Aids Bulaşma Yolları - Sağlık Kataloğu
Türkiye'nin En Büyük ve Bir Numaralı Sağlık Adresi

Aids Bulaşma Yolları

Sayfa Sonu

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:
Aids Bulaşma Yolları AIDS, ölümle sonuçlanan mikrobik bir hastalıktır. Bu mikrop bulaştıktan sonra, bağışıklık sistemini bozarak, insanın birçok hastalığa karşı kendini koruyamamasına sebep olur. Ancak, hastalık belirtileri hemen ortaya çıkmaz. Zamanla vücudun savunma sistemi yavaş yavaş ortadan kalkar ve ortalama 10 yıl sonra , çeşitli hastalık belirtileri görülmeye başlar. AIDS hastalığı ortaya çıksın, çıkmasın, mikrobu taşıyan kişiler başkalarına bulaştırabilirler.

Bir insanda AIDS mikrobu olduğunu belli edecek net bir işaret yoktur. Kişinin kendi kendine tanı koyması mümkün değildir. Kesin tanı ancak kan muayenesi ile konulur. AIDS'in kesin tedavisi yoktur ve henüz koruyucu bir aşı bulunamamıştır. Mikrop, kişiden kişiye 3 yol ile geçebilmektedir: cinsel ilişki yoluyla, kan yoluyla ve anneden bebeğine.

AIDS'ten korunmak için şu önlemler alınmalıdır:
*Mikrobu taşıyıp, taşımadığı bilinmeyen kişi ile girilen cinsel ilişkilerde kondom kullanılmalıdır.

Kontrol edilmemiş kan ve kan ürünleri kesinlikle kullanılmamalıdır. Şırınga, iğne, jilet gibi her türlü delici ve kesici alet, başkaları ile paylaşılmamalıdır.
*Çiftler evlilik ve hamilelik öncesinde AIDS testi yaptırmalıdır.

AIDS mikrobu vücut dışında yaşayamayan çok dayanıksız bir virüstür ve dış ortamda kısa sürede ölür. Bu yüzden el sıkışma, sarılma, dokunma, aynı tabaktan yemek yeme ile, tuvalet ve banyolardan geçme tehlikesi yoktur. Bu nedenle AIDS'e yakalananları gereksiz yere dışlamayınız, onlara destek olunuz.

Daha fazla bilgi edinmek için sağlık kuruluşlarına başvurunuz.

2. CİNSEL İLİŞKİ İLE BULAŞMA HAKKINDA BİLGİ

AIDS insandan insana en fazla kadın-erkek arasındaki cinsel ilişki yoluyla bulaşmaktadır. Bunun yanısıra, iki erkek arasındaki eşcinsel ilişkiler de AIDS'in bulaşması açısından önemli yollardandır. Cinsel ilişki sırasında kadın ve erkek cinsel organlarındaki, makattaki zedelenmeler mikrobun sağlam kişinin vücuduna girmesine yol açar. Cinsel organlarda herhangi bir hasar olmaksızın da geçiş olabilir. Cinsel ilişki sayısı ile bulaşma riski artmaktadır. Bununla birlikte tek bir cinsel ilişkiyle de bulaşma olabilmektedir.

Cinsel ilişkide, kadın cinsel organının daha geniş bir doku yüzeyine sahip olmaları ve ilaveten meninin daha yüksek yoğunlukta mikrop içermesine bağlı olarak, kadınlar daha fazla risk altındadırlar. Sosyal yönden riskli davranışlar; birden fazla kişi ile korunmasız cinsel ilişkide bulunmak, eşcinsellik, hayatını fuhuşla kazanan kişilerle korunmasız cinsel ilişkiye girmek olarak sıralanabilir.

Günümüzde AIDS'in dünyadaki yayılımında bir numaralı bulaşma yolu cinsel ilişkidir. Aynı şekilde ülkemizde de AIDS vaka ve taşıyıcılarının büyük bir çoğunluğunda mikrobun cinsel ilişki yoluyla bulaştığı kesin olarak belirlenmiştir. Bu yolla bulaşmanın engellenmesinde tek çözüm; herkesin "Güvenli Cinsel Davranışlar"ı benimsemesidir. Bunun için her iki eş karşılıklı tek eşlilik davranışı içerisinde olmalıdır. Bunun yanında cinsel ilişki ile bulaşmanın önlenmesinde bugün için bilinen yolun, ilişkilerde kondom kullanılması olduğu daima akılda tutulmalıdır. Kucaklama, okşama, sarılma, zedeleyici olmayan öpüşmeler ile AIDS bulaşmaz.

