Aids Tablosu Kaposi Sarkomu - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Aids Tablosu Kaposi Sarkomu

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:

Aids Tablosu

Kaposi sarkomu nedir?


Deri kanserini andıran bir kanser türüdür. Ger­Ã§ekte deri altındaki kılcal damarların deforme olması sonucu kahverengi-mor alanlar oluÅŸa­rak bu görünümü kazanırlar. Bunları küçük ka­namaların meydana getireceÄŸi morluklarla ka­rıştırmamak gerekir. Kaposi sarkomu tek bir yerde belirebilir veya bütün deriyi, ağız muko­zasını, sindirim organlarından genital (cinsel) organlara kadar heryeri kapsayacak ÅŸekilde yayılma gösterebilir, (disseminasyon)

AİDS tablosunda hangi nörolojik ve psikolojik belirtiler görülür?

Bu durum beyin hücrelerinin AİDS virüsleri ta­rafından ne ölçüde tutulduÄŸu ve zarara uÄŸratıl­dığı ile iliÅŸkilidir. AİDS hastalarının bir kısmının görme ile ilgili ÅŸikayetleri vardır; görme yete­neÄŸini kaybedenler olabilmektedir içlerinde. Kontsantrasyon bozukluÄŸu, dikkat dağınıklığı, aÄŸrılar ve uyum bozukluÄŸu da yakınmalar ara­sındadır.

AİDS'Ii bir kişi ne kadar yaşayabilir?

Kesin bir süreden söz edilemez. Hastalık bü­tün belirtileriyle ortaya çıktıktan sonra yaÅŸam süresi hastalığın gidiÅŸine, ortaya çıkan enfek­siyonlarla mücadeleye baÄŸlıdır. Pek çok AİDS hastası üç ila beÅŸ yıl içinde fırsatçı enfeksi­yonlar nedeniyle yaÅŸamını yitirmektedirler.

AİDS hastaları sürekli hastanede mi kalmalıdırlar?

Hayır. Hastalar ancak tanı için, ya da durum­ları yoÄŸun bakım gerektirecek ölçüde ağırlaÅŸtığında hastanede yatarlar.

AİDS hastası evde bakılabilir mi?

Evet. Hastanın durumu ağırlaÅŸmadığı sürece onu alıştığı çevreden ayırmamak gerekir. Ba­kımlarını üstlenecek akraba ya da arkadaÅŸları yoksa dış yardımlarla bakımları evde sürdürül­melidir.

AİDS hastalığını iyileştirmek için bir yol yok mudur?

Bugün için hayır. Dünyadaki pek çok laboratu­ar, firmalar, enstitüler bu konuda araÅŸtırmalar yapmaktadırlar. Yine pek çok ilaç kötü durum­daki hastalar üzerinde denenmiÅŸtir. Az sayıda ilacın immün sistemi güçlendirici, hastanın ge­nel durumunu kısmi olarak düzeltici etkisi gö­rülmüştür. Ama henüz AİDS hastasının vücut savunma gücünü sürekli olarak düzelten, saÄŸ­lıklı haline geri döndürebilen bir ilaç veya te­davi yöntemi bulunamamıştır.

İyileştirme için denenen yöntemler nelerdir?

En ümit verici tedavi Azidotimidin "AZT" ile el­de edilen baÅŸarılardır. Bazı durumlarda Interferon ile de baÅŸarılı sonuçlar elde edilmesine karşın ilacın hastalığa etki mekanizması tam olarak aydınlatılamamıştır.

Tedavide karşılaşılan sorunlar neler­dir?

Çok ÅŸey vadeden ilaçları yeterince kullanıma sokamamanın nedenleri bunların büyük mik­tarlarda üretilmelerinin henüz mümkün olma­ması, ya da tedavinin böbrek lere, karaciÄŸere veya kanın akışkanlığına zarar veren ağır yan etkileri nedeniyle kesilmesinin gerekmesidir. Bu arada oldukça az bir dozla aynı tedavi ba­ÅŸarısına ulaşılması mümkün olmuÅŸtur, bu te­davide belirgin ölçüde daha az yan etkiyle kar­ÅŸÄ±laşılmıştır. Bugüne kadar çok ÅŸey vadeden, olabildiÄŸince daha az ağır yan etkiye sahip AZT ve Dideoxycytidin DDC'nin daha geliÅŸtiril­meleri ümit ışığı teÅŸkil edecektir.

AİDS tablosunda tipik olarak karşıla­ÅŸÄ±lan hastalıklardan bazılarının teda­vi olanağı var mıdır?

