Akciğer Tüberkülozu - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Akciğer Tüberkülozu

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:

Akciğer Tüberkülozu, Akciğer Tübeküloz

Tüberküloz infeksiyonu insan sağlığı için önemli bir konu niteliğini sürdürmektedir. Sağlık eğitiminde, yönetimde bazı eksiklikler, sosyo-ekonomik koşullar ve diğer etkenlerle Türkiye'de tüberküloz hastalığının önlenmesi ve tedavisinde gerekli başarı sağlanamadı.

Patojenez ve patoloji

Hastalık tüberküloz basili "mikobakterium tüberkülosis" ile husule gelir. Aktif bir tüberküloz hastasının öksürmesi, hapşırması, hatta konuşma ve şarkı söylemesiyle oluşan damlacıkların başkaları tarafından inhalasyonu infeksiyonun yayılmasına sebep olur. Tüberküloz infeksiyonu eşyalarla kolay bulaşmaz. Hastalar başkalarını enfekte etmemeleri için öksürme ve hapşırmada ağız ve burunlaranı kağıt bir mendille örtmeli ve bu mendilleri kimseye zarar vermeyecek yerlere örneğin tuvalete atmalıdırlar. Hastaların kullandığı tabak, çatal gibi eşyaların temizce yıkanması genellikle yeterli bir korunma sağlar.

Hastalığın başkalarına bulaşmaması için en önemlisi hastaların erken ve etkin tedavisidir. Böylece hastalar bir hafta süre içinde tüberkülozun bulaştıncı niteliğini kaybederler. Ancak bu süre hastalık eskidikçe ve ilaçlara direnç kazanmış vakalarda ve yeterli tedavi edilmeyenlerde uzar.

Damlacıklar inhale edildikleri zaman bronÅŸlardan alveollere geçen tüberküloz basilleri çoÄŸalmaya baÅŸlarlar, bölge lenf bezlerine ve bazan kan yoluyla diÄŸer organlara yayılırlar. AkciÄŸer aerop koÅŸulları nedeniyle tüber­küloz basillerinin üremesine ve infeksiyonun geliÅŸmesine en elveriÅŸli organdır. Kontaminasyondan 6-8 hafta sonra spesifik ve sellüler bir bağışıklık geliÅŸerek basillerin çoÄŸalmasına engel olunur. İnfekte olanların ancak az bir bölümünde, yaklaşık %5'inde, yeterli savunma geliÅŸmediÄŸinden tüberküloz hastalığı oluÅŸur.

Tüberküloz patojenezi ve immünolojisi son yıllarda daha iyi anlaşıl­maya baÅŸlanmıştır. Mikobakteriyle enfekte damlacıklar (öksürük, hapşırma, ÅŸarkı söyleme, konuÅŸma ile oluÅŸurlar) önce alveoldeki makrofajlarla temas ederler, bu makrofajlar basilleri fagosite ederek çoÄŸalmasını durdururlar ve hastalık iyileÅŸir. Fagositozda polimorf çekirdekli lökositlerde önemli bir yer alır. EÄŸer fagositoz yeterli nitelikte deÄŸilse basiller çoÄŸalır, makrofajları harap ederek baÅŸka makrofajlara, akciÄŸere ve lenf düğümlerine yayılır. Bir pnömoni tüberküloz oluÅŸur. Tüberküloz basilleriyle temas eden makrofajlarda oluÅŸan antijenler T4 (helper), T8 (süpresör) lenfositlerinin ve B hücrelerinin lezyon bölgesine gelmesini uyarırlar ve böylece hücre doku aracılığıyla geliÅŸen bir bağışıklık, HAB (CMI-cell mediated immunity) ve geç tip hipersensitivite GTH (DTH-delayed type hypersensitivity) oluÅŸur. HAB ve GTH tüberkülozda bağışıklık simgesi niteliÄŸindedir. Bunlar lenfositlerin gerilemesi ve kaybolma­sına sebep olurlar. T lenfositlerinden geliÅŸen interlökin I, interlökin II ve gama interferon, transfer faktörleri immünomodülatör niteliÄŸindedir, bağışıklığın geliÅŸmesine yardımcı olurlar.Tüberküloz infeksiyonunda geliÅŸen immünog-lobülinler (Ig G, Ig A, Ig M) ve DNA, ELİSA (enzyme linked immunoassay) ve RIAS (radioimmuno assay) yöntemleriyle erken dönemde izlenerek tüber­küloz erken teÅŸhisi ve aktivitesi anlaşılabilir.