UNUTMAYINIZ!

AIDS'ten korunmanın en güvenli yolu tek eşliliktir.

İnsanların dış görünüşlerinden HIV ile enfekte olup olmadıklarını anlayamazsınız. Güvenli bir cinsel ilişki için kondom kullanınız.

3. KAN YOLUYLA BULAŞMA HAKKINDA BİLGİ

Mikrobu almış kişiden alınan; kan, kan ürünleri, organ, doku ve spermin başkasına verilmesiyle virüs bulaşabilir. Buna bağlı olarak, kan nakline yoğun olarak ihtiyaç gösteren kişiler normal nüfusa kıyasla daha fazla risk altında kabul edilirler.

Kan yoluyla bulaşmanın diğer bir biçimi de, sterilize edilmemiş yani mikroptan arındırılmamış, iğne, enjektör, makas, jilet gibi diğer delici-kesici aletlerin kullanılması ile olan bulaşmalardır. Damardan uyuşturucu kullananlar kendi aralarında ortak iğne, enjektör kullanmalarına bağlı olarak, en fazla risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır.

Kan yoluyla bulaşmanın önlenmesi için, öncelikle tüm kan ve kan ürünleri ile organ, doku, sperm vs. veren kişilerin uygun testlerle taranması gerekir. Mikropla bulaşmış veya kontrolü yapılmamış kan ve kan ürünleri hiçbir şekilde kullanılmaz. Bu tedbirler hükümet tarafından alınmıştır.

Bugün için dünyada ve ülkemizde kan ve kan ürünleri nakli yoluyla olan bulaşmalar düzenli tarama çalışmaları neticesinde büyük ölçüde kontrol altına alınmış durumdadır.Kan ve kan ürünlerinin kontrolü ve tek kullanımlık enjektör uygulamasının yaygınlaştırılması ile yıllar içinde bu yolla olan bulaşmalar giderek azalmıştır.

Ancak kan yolu ile bulaşmanın tamamen önlenebilmesi için, mikrop taşıyan iğne, şırınga ve kesici aletlerle bulaşmaların da önlenmesi gerekir. Uyuşturucu bağımlılığı olan ve ortak enjektör kullanımı nedeniyle mikrobu alan kişiler ise hem Avrupa ülkelerinde hem de ülkemizde artmaktadır.

Tıbbi uygulamalarda tek kullanımlık iğne, şırınga ve malzeme kullanılmalı ya da bunlar sterilize veya dezenfekte edilmeden kullanılmamalıdır. Kişiler AIDS'ten korunmak için ortak jilet kullanımından kaçınmalı, makas, kesici delici tırnak bakım malzemelerinin steril olduğundan emin olmadan kullanılmalarına izin vermemelidirler. Bu aletlerin 20 dakika kaynatılması veya çamaşır suyunda bekletilmeleri ile AIDS mikrobunun etkisiz hale getirilmesi kolayca mümkün olabilmektedir.

4. ANNEDEN BEBEĞE BULAŞMA HAKKINDA BİLGİ

Mikrobu almış olan anne, bebeğine bulaştırabilir. AIDS mikrobu, hamilelik esnasında, doğum sırasında veya anne sütü ile bebeğe geçebilir. Anneden bebeğe bulaşma oranı kesin olarak bilinmemekte, % 30 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Annneden bebeğine bulaşmayı en erken devrede tanımlamak ve gerekli önlemleri alabilmek için gebelik öncesi AIDS tarama testleri yaptırılmalıdır.

Mikrobu aldığı bilinen kadın için önerilebilecek tek yol hamilelikten kaçınmaktır. Çünkü doğacak bebeğin AIDS'e yakalanma olasılığının yanısıra , öksüz ve yetim kalma olasılığı da gözönüne alınmalıdır. Gebelik oluştuktan sonra nihai karar aileye ait olmak üzere gebelik sonlandırılabilir.

Son yıllarda ülkemizde de AIDS'li bebek doğumlarında artış olmuştur. Bugüne kadar annesinden AIDS mikrobu alan 6 bebek bildirilmiştir.

5.AIDS TANISI VE TESTLER HAKKINDA BİLGİ

AIDS'in kesin tanısı laboratuvar tetkikleri ile konulur. En fazla kullanılan tanı yöntemi; tarama testleri ile kanda antikor tayinidir. Antikor, mikroba karşı vücudun geliştirdiği maddelere denilir ve bunlar mikrop girdikten ortalama 3 ay sonra oluşurlar. Bu süre 6 haftadan 1 yıla kadar değişebilmektedir. Dolayısı ile maruziyetten hemen sonra yapılan testler doğru sonuç vermeyebilir. Bu nedenle riskli davranışta bulunan kişinin durumu en erken 3 ay sonra belli olabilir.