Evet. AlDS'de rastlanan ağır hastalıklarda da tedavi ile olumlu sonuçlar elde edilebilir. Bura­da doktorun beliren hastalığı ve etkenini kesin olarak belirleyebilmesi önemlidir. ÖrneÄŸin has­ta ağır bir ishal geçirirken etkenin amipler mi, yoksa kryptosporidler mi olduÄŸu ayırdedilerek tedaviye yönelmek önemlidir. DoÄŸru ilacın se­Ã§imi böyle mümkün olur, bu da tedavide baÅŸa­rıyı etkiler.

AlDS'de rastlanan tehlikeli akciÄŸer enfeksiyonundan korunulabilir mi?

Evet. Yeni bir ilaç olan "Pentamidin", savunma sistemi güçsüzleÅŸmiÅŸ kiÅŸilerde bu özel akciÄŸer enfeksiyonunu önlemede önemli bir ilaçtır. İlaç inhalasyon yoluyla kullanılır ve bir ÅŸekliyle ev­de de uygulanabilir. Sistemli doktor kontrolü yine de zorunludur.

Kaposi sarkomu tedavisi için ne ya­pılabilmektedir?

Kaposi sarkomu, kanserli nodüller, kanser le­keleri laser kullanımı ve çeÅŸitli ilaçlarla iyileÅŸtirilebilmektedir. AİDS hastaları bu oluÅŸumları daha çok elde veya yüzde ortaya çıktıklarında farkederler. İri bir bende olduÄŸu gibi estetik nedenle de cerrahi olarak ortadan kaldırılabi­lirler.

AİDS etkenine karşı aşı ne zaman bulunacak?

Bu soruya kimsenin ÅŸimdilik kesin bir yanıt vermesi mümkün deÄŸil. AİDS'e karşı vücudu bağışıklayacak madde pek çok bilimadamınca önemli miktarda paralar harcanarak araÅŸtırıl­maktadır. Dünya SaÄŸlık Örgütü WHO böyle bir madde bulunduÄŸunda derhal uygulamaya ko­nabilmesi için önündeki bürokrasi ve organi­zasyon engellerini bertaraf etme çabasında­dır. Kim, nerede ve ne zaman bu buluÅŸu ger­Ã§ekleÅŸtirecek? Åžimdi yapabileceÄŸimiz yalnızca beklemek ve kendimizi bulaÅŸma tehlikesinden korumaya çalışmak.

Pek çok aşı var. Çağın vebasına kar­ÅŸÄ± aşı üretmek neden bu kadar zor?

Zorluk hastalık etkeninin çok sinsi özellikler ta­ÅŸÄ±masından kaynaklanmaktadır. AİDS virüsü (HIV) dış kabuÄŸunu sık sık deÄŸiÅŸtirmekte, bu kabuÄŸu oluÅŸturan protein yapıtaÅŸlarına tıpkı sürekli renk deÄŸiÅŸtiren bir bukalemun gibi yeni düzenlemeler kazandırmaktadır. Bu özellikleri ile AİDS virüsüne benzemektedir. Elbetteki AİDS virüsü grip virüsüyle kıyaslanamayacak ölçüde tehlikelidir.

AİDS etkenini yakalayacak antikorun onun de­ÄŸiÅŸmez bölgelerini tanıması, böylelikle ona yö­nelebilmesi gerekmektedir. AİDS virüsünün ortak özelliÄŸi olan protein yapıtaşı bulunmadan böyle bir aşı üretmek mümkün olama­maktadır. Bu araÅŸtırmalar çok uzun sürebilir. Bu nedenle bu çalışmalara paralel olarak baÅŸ­ka düşünceler geliÅŸtirilmektedir: Virüsün hüc­relere giriÅŸini önlemek için hücre zarlarındaki delikleri tıkamak amaçlanmaktadır. Böylelikle etkenin üreme olanağı engellenmek istenmek­tedir.

AİDS, veba, kolera veya tüberkülozla kıyaslanabilir mi?