Tüberküloz basilleriyle ve hastalığıyla savunmada baÅŸlıca üç meka­nizma vardır: 1. Fizik aktivite-özellikle üst solunum yollarında mekanik ve mükosilyer bir arınma. 2. Özellikle makrofajların ve polimorf çekirdekli löko-sitlerin fagositoz aktivitesi. Ve 3. HAB ve GTH ile geliÅŸen edinsel bağışıklık. Bu edinsel bağışıklık doÄŸal bağışıklıkla süperimposedir, birbirlerinin etkisini artırırlar.

İnfeksiyonun oluşunda kişisel bağışıklık, bakteri virülansı ve sayısı ve sigara, alkol, diabetes mellitus, kanser, Hodgkin hastalığı, steroid gibi immü-nosüpresif ilaçlar önemli kolaylaştırıcı etkenlerdir.

Primer tüberküloz

İlk kez infekte olan bir kişide tüberküloz hastalığı gelişirse buna "Primer tüberküloz veya Primer kompleks'''' adı verilir. Bu tür tüberküloz genellikle alt loblarda gelişir. Bunun iki komponenti vardır:

1. AkciÄŸer parenkimasında geliÅŸen pnömonik infiltrasyon. 2. Bu lezyonun karşısındaki hilus lenf bezine infeksiyonun yayılmasıyla oluÅŸan adenopati. İlk infeksiyon da kazeif ikasyon nekrozu, granüloma ve Langhans dev hücreleriyle tipik patolojik deÄŸiÅŸim oluÅŸur. Zamanla granulomanın fıbröz ve kalsifikasyonla iyileÅŸmesi izlenir. Primer tüberkülozda akciÄŸerde kalsifıye olmuÅŸ lezyonla ipsilateral kalsifıye hilus lenf düğümüne Ghon kompleksi adı verilir. Ghon kompleksi çok kez alt loblarda lokalizedir. EriÅŸkin tüberkülo­zunda infıltrasyonun bulunduÄŸu yerde nekroz ve kazeifıkasyon oluÅŸtuÄŸu halde primer tüberküloz infeksiyonunda bu tür bir geliÅŸme yoktur. Ancak bazı vakalarda primer tüberküloz infıltrasyonunda nekroz-kazeifıkasyon geliÅŸerek kavern oluÅŸabilir. Primer tüberkülozun klinik belirtileri çok kez önemsizdir, veya bir tüberküloz infeksiyonunu düşündürecek nitelikde deÄŸildir. Bu neden­le primer tüberküloz çok kez teÅŸhis edilmeden gözden kaçar.
Primer tüberküloz çocuklarda eriÅŸkinlerden daha sıklıkla izlenir. Vaka­ların çoÄŸunda spontan iyileÅŸme husule gelir ve yerinde bir kalsifıkasyon kalır.

Bağışıklık düzeni iyi olmayanlarda infeksiyon kan yoluyla yayılarak milyer tüberküloz, menenjit tüberküloz gibi ciddi hastalıklara ve diğer organ tüberkülozlarına sebep olur. Primer tüberküloz plevraya yayılarak plöreziye sebep olur. Bazı primer tüberküloz vakalarında adenopati yoktur, bazılarında radyografide parenkima lezyonu görülmez yalnız adenopati vardır.