İlk tarama testleri ile pozitif bulunan tüm örnekler mutlaka daha ileri teknik gerektiren doğrulama testi ile incelenir. Çünkü başka nedenlere bağlı olarak hatalı pozitiflik görülebilmektedir. Doğrulama testi ile tekrar pozitif bulunan kişi AIDS mikrobu ile karşılaşmış demektir.

Tarama testleri devlet hastanelerinde, halk sağlığı laboratuvarlarında, özel hastane ve laboratuvarlarda, kızılay kan merkezlerinde, üniversite hastanelerinde yapılmakta olan kolay ve ucuz testlerdir.

Test başvurusunda adınızı kodlayarak verebilir, kimliğinizi saklayabilirsiniz. Yasal olarak, kimlik bilgileriniz bilinse bile sağlık kuruluşunda gizli tutulmak zorundadır ve izniniz dışında açıklanamaz.
Mikrobu aldığınızdan herhangi bir şüpheniz varsa, hem bir an önce gerekli tıbbi yardımı almak, hem de sevdiklerinizi korumak için test yaptırınız.
6. AIDS TEDAVİSİ VE RUHSAL DESTEK HAKKINDA BİLGİ

AIDS tedavisinde iki yaklaşım vardır. Birincisi AIDS mikrobunun kendisine yönelik yaklaşımlar, ikincisi AIDS'e bağlı olarak ortaya çıkan hastalıkların tedavisi.

AIDS mikrobuna karşı bugüne kadar kesin etkili bir yöntem bulunamamıştır. Ancak, son yıllarda kaydedilen gelişmeler umut vermektedir. Hastalığın mümkün olduğunca erken tanımlanması ve sonra birden fazla ilacın birarada kullanıldığı tedavi şemaları ile hastalık belirtilerinin ortaya çıkışı geciktirilebilmekte ve hastanın yaşam süresi uzatılabilmektedir. Bunlar hatalı kullanıldıklarında zehir etkisi olabilecek ilaçlardır ve yalnız hekim kontrolünde kullanılmalıdır.

İkinci yaklaşım ise, AIDS mikrobunun vücudun bağışıklık sistemini hasara uğratması neticesinde ortaya çıkan verem, mantar ve benzeri diğer hastalıkları bilinen yollarla tedavi etmektir. Kişide gelişen hastalık tablosuna göre, antibiyotikler, antifungal ajanlar, radyoterapi, kemoterapi ve cerrahi tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.

Hastanın diğer bir bulaşıcı hastalığı yoksa ve kendi sağlığı gerektirmedikçe, ayrı bölümlerde bulundurulmasına gerek yoktur.

Genel bir kural olarak, hastalığı ne olursa olsun, her hastaya mümkün olduğunca cesaret ve umut vermek gerekir. Buna özellikle ihtiyacı olan AIDS hastaları, doktoruna, yakınlarına ve arkadaşlarına güven duygusunu kaybetmemeli ve olabildiği ölçüde normal yaşantı ve ilişkilerini sürdürmelidirler. AIDS'e yakalananlarda başlangıçta kabullenememe ve isyan duyguları ortaya çıkabilir, bunu yalnızlık, toplum tarafından dışlanma hissi, umutsuzluk ve çaresizlik duyguları izler. Kişi ruhsal olarak çökkünlüğe girebilir. Uykusuzluk, iştah bozukluğu, zayıflama, unutkanlık, çabuk yorulma, halsizlik, umutsuzluk, çaresizlik duyguları ruhsal çöküntü belirtisi olabilir. Bu durum tedavi edilebilir ancak kişi bu duyguları kaderi olarak değerlendirip, yardım istemeyebilir. Oysa, ruhsal destek ve tedaviler, hastanın yaşama daha umutla sarılmasını ve mücadele için kendini daha güçlü hissetmesini sağlayacaktır. AIDS'e yakalananlar çekinmeden psikiyatriste başvurmalı ve duygularını paylaşmalıdırlar. Böylelikle kendisine gerek kendi sağlığını koruması, gerekse başkalarına bulaştırmaması için nasıl davranması gerektiği konusunda da bilgi verilecektir. Gerekiyorsa ailesine de danışmanlık hizmeti sağlanacaktır.