Hayır. AİDS'le kıyaslandığında bu bulaşıcı hastalıklardan güvenli korunma yolları bulun­maktadır. Veba ve tüberküloz mikrobu hava­dan solunum yoluyla da alınabilir. Kimse has­ta bir kiÅŸinin öksürmesini, hapşırmasını ya da yanlızca konuÅŸmasını engelleyemez. Kolera etkeni dışkı ile dışarı atılır. Kötü hijyen ÅŸartla­rında bu etken sulara karışabilir. Kimsenin musluktan akan suda kolera etkeni olup olma­dığını kontrol etme olanağı yoktur. İçme suyu mikroplu olduÄŸunda kiÅŸinin kendisini koleradan koruması olası deÄŸildir. AİDS etkeni tüberküloz ve vebada olduÄŸu gibi damlacık enfeksiyonu ile veya kolerada oldu­ÄŸu gibi içme suyu yoluyla vücuda girmemekte­dir. AİDS virüsü ancak kana karıştığında has­talık etkeni fonksiyonunu kazanır. Bu da ko­runmasız cinsel iliÅŸki, uyuÅŸturucu bağımlıları­nın ortak enjektör kullanımı ve test edilmemiÅŸ kan ürünlerinin kullanımı ile mümkündür. 1985 sonbaharından itibaren bütün konserve kanlar test edildiÄŸinden bu bulaÅŸtırma yolu önlenmiÅŸ­tir. Seksüel yoldan ya da kullanılmış enjektör­ler yoluyla mikrobu almaktan kendimizi koru­malıyız.


Not: "Aids Tablosu Kaposi Sarkomu" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.