Plevra sıvısının (plörezi) tüberküloz nedene baÄŸlı olduÄŸunu teÅŸhis ko­laydır, bazan güçlükle karşılaşılır. Genç bir hastada plörezi tüberkülozu, yaşı 40-50 den fazla olanlarda ise kanseri veya kalp yetersizliÄŸini düşündürür. Ancak Türkiye'de son yıllarda tüberkülozun ciddi bir artma göstermesi nede­niyle orta ve ileri yaÅŸlarda da türberküloz kökenli plörezi sık görülmektedir. Kesin teÅŸhis için ponksiyonla plevra sıvısı alınarak sitolojik, bakteriyolojik ve ÅŸimik inceleme yapılır.

Postprimer-reenfeksiyon tüberkülozu

Primer tüberküloz geçirenlerde, daha sonra gençlerde ve erişkinlerde nekroz-kazeifıkasyon ve kavern ile karakteristik bir tüberküloz oluşabilir, buna "erişkin tüberkülozu" veya "reenfeksiyon tüberkülozu" adı verilir.

Erişkin tüberkülozunu primer tüberkülozdan ayıran başlıca 4 özellik vardır:
1. Erişkin tüberkülozu genellikle endojen bir reenfeksiyondur, yani daha önce husule gelen primer tüberküloz lezyonlarında gizli, uyuyan nitelikte olan bakteriler çoğalarak tüberküloz hastalığını oluştururlar. 2. En çok üst lob-larda ve alt lobların süperiyör segmentlerinde lokalize olur. 3. Nekroz-kazeifikasyonla kavernleşme izlenir. 4. Reenfeksiyon tüberkülozunda hiler adenopati seyrek izlenen bir bulgudur.

Ancak gerek reenfeksiyon tüberkülozunun gerek primer tüberkülozun klinik ve radyolojik olarak herzaman tipik niteliğiyle görülmemesi ve diğer hastalıklara benzer yönleri teşhis güçlüklerine sebep olur.

Klinik belirtiler

Hastaların önemli bir sayısında klinik belirti yoktur veya gözden kaçacak niteliktedir. Hastalığın başlıca belirtileri yorgunluk, iştahsızlık, izahı güç kilo kaybı, sübfebril ateş ve gece teridir. Bu sistemik veya genel belirtileri lokal belirtiler izler. Bunların başlıcaları öksürük, göğüs ağrısı ve hemoptizidir. Dispne hastalığın çok yaygın olduğu bir dönemde veya plevra sıvısı çok ise veya tüberkülozla birlikte başka bir hastalık bulunuyorsa izlenir. Öksürük başlangıçta kurudur, sonra mukus bir balgamla ve daha sonra da pürülan bir balgamla birlikte görülür. Plörezi olmayanlarda göğüs ağrısı olağan değildir, ancak bazı vakalarda kunt, batıcı bir göğüs ağrısı veya göğüste bir gerginlik duyarlılığı oluşur. Tüberküloz hastalarının yaklaşık %10'unda oluşan hemop-tizi hastalığın teşhisi için önemli bir belirtidir. Buna alarm hemoptizi de denir.

Fizik inceleme

Primer tüberküloz vakalarında çoğunlukla anormal bir bulgu alınmaz. Lezyon ciddi ve yaygın ise hastalarda genel bir düşkünlük izlenir, soluk ve huysuz bir görünüm vardır. Derinin esnekliği azalmıştır. Lezyon genişse lokal krepitan railer duyulabilir. Bazan gangliyonların bronşa baskısı sibilan ve ronflan railere sebep olur.

