısı Kas AÄŸrıları Siyatik AÄŸrısı   Estetik Cerrahi   KaraciÄŸer Metastaz Nedir?   İnfertilite Kısırlık Tedavisi   Sigara Çürük Yapar Mı?   Hangi Türlerde Zatürree Vardır?   Atipik AkciÄŸer Tüberkülozu   Karın Zarı Hastalıkları   İktidarsızlık SertleÅŸme BozukluÄŸu   Kırıkta İlkyardım   Öfke Kontrolü   Soluk Tıkanmaları ve Tedavisi   Gargara   Mikrop Nasıl Bulaşır?   Tifüs (lekeli humma)   Kafatası KemiÄŸi Kırığı Tedavisi   Yeme Bozuklukları Nelerdir?   Akupunkturda Kulağın Önemi   Apseler Ve İltihaplar   sag-kalp-yetmezligi.html   Guatr   Karpal Tünel Sendromu Nedir   KaraciÄŸer Nakli   Alın KemiÄŸi Sinüsü Ameliyatı   Ense Pilisi Kalınlığının Artması   Üreme Endokronolojisi   Pankreas Kanseri Belirtileri   Kimyasal Peeling   Sisteskopi   Gözkapağı İltihabı Nedir?   YaÄŸ Enjeksiyonu   Silikozun Tedavisi Var Mıdır?   Böbrek Kanserinde Tedavi   İntraserebral Hematom   Anaplastik Tiroid Kanseri   Travma Sonrası Stres BozukluÄŸu (post Travmatik Stres)   Meme Küçültme   Penis Kırılabilir Mi ?   Böbrek Taşı   AkciÄŸer Enfeksiyonları Pnömoni ve Pnömokok   Kadınlarda Miyomlar   Damar Tıkanmalarına BaÄŸlı AÄŸrılar   Cinsel gücü arttıran baharatlar   Seker Hastalığı Ve Göz   Alerji Hastalığı İle İlgili Tıp Terimleri   DiÅŸ Fırçalama Teknikleri   Kırık   3 Aylık Bebek Beslenmesi   Adale Romatizması Belirtileri   Lıposuctıon   Fiziki Allerji   Omurga Hastalıkları Cerrahisi   Zehirli Guatrın Belirtileri   Bütün AkciÄŸer Tümörleri Kanserli Midir?   Yaz İshali   YaÅŸlılık Hastaları Nedir?   Sakrum, Kuyruk Sokumu KemiÄŸi   Mide Mukozası İltihabı   Kolesterol Neden Yükselir   Vitaminler-beslenme Nedir?   Tırnak Kırılması Tırnak Çatlaması Tırnak Soyulması   Anestezi Yöntemleri ve Anestezi ÇeÅŸitleri   Adale Romatizması Nedir?   Enürez Nedir?   Lpg İle Sellülit Tedavisi   Dalak AÄŸrısı   Miyopi Uzağı Görememe   Spor Yaralanmaları   CiÄŸer Hastalıkları Irsi Olabilir Mi?   Çene Eklemi Hastalıkları ve AÄŸrısı