"Aids Tablosu Kaposi Sarkomu" Konusuyla Alakalı Diğer Başlıklar

 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Gebelikte Meydana Gelen Kazalar   DiÅŸ Dolgusu   İdrar Kaçırmaya Botox Tedavisi   Bel Agrisi Tanisi ve Teshisi   Kolonoskopi   Romatizmal AteÅŸ Nedir?   Åžizofreni Nedir?   El Terlemesi   Bel AÄŸrısı Niçin önemlidir?   Elektropleksi   Bebek Gobek Kordonu Nedir Dusmesi   Bel Fıtığı TeÅŸhisi   Yapay Solunum Suni Solunum   Anestezi ve Titreme   Sperm testi nasıl yapılır?   Erkeklerde Meme Kanseri   Mide Asidindeki Yükselmeye Karşı İlaçlar   Din ve DiÅŸ Tedavisi   KaÅŸ Kaldırma EstetiÄŸi Nedir?   Alerjilerin Mevsimi Var Mıdır?   Kistik Fibrozun Tedavisi Nedir?   Kistik Fibroz   Mikrodermabrasyon   Sempatektomi   Kas Hastalıkları   Göbek Fıtığı Nedir?   Romatizma   Dalak Absesi   Pontoserebellar Köşe Tümörleri   AkciÄŸer Kanseri ve Sigara Kullanimi   Erken BoÅŸalmada Tedavisi   Hipofizer Cücelik Büyüme Hormonu EksikliÄŸine BaÄŸlı Boy Kısalığı   Sonomamografi   Normal Prostat Büyümesi   Hepatit C   Lateral Epikondilit (Tenisçi DirseÄŸi)   Yarım İnme İnme Tedavisi   Testis Torsiyonu Vajinal Tunika   AkciÄŸer Apsesi   Gırtlak Kanseri Belirtileri   Çocuk Hastalıkları Hakkında Bilgiler   Omurga Hastalıkları Cerrahisi   Prolaktinoma   Osteoporoz Nedir?   Aids Hastaligi Epidemiyoloji Nedir   Aids BulaÅŸma Yolları   İlâç Alerjileri Nasıl Tedavi Edilir?   Derin Beyin Stimülasyonu   Burun Kanaması Tedavisi   Koroner Anjioplasti   Dermatitis Nedir?   Çocukların Tik Sorunu   Estetik Burun Ameliyatı Septum Deviasyonu   Anal Kaşıntı   Dengesiz Beslenmenin   Hamilelikte Bel Agrisi Gebelikte Bas Agrisi   Haemophilus influenzae tip b   Ülserle İlgili Merak Ettikleriniz   Çocuklarda Anjin   Emülgatör Nedir?   Kafa Kaidesi Tümörleri   Pamukçuk Hastalığı Önlenebilir Mi?   Devic Hastalığı   Alzheimer Hastalığı Bunama   Öfke Yönetimi   GeliÅŸim Anomolileri   Beriberi Hastalığı Tedavisi   AkciÄŸer Cerrahisi   Bebek Bakımı   Åžeker Hastalığı Diabetes Mellitus Belirtisi   Silikoz Önlenebilir Mi?   Pamukçuk Hastalığı Nedir?   Horlama   Cinsel Dürtünün Az Olma Nedenleri   Akupunkturda Kulağın Önemi   Lenf Kanseri Belirtileri   Kasık Fıtığı   Pankreas Başı Kanseri   Diabet Ve Göz   Sigil Nedir?   Hepatit C Nasıl Bulaşır?   Adale Romatizması Belirtileri   Temriye   Enfeksiyondan İleri Gelen Akıl Semptomları   Dismenore Sancılı Adet   KiÅŸilik Bölünmesi   Beyin Kanaması Nedenleri   Varikosel Nedir?   Kalp Kapağı Ameliyatı   Hirschsprung Hastalığı Nasıl TeÅŸhis Edilir?   DiÅŸ EstetiÄŸi Tedavisi   Orgazma UlaÅŸamamanın Nedenleri   Epididimit EpididimiorÅŸit   Orgazm Sorunları   DiÅŸ Taşı (Tartar Nedir), DiÅŸ Taşı TemizliÄŸi   Paget Hastalığı Kemikte Osteitis Deformans   AkciÄŸer Amibiasis AkciÄŸer Askariasis   Guatr Kanseri   All Çocukluk Dönemi Lösemisi Nedenleri   Küme BaÅŸ AÄŸrısı   Diabetik Retinopati Nedir?   Böbrek Kanserinde Kemoterapi   Kızamıkcık   Pamukçuk   GebeliÄŸi Önleyici Yöntemler   Travmatik Stres BozukluÄŸu   Böbrek YetmezliÄŸi Nedir?   Akne İzi Akne Tedavisi Akne İlaçları   Alerjiler Öldürücü Olur Mu?   Artrit İlaç Tedavisi   Gırtlak Kanseri Nedir   Meningioma   BronÅŸektazi BronÅŸ GeniÅŸlemesi   Bebeklerde Yemek Seçme   Disosiyatif Bozukluk Depersonalizasyon   Botoksla Migren Tedavisi Botoksla BaÅŸaÄŸrısı Tedavisi   İntensiyonel Tremor   Kolitist   Egzistansiyel (varoluşçu) Psikiyatri   Kanser Tedavileri   Makat Kanamaları   Veba Ciddi Bir Hastalık Mıdır?   AÄŸrısız doÄŸum nasıl olur?   Çıkıklar   Deri Alerjisi ve Egzama Hastalığı   Lucey Driscoll Sendromu   Histoplasmosis Nokardiosis Nedir?   Tetanos Nedir?   Akupunktur Ve Zayıflama   BronÅŸektazi Ameliyatı ve Tedavisi   Elektif Dilsizlik Nedir?   Pankreas Nakli   Stroke   Gebelikte Plasenta Nedir Hamilelikte   YaÅŸa BaÄŸlı Makula Dejeneresansı   Mandibula KemiÄŸi Nedir?   Ayak AÄŸrıları   Çay ve Kahvenin Zararları   Priapizm Penisin Uzun Süre Sert Kalması   Fasial Paraliz Yüz Felci Yüzfelci   Cinsel Estetik Nedir?   Klamidya Hastalığı   Kalp Krizi Nedir?   Anomalili Kusurlu Bebekler   Uyku Hastalığı   Skar El Yanığı Yüz Yanığı   Astımatik Krizler Anî Gelir Mi?   Bebeklerde İshal Nasıl TeÅŸhis Edilir?   Mukoza-altı Ameliyatı Hangi YaÅŸta Yapılmalıdır?   Bağışıklık Sistemi Diyeti   DiÅŸ Apsesi   Karın Hastalığı Nedir?   Aşıların saklanması ve soÄŸuk zincir nedir?   Mikrobiyal Dental Plak   ÅžiÅŸmanlık Fobisi   Kızamık   HaÅŸimato Hasimato Hastalığı   Sezaryen Operasyonu   Uyku Bozuklukları Tedavisi   Yumurtalık Kanserleri   Altçene KemiÄŸi   Kürtajın Riskleri   Erken Menopoz   EndiÅŸenin (Anksiyete) DoÄŸal Tedavisi   Panik Bozukluk   Yanık ve Yanık Tedavisi   Kor Pulmonale Solunum YetersizliÄŸi   Dogumda Kardinal Hareketler   Kalça Çıkığı Tanısı   Topuk Dikeni   Febril Konvülsiyon   Hamilelikte Kasinti Gebelikte Akinti Gelmesi   Somatizasyon Nedir?   Dudak EstetiÄŸi Nedir?   Saç GençleÅŸtirme   Lösemi   Gebelikde Epilepsi Sara Hastalığı   Piriformis Kasına BaÄŸlı Bel AÄŸrıları   Klasik Migren Migren AÄŸrıları Belirtileri   Glomerünolefritin Nedenleri