Reenfeksiyon tüberkülozunda erken veya küçük lezyonların muayenesinde bir anormallik alınmaz veya hafif bir perküsyon, oskültasyon deÄŸiÅŸikliÄŸi ve belki tektük krepitan railer izlenir. Bu railer öksürükten sonra daha iyi duyulurlar. Segment veya lober lezyonlarda sübmatite veya matite alınabilir, solunum seslerinde deÄŸiÅŸme örneÄŸin bronkovesiküler, bronÅŸiyal solunum, sibilan, ronflan railer duyulur. Hastalığın eskiliÄŸine ve yaygınlığına göre muayene bulguları deÄŸiÅŸir. Eski lezyonlar kronik fibroza sebep olarak toraks ÅŸeklinde ve hareketlerinde asimetri husule getirir, mediasten ve trakea yer deÄŸiÅŸtirir. Toraks kaslarında atrofı, venöz dolaşımda tam veya bölümsel tıkanma nedeniyle toraks yüzeyel venlerinde dilatasyonlar görülebilir. Lez­yonlar sempatik sinirde baskı veya harabiyet yapabilirler. Frenik sinir paralizinde diyafraÄŸma yukarı kalkar, toraks tabanında sıvı varmış gibi muayene bulgusu alınır. Periferde lokalize ve direnaj bronÅŸu açık kavernlerde "kavem üfürümü", krepitan railer duyulur. Buna karşın direnaj bronÅŸu kapalı kavernlerde anormal bir ses alınmaz. Kronik akciÄŸer tübertkülozunda sibilan, ronflan railer, ekspirasyonun uzaması, solunum seslerinin azalması belirli bir akciÄŸer harabiyetiyle ve sekonder bir amfizemin geliÅŸmesiyle ilgili olabilir. Plörezi veya pnömotoraks varsa solunumla artan yan aÄŸrısı, matite veya hipersonorite gibi bulgular izlenir.
Solunum sistemi dışında diÄŸer organlar örneÄŸin böbrek ler, vertebralar, lenf bezleri, eklemler, deri, karaciÄŸer ve dalak gibi tüberkülozun yerleÅŸme ola­sılığı bulunan organlar muayene edilmelidir. Erkeklerde prostat ve epididimis jenital tüberkülozun lokalize olduÄŸu organlardır. Gözde fliktenüler konjontivi-tis araÅŸtırılmalıdır. Menenjit tüberkülozda ense sertlliÄŸi, göz felçleri, Kernig belirtisi bulunabilir. Kronik tüberkülozlarda parmaklarda tambur çomağı de­ÄŸiÅŸim geliÅŸebilir. Kısa bir sürede geliÅŸen çomaklaÅŸma daha çok bronÅŸ kanse­rini endike eder.

Radyolojik bulgular

Primer tüberkülozda alt lobda parenkima infiltrasyonu, paratrakeada veya hilusta adenopati veya plörezi görülebilir.

Reenfeksiyon tüberkülozunda üst lobların posteriör segmentlerinde infıltrasyon, çok kez kavern izlenir. Bu lezyonlar ünilateral veya bilateraldir. AİDS hastalığıyla ilgili tüberkülozlarda çok kez alt lobda kavern olmayan infiltrasyon, hiler adenopati ve plörezi vardır. AİDS'de izlenen tüberküloz genellikle endojen bir reaktivasyon sonucu husule gelir.

Alt lobların bazal segmentlerinde reenfeksiyon tüberkülozu daha çok diabetiklerde, kadınlarda ve zencilerde görülür. Akciğer radyografisinde aşağıda yazılı değişikliklerin görülmesi reenfeksiyon tüberküloz tanısına yararlı önemli bulgulardır:

1. Üst loblarda görülen lezyonlar
2. İntizamsız veya nodüler lezyonlar
3. Kavern veya kavernlerin bulunması (bu değişiklikler abse, kanser ve diğer hastalıklarda da bulunabilir)
4. Kalsifıkasyon bulunması
5. Bilateral lezyonlar, özellikle üst akciğer bölgelerinde bulunanlar
6. Lezyonun birkaç hafta sonra çekilen filimde sebat etmesi. Pnömoni ve diğer akciğer infeksiyonlarında radyografık görünüm değişir. Ancak kısa sürede iyileşen veya kötüleşen akciğer tüberkülozları bu konuda aldatıcı olabilir.

Reenfeksiyon tüberkülozunun radyolojik görünümü tanı bakımından çok önemli olmasına raÄŸmen bakteriyolojik ve diÄŸer incelemelerle teÅŸhisi doÄŸ-rulanmalıdır. Bakteriel pnömoni, viral pnömoni, pulmoner fıbroz, bronÅŸektazi, bronÅŸ kanseri, trombo-emboli, silikosis, sarkoidosis ve histoplasmosis gibi has­talıkların radyolojik görünümü tüberküloza benzeyebilir. Bu hastalıkları ayırıcı tanıda göz önünde bulundurmalıdır.