7. AIDS UYUŞTURUCU İLİŞKİSİ HAKKINDA BİLGİ

Uyuşturucu madde bağımlılığı AIDS için çok ciddi bir risk faktörüdür. Damar yolu ile uyuşturucu kullananlarda AIDS'e sık rastlanılmaktadır. Uyuşturucu bağımlıları, damar yolu ile uyuşturucu kullanırken sıklıkla başkası tarafından da kullanılmış, kirli enjektörleri defalarca kullanmaktadırlar. Kirli ve kullanılmış enjektörler AIDS mikrobunun bağımlılar arasında hızla yayılmasına neden olmaktadır. Buna ilaveten uyuşturucu kullananlar arasında kontrolsüz ve korunmasız cinsel ilişkiler yaygın olarak görülmektedir. Bu ilişkiler de AIDS'in yayılımına neden olmaktadır.

Not: "Aids Bulaşma Yolları" konusu ile ilgili okuduğunuz yazı tamamen bilgi amaçlıdır. Tıbbi tedavi yerine kullanılmamalıdır. Bu nedenle sağlığınızı riske atmayın ve bir doktora danışın.
 
Sayfa Başı
Estetik Göğüs büyütme Göğüs küçültme



Etiketler

Ankilozan Spondilitin Nedenleri   Göğüs Omurları Göğüs Omuru   Beyin Tümörü   Göz AÄŸrısı Nedir?   Arı Sokması   Meme Bakımı ve Emzirme Teknikleri   Gastrointestinal Alerjilerin Belirtileri Nelerdir?   Uçuk   EndiÅŸe (Anksiyete) TeÅŸhisi   Konjektal Cerrahi   Gingivit DiÅŸeti İltihabı   Epidural bölgeye steroid verilmesi   Kafa Travması   Obezite Cerrahisi   AİDS Virüsü BulaÅŸtığında Yapılacaklar   Gastrit Tedavisi Nedir?   Ağız Kanseri Tedavisi   Bel SoÄŸukluÄŸu Tanısı Nasıl Koyulur?   YaÄŸ Embolisi Sendromu   BronÅŸektazi   Kaşıntı   Gut hastaları için beslenme   Gırtlak Stridoru İlk Nasıl Görülür?   Orgazm Bozuklukları   Sindirim yolu ile zehirlenmeler   YaÅŸlılarda Kırık Tedavisi   Epilepsi Sara Hastalığı   Horlama Tedavisi Fiyatı   Yılan Sokması   Beyin Tümörü Nedir?   Osteoartrit ve Romatizma AÄŸrıları   Yürüme Analizi   Selülitten kurtulmanın yolları   Akut Sinüzit Sinüzit Belirtileri   Nabız Sayma Nabız Alma Tansiyon   Otoloji   Seker Hastalığı Ve Göz   Ambliyopi - Göz TembelliÄŸi   Atopik Egzama   Thermal Welding   Estetik Cerrahi   Bebeklerde Yemek Seçme   AkciÄŸer Hastalıkları ve Belirtileri Hırıltılı Solunum   Burun Kırılması   Hamilelikte Çocuk Emzirme   DiÅŸ Granülomu   Böbrek Kanseri   Ultrasonografi   Yüz Nevraljisi Trigeminal Nevraljisi   Hamilelikte Beyin Kanaması   Ankilozan Spondilit   DiÅŸ Beyazlatma Tedavisi   Sinüzit TeÅŸhisi Nasıl Yapılır?   Status Astmatikus Belirtileri Tedavisi   Ülser Delinmesi ve Tedavisi   Bağımlılık Tedavisinde Akupunktur   Vitrektomi Retina Hastalıkları   Pineal   Tifo Hastalığına Nasıl Yakalanılır?   Koryoid Pleksus Kisti   İshal Nedir?   Diz AÄŸrısı   BronÅŸial Astma Alerjik Astım   Gut Bir Ailevi Hastalık Olabilir Mi?   ureme-organlari-temizligi.html   Bebekte ÅžiÅŸme Hali   BaÅŸ AÄŸrısı Nedenleri   Tükürük Bezi Tümör Cerrahisi   Çene Kilitlenmesi (Trismus)   İdrar Yolu TaÅŸ Hastalığı Nedir?   İdame Tedavisi Gerektiren Durumlar   Çocuk Kundak Yapılması ÇocuÄŸun Tuzlanması   Ense AÄŸrısı Sebepleri   İntihar GiriÅŸimleri Özkıyım GiriÅŸimi   Kulunç AÄŸrısı Nedir?   