Laboratuar

Balgamın incelenmesi

Kesin tüberküloz tanısı için balgamda veya diÄŸer materyelde tüberkü­loz basilini bulmak gerekir. Direkt incelemede basil az ise görülmeyebilir, kültür yapılarak basil üretilir. Direkt incelemede basil pozitif ise de kültür yapılmalıdır. Böylece hem teÅŸhis kesinleÅŸir, hemde kültürde üretilen basillerin antitüberküloz ilaçlara duyarlığı veya direnci araÅŸtırılır. İlaç direnci giderek artmakta ve bazı ülkelerde %30-50'ye kadar yükselmektedir.

Tüberküloz etkeni "mikobakterium tüberkülosis" in aside dirençli olması tanınmasını kolaylaştırır. Tüberküloz basili boyanmasında en çok Ziehl-Neelsen metodundan yararlanılır.

Tedaviye başlamadan önce en az üç sabah balgam incelenmeye gönderilmelidir. Sabah ilk çıkan balgamlar basil bulunması bakımından daha elverişlidir. Ziehl-Neelsen boyaması için hastadan alınan yeterli balgam ve diğer incelenecek materyel bir lama iyice yayıldıktan sonra, üzerine bolca karbon-füksin konur ve duman çıkacak şekilde 3 dakika ısıtılır. Bundan sonra su ile yıkanır ve asit-alkol karışımı ile kırmızı renk gelmeyinceye kadar yıkanır. 30 saniye metilen mavisine veya brillant green boyasına maruz bırakılır. Tekrar yıkanır ve kurutulur. Mikroskopta basil görülmesi pozitif, görülmemesi negatif olarak yorumlanır. Negatif diyebilmek için her lam en az 5 dakika, tercihan 10-15 dakika incelenmelidir.

Direkt usulle basil bulunmazsa homojenizasyonla basillerin içinde veya arasında bulunduğu materyelin hacmi azaltılarak görme şansı arttırılır. Bundan başka her balgamın tüberküloz basili bakımından kültürü yapılmalıdır. Kültür 3 amaçla yapılır:

1. Az miktarda bulunan ve bu nedenle direkt ve homojenizasyonla bulunamayan basillerin çoğalarak görülme şansı artar.
2. Mikobakterium tüberkülozdan başka diğer mikobakterilerin tanınması sağlanır.
3. Besi yerinde üretilen basillerin ilaçlara duyarlığı ve direnci araştırılır.
Koch basili üretilmesi için en çok kullanılan besi yeri Löwenstein-Jensen kültürüdür. îçinde bol yumurta ve patates vardır. Basillerin üremesi yavaştır, 2-8 hafta (ortalama 6 hafta) gerekir.
Hasta yeterli balgam çıkaramıyorsa hipertonik tuzlu su inhalasyonu veya ultrason aerosol gereçlerinden oluşturulan su damlacıklarının inhalasyonuyla balgam söktürülür.

Mide suyunun aspirasyonu Balgam çıkaramayan hastalarda basil incelenmesi için diğer bir yöntemdir. Hastanede uygulanır. Bunun için hasta sabah kalkmadan önce midesine bir sonda sokularak gece mideye toplanmış bronş materyeli aspire edilir ve kültüre ekilir. Balgam çıkaramayan hastalarda önemli bir yöntem bronkoskopla alınan lavaj veya biyopsi materyelinin bakteriyolojik ve sitolojik incelenmesidir.

Akciğer dışında bir organda tüberküloz kuşkusu varsa örneğin plevra sıvısı, serebrospinal sıvı, idrarda veya eklem sıvısında tüberküloz basili araştırılır. Gerektiğinde perifer lenf adenopati (örneğin servikal lenf bezi), akciğer, plevra, karaciğer ve kemik iliği biyopsilerinin histo-patolojik incelenmesi birbirine benzeyen klinik ve radyolojik bulguları olan tüberküloz ve kanser gibi hastalıkların kesin tanısına yararlı olur. Bu biyopsilerde ilaç duyarlılığının bilinmesi için Koch basili kültür incelenmesini ihmal etmemelidir.


Not: "Akciğer Tüberkülozu" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Akciğer Tüberkülozu" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Kötü Kolesterol   Saman Nezlesinden Korunmanın Yolları   Böbrek Hastalığı   Böbrek Kanserinde Tedavi   Böbrek Nakli   DiyafraÄŸma Evantrasyonu   Sarkoidoz Nedir?   Omuz AÄŸrıları Egzersizler   En Yakın Hastane   Dalak   Sep Duyusal Uyandırılmış Potansiyeller   Kısırlık   Erkek EÅŸcinselliÄŸi   Menisküs Tamiri   Çocuklarda Altına Kaçırma   Kızıl Hastalığı   SertleÅŸme BozukluÄŸu   Diz Protezinde Ameliyatsız Tedavi   Siyatik   Alzheimer   Blumia Nevroza Kilo Alma Verme   Bebek İsimleri   Tuzak Nöropati   Ödem Nedir?   Sessiz İskemi Kalp Krizi   Akut BronÅŸit Obstrüktif AkciÄŸer Hastalıkları   Leke Tedavileri   Akut Lenfositik Lösemiden Korunma   Diyabet (Åžeker Hastalığı) Ve DiÅŸ Tedavisi   Omurga Yapısı Kemik Anatomisi   Anal Kaşıntı   Åžarbon Siyah Yara   Yüz Germe   Hipertiroidi   Crataegus   Internal Podalik Versiyon   Hepatit C Nasıl Bulaşır?   Vitiligo Hastalığı Nedir?   Dermatitis Nedir?   Kardiak Arrest   Septum Deviasyonunun Belirtileri Olur Mu?   Çocuklarda Kabızlık Altına Kaçırma   Tansiyon Aletleri Özellikleri   YetiÅŸkinlerde Ortakulak İltihabı   Alerji Hastalığı İle İlgili Tıp Terimleri   Boyun AÄŸrısı Nedir?   Biyonik Kulak   Piyelonefrit Nedir   Mide Rahatsızlıkları Nelerdir?   TaÅŸ Hastalığı   Allerjik Nezle Nasıl GeliÅŸir?   Kirpik Kaynağı Kirpik Dökülmesi   Kornea   Tularemi Nasıl Tedavi Edilir?   Cushing Sendromu Cushing Hastalığı   Altçene KemiÄŸi   Tethered Cord Sendromu   Hipertrofik Nedbe Keloid   Metabolizmayı Özellikle Güçlendiren Yiyecekler Var Mı?   Gastrointestinal Alerjilerin Belirtileri Nelerdir?   Gaz Zehirlenmesi Hava KirliliÄŸi   Nabız Tansiyon Nedir İnsanda Nabız   İntestinal Atreziler   Omuz AÄŸrısının Sebepleri   YenidoÄŸan Sarılığı   PiÅŸik Ve Tedavisi   Antraks Nasıl GeliÅŸir?   Saç Kıran - Saçkıran   Lumbar Disk Herniasyonu Bel Fıtığı   Hepatit C Ve Testler   Oksijen YetersizliÄŸi   Koroner Anjiyografi Nedir?   Dorsal Rizotomi   Kuru Öksürük   İktidarsızlık   Bel Kayması   Ülseroza   Kulak Ameliyatı Nedir?   Kistik Fibroz Neden İleri Gelmektedir?   Yukarı bakan köpek duruÅŸu   Yanlış Beslenme Nedir?   Barsak Damarlarının Tıkanıklığı   Boyun AÄŸrılarının Tedavisi   Ülseratif Kolit Hastalığı Nedir?   Kalın Bağırsak Hastalıkları   BronÅŸiyal Astım Nedir?   Meme Filmi Röntgeni Mammografi   Emg Elektromiyografi   Rahim Dışı Gebelik Sonlanması   Sakız ÇiÄŸnemek Çürüğü Önler Mi?   