Penis EÄŸriliÄŸi Düzeltilir Mi ?   İllizarov Cerrahisi   Bulaşıcı Hastalık Enfeksiyonları   Anne Baba Danışmanlığı   Deri Alerjileri Hangileridir?   Çocuklarda Rota Virüsü   AkciÄŸer Kanserinin GeliÅŸmekte OlduÄŸu Nasıl Anlaşılabilir?   Erkeklerde Meme Büyümelerinin Tedavisi   Osteoporoz Nedir?   Histeroskopi   Alerjik kimselerde Aşılama ve Bağışıklık   Ayak El Tırnak Bakımı   Ekosistem Nedir?   Saplantı Zorlantı   Romatoit Artrit Belirtileri   Dejeneratif Disk Hastalığı   Oküler Protez Göz Protezi   Dölyolu Akıntısı   Anestezide Bulantı ve Kusma   Dandy Walker Sendromu   Aort Darlığı   Bel AÄŸrıları Nasıl oluÅŸur?   Aftlar Ağızdaki Yaralar   Bebek ve Çocuklarda İshal Tedavisi   AkciÄŸer Tümörleri   Katarakt Nedenleri   Gırtlak Kanseri Kimlerde OluÅŸur?   Ergenlik Ve Cinsellik   Stereotaktik Singulotomi   Sperm testi nedir?   Aura Dönemi Belirtileri   DiyafraÄŸma Hernileri, Diafragma Hernisi   Ses Kısıklığı   Mide ve Onikiparmak Bağırsağı Ülseri   Larenks Kanseri Nedir?   Åžeker Hastalığı Tedavisi   Septum Deviasyonu Neden İleri Gelir?   Akne Ergenlik Sivilceleri Tedavisi   Somatizasyon Nedir?   Çocuklarda Aşılar   Prostat Belirtileri   İskemik İnme   Beyin İltihabı Ensefalit   Kalp Anjiyografisi Anjiyografik İşlemler   Peptik Ülser   Gaz Zehirlenmeleri   Hypostatic Zatürree Nedir?   Korku   Hangi Anneler Bebek Emziremez?   Foniatri   İmplant Tedavisi   Kulak EstetiÄŸi   Lenf Kanseri Belirtileri Nelerdir?   AkciÄŸer İnfeksiyonlarında Plevra Sıvısı   Cinsel Taciz   Sıcak Çarpması Tedavisi   Gebelik Süreci Nedir?   Anksiyete Bozuklukları ve Nedenleri   Yeni DoÄŸan Bebeklerde Giyim EÅŸyaları   AkciÄŸer Hastalıklarına BaÄŸlı Göğüs AÄŸrıları   Alıç   Haemophilus influenzae tip b   Bütün AkciÄŸer Tümörleri Kanserli Midir?   Rahim Uterus Anatomisi   Yeni DoÄŸan Sünneti Nedir?   Kas Hastalıkları Tedavisi Myopati   Hamilelikte Kansizlik Gebelikte Anemi   BaÅŸaÄŸrısı Ve Migren   SertleÅŸme Sorunları   Beyin ve Sinir Sistemi Hastalıkları   Boyun AÄŸrısının Nedenleri   Elasyon Nedir?   Göğüs Büyütme   Enürez Nedir?   Dang Hastalığı   Larenks Katı Engeller Tedavisi   Fistül Fissür Tedavisi Anal Fistül Fissür   Az Görme Görmenin Azalması   Åžeker Hastalığı Zararları Kan Damarları   İhtilaç Krizleri ve Tedavisi   Deri Tümörü Malign Melanom   Çocuklarda Alerji   Gözbebekleri İltihabı Nedir?   Hareket Bozuklukları   Romatizma Kemik ve Kaslar   Gaz DeÄŸiÅŸimi AkciÄŸer Fonksiyon Testi   Dil Kanseri   BaÅŸ Dönmesi Bayilma Fenalik   Deli Dana Hastalığı Bovine Spongioforme   Trigeminal Nevralji Tedavisi   Enfeksiyöz Mononükleoz Nedir?   Çocuk Egzaması Siyah Melena Nedir?   Meniere Sendromu   Amfizem Hangi Durumlarda Görülür?   TavÅŸan AteÅŸi   Kuru Öksürük   Arterioskleroz Damar SertliÄŸi   Romatizma Nedir?   YaÅŸlı Kadın Ve Cinsellik   İdrar Tutamamak   Besin Reddi ve Besin Alerjileri   Çocuklarlarda Aort Koarktasyonu   Göz Kapağı Tümörü   Kolesterolu Düşüren Besinler   Lenfoma Belirtileri Nelerdir?