Beriberi Hastalığı Tedavisi   Ergen Psikiyatrisi   Menopoz Ve Cinsellik   Alerjik Rinit   Karın Hastalığı   Sindirim yolu ile zehirlenmeler   Kabızlık Artrite Tesir Eder Mi?   Ülseratif Kolit İltihabi Barsak Hastalığı   Hamilelikte Vucut Gebelikte Vucut Bakimi   İşitme Kayıpları   Sinüzit Tedavisi   Saç Dökülmesi   Ürtikerin Tedavisi Nasıl Yapılır?   Deri Alerjisi Sebepleri   Tetanos Nasıl Meydana Gelir?   CiÄŸerlerin Fonksiyonu Nedir?   Azı DiÅŸleri   Beyin Anjiyografisi   Bebeklerde PiÅŸik   Kron İk Venöz Yetmezlik   Hasta Çocuk Bakımı Beslenme   Timpanoplasti   Astım Nasıl Tedavi Edilir?   Envazyon Nedir?   5 Aylık BebeÄŸin Beslenmesi   Kalın Bağırsak İltihabı Nedir?   Beyin kanamasına baÄŸlı baÅŸ aÄŸrıları   Karpal Tünel Sendromu Kts   Abdominoplasti Karın Germe Ameliyatı   Pembe Noktalar Neyi İfade Eder?   Böcek Allerjisi Nedir?   Kulak Çınlaması   AkciÄŸer Röntgeni Hangi Durumlarda Çektirilmelidir?   Epidual İle DoÄŸum AÄŸrısız DoÄŸum   Siyatik Lumbago ve Tedavisi   Bağışıklık Aşıları   Safra KoliÄŸi   Epilepsi (sara)   Safra Taşının Tanısı   Siyatik Hastalığı Siyatalji   Arı Sokması   Ultrasonografi   Meme DikleÅŸtirme Nedir?   Kırık Çıkık Tedavisi   Panik Tedavisi   Akut Sinüzit Sinüzit Belirtileri   Alkolün Etkileri Kalp ve Damar'a Zararları   Çocuklarda Öksürük   Mide Kanaması   Ekopraksi Nedir?   DiÄŸer Nadir Tümörler   Uçuk ve AFT Hastalığı Tedavisi   Çocuklarda Beyin Kanaması   Zona KurdeÅŸen   Gebelik Ve Cinsellik   Kansızlık Anemi Nedenleri   Miad Gun Gecmesi Surmaturasyon Nedir   Çocuklarda Zatürre   Genel EndiÅŸe Hali - Anksiyete ÖlçeÄŸi   Alerji Hastaları İçin Tedavi Önerileri, Alerji Nasıl Engellenir?   Hamilelikte Beslenme   Hangi Anneler Bebek Emziremez?   Ekg Nedir?   Yumurtalık Kanseri   Kürtajın Riskleri   Rinoplasti   Kanser Tedavileri   Sünnet Derisi Darlığı   Behçet Hastalığı Tedavisi   Farenjit BoÄŸaz AÄŸrısı   Alkol Madde Kullanım Bozuklukları   Trafik Kazalarında İlkyardım   Cinsel Estetik   Kordonda Tek Atardamar Bulunması   Çıkıkların Tedavisi   Saman Nezlesi   Kansızlık İçin Beslenme Önerileri   AİDS Taşıyıcıları ve AİDS Hastaları ile YaÅŸam   Ankilozan spondilit ve Artrit hastalığı   Tansiyon Nasıl Ölçülür   KonuÅŸma BozukluÄŸu   Vaskülit Nedir?   Bebeklerde Salgın İshal Nedir?   Aids Klinik Belirtiler Enfeksiyonlar   Revaskülarizasyon Ameliyatları   Boyun Tutulması   Endüstri BronÅŸiti   Fibromiyalji Boyun Fıtığı   Echo Virüsü Ciddi Bir Hastalık Mıdır?   Gebelikte Guatr